İVDİRMEK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
İVDİRMEK harflerini içeren 5 harfli 23 kelime bulunuyor. 5 harfli İVDİRMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
DEVİM14,
İRKME
- İrkmek işi
İRMİK
- Sert buğdaydan elde edilen, taneleri iri, glütence zengin un
Birleşik Kelimeler: irmik helvası, Hint irmiği
KERİM (Kelime Kökeni: Arapça kerīm)
- Soylu
- Eli açık, cömert
- Allah'ın adlarından biri
DİREK
-
Ağaçtan veya demirden yapılan uzun ve kalın destek
Kayıkçı yelkeni açmak için ilkin direği yerine oturtmalıdır. - Salâh Birsel
- Sütun
-
Değerli, saygın, önde gelen kimse
Evin direği babamdır.
Ata Sözleri ve Deyimler
- direk gibi
Birleşik Kelimeler: ana direk, mum direk, orta direk, temel direk, bayrak direği, burun direği, can direği, çadır direği, elektrik direği, korner direği, telefon direği, telgraf direği, temel direği
DERİK
- Mardin iline bağlı ilçelerden biri
KİRDE (Kelime Kökeni: Farsça girde)
- Genellikle mısır unuyla yapılan bir pide türü
KREDİ (Kelime Kökeni: Fransızca crédit)
-
Borç ödemede güvenilir olma durumu
Piyasada kredisi var.
-
Ödünç alınan veya verilen mal, para
Kredi almada, senet ödemede, şunda bunda oldum olası kolaylık göstermişlerdir. - Attila İlhan
- Güven, saygınlık, itibar
- Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak bir yarıyıl veya bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini nicelik olarak gösteren birim
Ata Sözleri ve Deyimler
- kredi açmak
- kredisi düşmek
Birleşik Kelimeler: kredi anlaşması, kredi kartı, kredi limiti, kredi mektubu, kredi sözleşmesi, açık kredi, bağlı kredi, dış kredi, emlak kredisi, kabul kredisi, konut kredisi, acil ihtiyaç kredisi
DEMİR
- Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe)
-
Bu elementten yapılmış
Hemşiresiyle rıhtımın kenarındaki demir kanepeye oturdular. - Peyami Safa
-
Bu elementten yapılmış parça
Ocak demiri. Kapı demiri. Pencere demiri.
- Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça
-
Güçlü, kuvvetli, sert
O kadar çabuk uyanmıştı ki kalbinin demir bir elle sıkıldığını duydu. - Sait Faik Abasıyanık
- Çıpa
Ata Sözleri ve Deyimler
- demir almak
- demir atmak
- demire vurmak
- demir gibi
- demir ıslanmaz, deli uslanmaz
- demir nemden, insan gamdan çürür
- demir taramak
- demir tavında dövülür
- demir üzerinde
Birleşik Kelimeler: demir ağacı, demirbaş, demir bilek, demir boku, demir dikeni, demir hat, demirhindi, demirkapan, demir kapı, Demirkazık, demir kırı, demir leblebi, demir oksit, demir para, demir pası, Demirperde, demir perde, demir rengi, demir resmi, demir sülfat, demir yeri, demir yolcu, demir yolu, demir yumruk, ak demir, aydemir, çekme demir, çifte demir, çubuk demir, delikli demir, dişi demir, dökme demir, erkek demir, hasır demir, iğdemir, kütük demir, nervürlü demir, buz demiri, gözdemiri, ızgara demiri, kol demiri, köşe demiri, kulak demiri, L demiri, özek demiri, saban demiri, topuk demiri
DİKME
- Dikmek işi
- Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri
- Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk
- Ağaç, direk
- Fidan, yeni dikilmiş fidan
- Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna
- Dikey olan doğru veya düzlem, amut
Birleşik Kelimeler: orta dikme
DİKİM
- Dikme işi
-
Bitki dikme işi
Çalışmalar tam bir yıl önce iki düzine kadar akasya fidanının dikimiyle başlamıştır. - Tarık Buğra
Birleşik Kelimeler: dikimevi, dikimhane
DİRİM
-
Hayat, yaşam
Ölüm burada bir sanatçının büyüsüyle yeniden dirime dönüşüyor. - Selim İleri
- Yaşama gücü
Birleşik Kelimeler: dirim bilimi, dirim konisi, dirim kurgu, dirim suyu, ölüm dirim
EVRİK
-
Başka bir önermeye, teoreme veya probleme göre terimleri ters durumda olan (önerme, teorem veya problem)
`Üçün altıya oranı, altının on ikiye oranı gibidir` ve `on ikinin altıya oranı, altının üçe oranı gibidir` önermeleri, birbirinin evriğidir.
KİRVE
- Sünnet olan çocuğun bütün masraflarını üstlendikten sonra sünnet sırasında çocuğu kucağına alarak elini, kolunu tutan ve bütün hayatı boyunca çocuk üzerinde babasına yakın hak taşıyan kimse
EVRİM
- Zaman içinde birdenbire olmayan, kesintisiz, niteliksel ve niceliksel gelişme süreci
- Bir canlıyı ötekilerden ayırt eden biçimsel ve yapısal karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir dizi değişme olayı, tekâmül
İVMEK
- Çabuk davranmak, acele etmek
Ata Sözleri ve Deyimler
- iven kız ere varmaz, varsa da baht bulmaz