K ile Başlayan 5 Harfli Kelimeler

K harfleri ile başlayan 5 harfli 589 kelime bulunuyor. Başında K olan 5 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "k ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde K olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

KUVÖZ21, KUVVE18, KÖYCÜ18, KOĞUŞ17, KİFAF17, KÖMÜŞ17, KÖPRÜ17, KÖPÜK17, KÖSÇÜ17, KÖFTE17, KAVAF17, KOVCU16, KOVUŞ16, KÖKÇÜ16, KOLAJ15, KOLEJ15, KÜFÜR15, KÜSUF15, KÜFLÜ15, KÖPEK15, KÖRPE15, KÖMEÇ15, KÖYLÜ15, KÖHNE15, KAHVE15, KAVGA15, KAVUZ15, KOPUZ14, KÖMÜR14, KÖSNÜ14, KÖŞEK14, KÖMBE14, KÖKSÜ14, KÖÇEK14, KAŞİF14, KEŞİF14, KOFUL13, KOPÇA13, KOPOY13, KIZIŞ13, KIYGI13, KIVAM13, KOVMA13, KUŞÇU13, KÜŞÜM13, KÜTÖR13, KÜVET13, KÜPLÜ13, KÖRÜK13, KÖSEM13, KÖLÜK13, KOVUK13, KÖKLÜ13, KAPIŞ13, KAPUZ13, KAĞIT13, KAHPE13, KAĞNI13, KEYFİ13, KEYİF13, KILIF13, KOFTİ12, KOŞAÇ12, KOPYA12, KOFRA12, KIYIŞ12, KİSVE12, KOVAN12, KUVER12, KÜÇÜK12, KÜSPE12, KÜNCÜ12, KUPÜR12, KULÜP12, KUDUZ12, KAFES12, KAFUR12, KAÇIŞ12, KAĞAN12, KEŞAP12, KESİF12, KEPEZ12, KEPÇE12, KAYIP12, KAYGI12, KAVAS12, KAVİM12, KAVİS12, KAVKI12, KAVMİ12, KAVUK12, KAVUN12, KAVUT12, KOLPO11, KOMŞU11, KOŞUM11, KOPMA11, KOPUK11, KISIŞ11, KİRVE11, KUTUP11, KUZEY11, KURGU11, KÜLAH11, KÖTEK11, KÖKEN11, KUPON11, KRAVL11, KUMCU11, KUMUÇ11, KUPES11, KUDÜM11, KADEH11, KAFİR11, KABIZ11, KALFA11, KAHYA11, KAVAL11, KEŞİŞ11, KIPIK11, KIPMA11, KIMIZ11, KEVEL11, KEVEN11, KILGI11, KAVAK11, KAYIŞ11, KAZAZ11, KAVAT11, KAVİL11, KENEF11, KEFAL11, KEFEK11, KEFEN11, KEFİL11, KEFİR11, KEFNE11, KEBAP11, KOKUŞ10, KOLCU10, KOKOZ10, KOŞAM10, KOŞMA10, KOŞUL10, KOŞUN10, KOŞUT10, KOŞUK10, KONUŞ10, KOPAL10, KOPEK10, KOPİL10, KOÇMA10, KIYIM10, KIYYE10, KIZIL10, KIZMA10, KIZIK10, KIŞIN10, KIŞIR10, KLİPS10, KOBAY10, KUŞKU10, KUYUM10, KURUŞ10, KÜŞAT10, KÜŞNE10, KÜSKÜ10, KÜRSÜ10, KÜLÇE10, KUPLE10, KRAMP10, KUMAŞ10, KUBBE10, KAPLI10, KAPMA10, KAPUT10, KARGI10, KARGO10, KAMGA10, KAMIŞ10, KASAP10, KAMÇI10, KABZA10, KAHIR10, KALIP10, KEPME10, KIPTİ10, KIRCI10, KILIÇ10, KILIŞ10, KAZIM10, KAYŞA10, KAYAÇ10, KEMAH10, KEMHA10, KEBZE10, KOLZA9, KOMBİ9, KOMÜN9, KONDU9, KORZA9, KOŞİN9, KODES9, KOÇAN9, KIYIN9, KIYMA9, KIZAK9, KIYIK9, KIZAN9, KIYAS9, KIYAM9, KIŞLA9, KİRPİ9, KİTAP9, KOÇAK9, KLAPA9, KİMÜS9, KUYTU9, KUZEN9, KUZİN9, KUŞET9, KUŞAK9, KURCA9, KÜBİK9, KÜSME9, KÜSUR9, KÜTLÜ9, KÜTÜK9, KÜLLÜ9, KÜMES9, KÜNDE9, KÜNYE9, KÜRDİ9, KOYMA9, KOYUN9, KOYUT9, KOZAK9, KOZAN9, KUMSU9, KROŞE9, KUBUR9, KUCAK9, KUDAS9, KULAÇ9, KISIM9, KAPAN9, KAPİK9, KAPAK9, KARGA9, KARHA9, KANIŞ9, KARIŞ9, KAŞIK9, KAŞLI9, KATİP9, KARŞI9, KADÜK9, KAGİR9, KAÇMA9, KAÇLI9, KABUS9, KAÇIK9, KALCI9, KALIÇ9, KALIŞ9, KAHİL9, KAHİN9, KAHİR9, KAHTA9, KAKIÇ9, KAKIŞ9, KESİŞ9, KERİH9, KEPİR9, KIRAÇ9, KIRCA9, KIDEM9, KAZIK9, KAZIL9, KAZMA9, KEPEK9, KELEP9, KEHLE9, KOLSU8, KOLYE8, KOMUT8, KOMOT8, KOLAY8, KONUM8, KONYA8, KISIT8, KISKI8, KISMA8, KISMİ8, KISSA8, KIYAK8, KİZİR8, KLİŞE8, KOBRA8, KİRİŞ8, KİREÇ8, KİLİZ8, KİLÜS8, KİMYA8, KİNCİ8, KİNİŞ8, KİRAZ8, KURUM8, KURYA8, KURYE8, KUSMA8, KUSUR8, KÜLOT8, KISIR8, KOYAK8, KOYAR8, KRAÇA8, KUMLU8, KUMUK8, KUMUL8, KUNDA8, KUMRU8, KUBAT8, KISIK8, KISAS8, KAMUS8, KANCA8, KANİŞ8, KAŞAR8, KAŞAN8, KASIM8, KADEM8, KADIN8, KADİM8, KAÇTA8, KADRO8, KABLO8, KABUK8, KABUL8, KAÇAK8, KAÇAR8, KALÇA8, KAKAÇ8, KEŞEN8, KEŞİK8, KEŞKE8, KEŞAN8, KERİZ8, KESBİ8, KEŞKİ8, KIRAY8, KIRIM8, KIRBA8, KIMIL8, KIBLE8, KAYIR8, KAYIT8, KAYMA8, KAYME8, KAYIN8, KAZAK8, KAZAN8, KAYIK8, KELEŞ8, KEKEÇ8, KOMAR7, KOLON7, KOMİK7, KONMA7, KOLLU7, KOKMA7, KOKOT7, KONSA7, KONUK7, KORUK7, KORUN7, KOTON7, KORSE7, KORNO7, KONUR7, KONUT7, KORKU7, KİBAR7, KİBİR7, KISKA7, KITIK7, KITIR7, KİMSE7, KİRDE7, KUTLU7, KUTNU7, KUTSİ7, KUTUR7, KURAM7, KURMA7, KURON7, KURUL7, KURUT7, KÜTLE7, KÜTİN7, KÜRİT7, KÜREK7, KÜKRE7, KÜLEK7, KÜLLİ7, KÜLTE7, KÜRAR7, KUMAN7, KUMAR7, KUMLA7, KULUN7, KULİS7, KREDİ7, KROME7, KATIM7, KASNI7, KASMA7, KARYE7, KASEM7, KASIK7, KASIR7, KASIT7, KASİS7, KASKO7, KASLI7, KALYA7, KADAR7, KADER7, KADİR7, KADİT7, KENYA7, KABAK7, KABAN7, KABİL7, KABİN7, KABİR7, KALAY7, KALBİ7, KALIM7, KAKÜL7, KAİDE7, KAKIM7, KESME7, KESİM7, KERDE7, KINLI7, KIRIK7, KIRKI7, KIRMA7, KINIK7, KETUM7, KILIK7, KILIR7, KILLI7, KILMA7, KAYRA7, KAYAR7, KAYAK7, KAYAN7, KEBAN7, KEBİR7, KENDİ7, KEDER7, KOROR7, KONAK6, KONİK6, KOLİK6, KOKAK6, KOKET6, KOLİT6, KOLAN6, KORTE6, KOTAN6, KORNA6, KORAL6, KITAL6, KOTRA6, KİLİS6, KLİMA6, KİLSİ6, KİLİM6, KUTAN6, KURAL6, KURNA6, KURAK6, KOALA6, KULLE6, KULAK6, KREMA6, KRİKO6, KROKİ6, KUKLA6, KARIK6, KARIN6, KANUN6, KANTO6, KANON6, KAMET6, KAMİL6, KANIK6, KANIT6, KANLI6, KANMA6, KAMER6, KARLI6, KATIK6, KATKI6, KATLI6, KATMA6, KATOT6, KATIR6, KASTİ6, KARST6, KARUN6, KASET6, KARMA6, KAMAN6, KALEM6, KALAS6, KALIN6, KALIT6, KALMA6, KALIK6, KAİME6, KAKAO6, KAKMA6, KESİN6, KESİR6, KESİT6, KESKİ6, KESRE6, KESİK6, KESER6, KEREM6, KERES6, KERİM6, KESAT6, KESEK6, KESEL6, KESEN6, KETON6, KIRAN6, KIRAT6, KEMAL6, KEMAN6, KEMER6, KEMİK6, KEMRE6, KELES6, KELAM6, KELEM6, KARAT5, KİKLA5, KİLER5, KİTİN5, KİTLE5, KİRLİ5, KİRİL5, KİLİT5, KİLLİ5, KİNİK5, KİNİN5, KİNLİ5, KRANK5, KARAR5, KANAL5, KANAT5, KANKA5, KARNE5, KATAR5, KATİL5, KARNİ5, KATRE5, KALAN5, KALAK5, KERKİ5, KERTE5, KERTİ5, KETAL5, KETEN5, KELİK5, KELLE5, KELLİ5, KENAR5, KENET5, KELER5, KEKİK5, KEKRE5, KELEK5

