Kal ile Başlayan 7 Harfli Kelimeler
KAL harfleri ile başlayan 7 harfli 35 kelime bulunuyor. Başında KAL olan 7 harfli kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "kal ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde Kal olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
KALIPÇI16,
KALESKA (Kelime Kökeni: Rusça)
- Dört tekerlekli, hafif, bir tür gezinti arabası
KALİNİS (Kelime Kökeni: Rumca)
- Bir tür yağmur kuşu, su tavuğu
KALKMAK
-
Gitmek üzere yerinden ayrılmak
Niye kalktınız, biraz daha otursaydınız.
-
Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak
Annem yerinden kalktı, yanıma geldi, bir kolunu uzatarak omzuna doladı. - Halit Ziya Uşaklıgil
-
Uyanarak yataktan ayrılmak
İstemeye istemeye, altüst olmuş yataktan kalktım. - Ömer Seyfettin
-
Yukarı doğru yükselmek
Terazinin bir gözü inince öbürü kalkar.
-
Taşıtlar yola çıkmak
Tren saat onda kalktı.
-
Uçmak, havalanmak
Uçak pistten kalktı.
-
Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak
Çıkın arabaya, kalkacak şimdi, kalacaksınız buracıkta! - Osman Cemal Kaygılı
-
Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak
At, art ayakları üzerine kalktı.
-
Kabarmak, ayrılmak
Masanın kaplaması kalktı.
-
Derlenip götürülmek
Ne zaman kalkacağını, nereye gömüleceğini bilmek, bildirmek mümkün değil. - Memduh Şevket Esendal
-
Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek
Hasta bir haftaya kadar kalkar.
-
Varlığı, hayatı son bulmak
Halifelik kalktı.
-
Yok olmak, artık bulunmamak
Ortalıktan kar kalkınca gelebilirim.
-
Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek
Gözlüklerini takmadan okumaya kalktı. - Necati Cumalı
-
Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak
Yasanın bu maddesi kalktı.
-
Uygulanmaz olmak
Sıkıyönetim kalktı.
-
Güncelliğini yitirmek
Bu âdet çoktan kalktı.
-
Bir durumdan başka bir duruma geçmek
Dörtnala kalkmak.
Tırısa kalkmak.
-
Başka yere gitmek, taşınmak
O yıl çok geçmeden piyade taburu bizim ilçeden başka ilçeye kalktı. - Necati Cumalı
-
Ayakta beklemek
Mektepte cezaya kalkmış gibi duruyorsun. - Falih Rıfkı Atay
Ata Sözleri ve Deyimler
- kalkıp kalkıp oturmak
Birleşik Kelimeler: düşe kalka
KALAMAR (Kelime Kökeni: Rumca)
- Bir tür mürekkep balığı (Loligo vulgaris)
KALAMİN (Kelime Kökeni: Fransızca calamine)
- Doğada az bulunan, güç işlenen, hidratlı çinko silikat
- Havada, yüksek ısıda işlenen metal parçaların yüzeyinde oluşan oksit katmanı
KALAMİT (Kelime Kökeni: Fransızca calamite)
- Amfibol cinsinden bir mineral türü
- İlk Çağ ağaç taşılı
KALSEMİ (Kelime Kökeni: Fransızca calcémie)
- Kandaki kalsiyum miktarı
KALEMİS (Kelime Kökeni: Rumca)
- Bir tür misk faresi (Civet tictis)
KALINMA
- Kalınmak işi
KALINTI
- Artıp kalan şey, bakiye
-
Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe
Efes, Bergama'nın kalıntıları, ulaştıkları uygarlığı serer gözler önüne. - Necati Cumalı
- İz, işaret
-
Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey
Bu babacan, filozof ve hazırcevap insanlar kuşağı, tükenen bir görgü devrinin son kalıntıları gibidir. - Haldun Taner
KALİBRE (Kelime Kökeni: Fransızca calibre)
- Mermilerde, ateşli silahlarda çap
- Kişinin çapı
KALİNOS (Kelime Kökeni: Rumca)
- Levreğe benzer bir balık
KALMALI
- Kalma durumunda olan
Birleşik Kelimeler: kalmalı tümleç
KALOMEL (Kelime Kökeni: Fransızca calomel)
- Tatlı sülümen
KALIMLI
- Kalıcı, yok olmayan, ölümsüz, zevalsiz, baki, payidar