İYONLAŞTIRMAK Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler

İYONLAŞTIRMAK harflerini içeren 7 harfli 179 kelime bulunuyor. 7 harfli İYONLAŞTIRMAK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

AYRIŞMA14, AYTIŞMA14, OYLANIŞ14, OYLAŞMA14, OYNATIŞ14, OYNAŞMA14, YAKIŞMA14, YATIŞMA14, YARIŞMA14, ANLAYIŞ13, AYARTIŞ13, ATLAYIŞ13, KANAYIŞ13, TARAYIŞ13, YANAŞIK13, YAKARIŞ13, YALANIŞ13, YARANIŞ13, YARATIŞ13, YARAŞIK13, YAŞANTI13, AŞILMAK12, AŞINMAK12, AŞIRMAK12, AŞIRTMA12, AŞTIRMA12, ATANMIŞ12, ATIŞMAK12, ALMAŞIK12, ALIŞMAK12, KIŞLAMA12, KOŞALTI12, KAŞINMA12, KARIŞMA12, KATIŞMA12, MONARŞİ12, MAŞALIK12, OYNATIM12, OKŞANMA12, OKŞANTI12, OKŞATMA12, ONAŞMAK12, ŞIRLAMA12, ŞORLAMA12, TANIŞMA12, TAKIŞMA12, TAŞIRMA12, TAŞINMA12, TAŞIMAK12, ANLAŞIK11, ANLATIŞ11, AYIRMAK11, AYIRTMA11, AYILTMA11, AYILMAK11, AYRILMA11, ALIŞKAN11, ALTIŞAR11, AMONYAK11, AKTARIŞ11, KONYALI11, KANATIŞ11, KARAŞIN11, KAŞALOT11, KAŞARLI11, KAYIRMA11, KAYITMA11, MANOLYA11, MANİŞKA11, MAYALIK11, OYLANMA11, OYNAMAK11, OYLAMAK11, OYNATMA11, TARANIŞ11, TAŞAKLI11, TAŞRALI11, YIKATMA11, YIKANMA11, YIRLAMA11, YIRTMAK11, YOKLAMA11, YORTMAK11, YONTMAK11, YANILMA11, YAMALIK11, YALITMA11, YAKILMA11, YAKINMA11, YATIRMA11, YATILMA11, YARILMA11, YARATIM11, AROMALI10, AYNAKOL10, AYNALIK10, ANARŞİK10, IRKİYAT10, İNKIYAT10, KARYOLA10, KAYARTO10, LOTARYA10, LAKAYIT10, MİRALAY10, NALAYIK10, TRİLYON10, TAYALIK10, YIRTLAK10, YANAKLI10, YATAKLI10, YARATIK10, YARINKİ10, ARINMAK9, ARITMAK9, ARMONİK9, ANLATIM9, ANMALIK9, ANİMATO9, ANOMALİ9, ANILMAK9, ANIRMAK9, ANIRTMA9, ANORMAL9, ATILMAK9, ANATOMİ9, ALINMAK9, AKRONİM9, AKLİYAT9, AKTARIM9, İTALYAN9, İMRANLI9, KITLAMA9, KINLAMA9, KOTLAMA9, KOTARMA9, KANIRMA9, KARILMA9, KARINMA9, KAMAROT9, KALINMA9, KATILMA9, KATMALI9, LİYAKAT9, MİNORKA9, MARKALI9, MARATON9, MANTIKİ9, MANİALI9, NOKTALI9, OTARMAK9, OTLAMAK9, OTLANMA9, ORTALIK9, ORNATMA9, OKLANMA9, ONARMAK9, ONARTMA9, RAKAMLI9, TIKANMA9, TINLAMA9, TIKLAMA9, TORNALI9, TORAMAN9, TANIMAK9, TANILMA9, TAKINMA9, TAKILMA9, ANTİKOR8, KIRANTA8, KANATLI8, KARALTI8, KALAMİN8, KALAMİT8, KATLİAM8, LOKANTA8, MARİNAT8, MALAKİT8, TARAKLI8, TALİMAR8

ANTİKOR (Kelime Kökeni: Fransızca anticorps)

[isim]

[biyoloji]

  • Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini

KIRANTA (Kelime Kökeni: İtalyanca quaranta)

[sıfat]

  • Saçları ağarmaya başlamış (erkek)

    Yeni şube reisi, kırk beşlik, ellilik, kıranta, ağzı kalabalık bir adam. - Memduh Şevket Esendal

  • İlerlemiş yaşına rağmen bakımlı, özenli (erkek)

    Masanın başında, güneşten yanmış yüzü, sert ve derin çizgilerle dolu, keskin bakışlı, kıranta bir adam oturuyor. - Esat Mahmut Karakurt

  • Kırlaşmış (saç, sakal)

    Erkek, tıraşı uzamış kıranta saçlı, kırk yaşlarında bir köylüydü. - Reşat Nuri Güntekin

KANATLI

[sıfat]

  • Kanadı olan

    Senelerden beri leylek görmüyorum. Hatta bu kanatlı yaz seyyahlarının son senelerde İstanbul'a rağbetleri az. - Ahmet Haşim

Birleşik Kelimeler: eş kanatlı

KARALTI

[isim]

  • Uzaklık ve karanlık sebebiyle kim veya ne olduğu seçilemeyen, belli belirsiz, koyu renkli biçim, silüet

    Az sonra dört atlının karaltısını seçtiler. - Nezihe Araz

  • Hafif karanlık
  • Leke

KALAMİN (Kelime Kökeni: Fransızca calamine)

[isim]

[mineraloji]

  • Doğada az bulunan, güç işlenen, hidratlı çinko silikat
  • Havada, yüksek ısıda işlenen metal parçaların yüzeyinde oluşan oksit katmanı

KALAMİT (Kelime Kökeni: Fransızca calamite)

[isim]

[mineraloji]

  • Amfibol cinsinden bir mineral türü
  • İlk Çağ ağaç taşılı

KATLİAM (Kelime Kökeni: Arapça ḳatl + ʿāmm)

[isim]

[toplum bilimi]

  • Kırım

    İlk katliamdan kaçan Müslümanların malı, mülkü, evi Makedonya muhacirlerine verilmiş. - Yahya Kemal Beyatlı

LOKANTA (Kelime Kökeni: İtalyanca locanda)

[isim]

  • Yemek pişirilip satılan yer, aşevi, restoran

    Galata lokantalarının yemekleri üzerine tetkikler yapmaya başlamış. - Ahmet Rasim

[halk ağzında]

  • Aşçı

MARİNAT (Kelime Kökeni: Fransızca marinade)

[isim]

  • Av hayvanlarının, balığın ve diğer et türlerinin daha lezzetli olması ve yumuşaması için baharatlardan hazırlanan bir sos türü

MALAKİT (Kelime Kökeni: Fransızca malacihte)

[isim]

[kimya]

  • Yeşil renkli, yontulup parlatılabilen, doğal bakırlı, hidratlı karbonat, bakır taşı

TARAKLI

[sıfat]

  • Tarağı olan
  • Başında tarak bulunan (kuş veya kadın)
  • Yol yol nakışlı

    Taraklı kumaş.

  • Tarağı geniş olan (ayak)

[isim]

  • Sakarya iline bağlı ilçelerden biri

TALİMAR (Kelime Kökeni: İtalyanca tagliamare)

[isim]

[denizcilik]

  • Baş bodoslamasından omurgaya kadar uzanan, cıvadra donanımına desteklik etmek amacıyla konulan ekleme

ARINMAK

[nesnesiz]

  • Temizlenmek
  • Katışıksız, arı (I) duruma gelmek

    Arınmış bir dilse çok kez arıtıcıların başarısıdır. - Nermi Uygur

[mecaz]

  • Rahatlamak

    Derdini size aktarıp arınmış, sizi zehirleyip bırakmıştır. - Haldun Taner

ARITMAK

[-i]

  • Temizlemek
  • Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek

ARMONİK (Kelime Kökeni: Fransızca harmonique)

[sıfat]

[müzik]

  • Armoni ile ilgili olan

[isim]

  • Armonika

    Her adım atışında koyu lacivert akordiyon eteği hakikaten bir armonik gibi açılıp kapanıyordu. - Mahmut Yesari