KİKLA

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Lapinagillerden, güzel renkli, 50 santimetre uzunluğunda bir balık (Labrus berggylta)

KİLER (Kelime Kökeni: Farsça kilār)

[isim]

  • Evlerde yiyecek, içecek ve erzakın saklandığı oda, ambar veya dolap

    Kileri kilitlemezdi, paraları meydanda dururdu. - Ömer Seyfettin

KİTİN (Kelime Kökeni: Fransızca chitine)

[isim]

[biyoloji]

  • Eklem bacaklıların ve kabukluların dış dokusunu oluşturan, bazı mantar ve likenlerde de rastlanan, dayanıklı ve esnek organik madde

KİTLE (Kelime Kökeni: Arapça kutle)

[isim]

  • Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu, kütle

    Kendimi bu acı ve acıklı kitlenin bir parçası gibi hissediyordum. - Halide Edip Adıvar

  • Belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı, kütle

[tıp]

  • Kist

Birleşik Kelimeler: kitle haberleşmesi, kitle iletişimi, kitle turizmi, hedef kitle

KİRLİ

[sıfat]

  • Leke, toz vb. ile kaplı, pis, murdar, mülevves
  • Aybaşı durumunda bulunan (kadın)

[mecaz]

  • Toplumun değer yargılarına aykırı olan

    Bu isim bana bir zamanlar İstanbul'un en kirli âlemlerinde yuvalanmış bir simayı hatırlattı. - Halit Ziya Uşaklıgil

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kirliye atmak

Birleşik Kelimeler: kirli çamaşır, kirli çıkı, kirlihanım, kirlihanım peyniri, kirli kan, kirlikartopu, kirli sarı

KİRİL (Kelime Kökeni: Cyrill özel adından)

[isim]

  • Kiril alfabesi

Birleşik Kelimeler: Kiril alfabesi

KİLİT (Kelime Kökeni: Farsça kelīd, kilīd)

[isim]

  • Anahtar, düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti

    Sonunda kapının kilidi gözyaşlarıma dayanamadı. - Yusuf Ziya Ortaç

[denizcilik]

  • Bir yanı değirmi, öbür yanına demir çubuk geçirilmiş olan yarım halka

[halk ağzında]

  • Atların alnından alt çenesine uzanan beyazlık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kilidi küreği olmamak
  • kilit altına almak
  • kilit gibi olmak
  • kilit kürek altına almak
  • kilit kürek olmak
  • kilit vurmak

Birleşik Kelimeler: kilit dili, kilit mevki, kilit nokta, kilit sarma, kilit taşı, kilit yeri, asma kilit, bindirme kilit, gömme kilit, ispanyolet kilit, komple kilit, şifreli kilit, topuzlu kilit, bagaj kilidi, baston kilidi, donanım kilidi, emniyet kilidi

KİLLİ

[sıfat]

  • İçinde kil bulunan

    Killi kütle. Killi şist.

KİNİK (Kelime Kökeni: Fransızca cynique)

[sıfat]

[felsefe]

  • Sinik

KİNİN (Kelime Kökeni: Fransızca quinine)

[isim]

[kimya]

  • Kınakınadan elde edilen ve sıtmanın tedavisinde kullanılan beyaz alkaloit, kinin sülfatı

    İkinci gün sıtmadan şüphelendik, kuvvetli dozda kinin verdik. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kinin gibi

Birleşik Kelimeler: kinin sülfatı

KİNLİ

[sıfat]

  • Kindar

KRANK (Kelime Kökeni: İngilizce crank)

[isim]

[teknik]

  • Bir motorda biyellerin doğrusal hareketini dairesel harekete çeviren dingil
  • Sac, çinko, dökme demir, bakır vb. borunun yönünü değiştirmeye yarayan kıvrım

Birleşik Kelimeler: krank mili

KARAR (Kelime Kökeni: Arapça ḳarār)

[isim]

  • Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı

    Bu kararı söyleyen sesin tesiri gözlerimizi yaşla doldurdu. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[hukuk]

  • Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm

    Yargıç kararı.

  • Bu yargıyı bildiren belge

    Mahkeme kararını aldı.

  • Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik
  • Değişmez olma

    Havanın hiç kararı yok.

  • Tam ölçüsünde, ne az ne çok

    Yemeğin tuzu karar.

[müzik]

  • Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • karara bağlamak
  • karara kalmak
  • karar almak
  • karar altına almak
  • karara varmak
  • karar bulmak
  • kararında bırakmak
  • karar kılmak
  • karar vermek

Birleşik Kelimeler: kararname, bir karar, kavlükarar, nihai karar, orta karar, tashihikarar, ara kararı, arama kararı, gıyap kararı, görevsizlik kararı, göz kararı, hakem kararı, mahkeme kararı, takipsizlik kararı

KANAL (Kelime Kökeni: Fransızca canal)

[isim]

  • Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu

    Süveyş Kanalı.

    Panama Kanalı.

  • Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat

    Bir kanaldan ötekine geçerken aldığı yüklü transfer bedelini nasıl ödeyecekti bu kadın? - İnci Aral

  • Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti

[anatomi]

  • İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol

[coğrafya]

  • İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz

    Mozambik Kanalı.

Birleşik Kelimeler: atmık kanalı, hava kanalı, öd kanalı, reçine kanalı, yarım daire kanalları

KANAT

[isim]

  • Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ

    Bir daldan hızla geçip gitti bir kuş kanadı / Sessizlik bir tüy gibi bir dakika sallandı / Pırıldadı bir ateş böceği sarmaşıkta - Halit Fahri Ozansoy

  • Balıklarda yüzgeç
  • Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey
  • Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı

    Bir müddet kapı kanatlarının kenarlarını okşarcasına yokladı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Yan, taraf

    Perde kanadı.

  • Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri

    Partinin sol kanadı.

  • Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol

    Yel değirmeni kanadı.

    Pervane kanadı.

  • Angıç

[askerlik]

  • Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah

    Ordunun sağ kanadı.

[spor]

  • Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kanadı altına almak
  • kanat açmak
  • kanat alıştırmak
  • kanat çırpmak
  • kanat germek

Birleşik Kelimeler: çakırkanat, kın kanat, kızılkanat, sağ kanat, sarıkanat, yelkenkanat, burun kanadı, kazkanadı, kuşkanadı, pencere kanadı