İSPİYONLATMAK Harflerini İçeren 8 Harfli Kelimeler

İSPİYONLATMAK harflerini içeren 8 harfli 34 kelime bulunuyor. 8 harfli İSPİYONLATMAK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

İSPANYOL16, PİYANİST15, PİTYALİN14, POLİASİT14, POTLANMA14, TOPLANMA14, TOPLAMAK14, APOLİTİK13, ATMASYON13, ALPİNİST13, KAPNİSİT13, PLATONİK13, PLATİNSİ13, POLİTİKA13, PALMİTİN13, PALMİTİK13, ANTİPLAK12, İYOTLAMA12, KİMYASAL12, OYNATMAK12, OYLANMAK12, YOKLATMA12, YOKLANMA12, SONLAMAK11, STOKLAMA11, TOSLAMAK11, ANATOMİK10, İSTİMLAK10, LİMONATA10, MAKİNİST10, NAKLİYAT10, OTLANMAK10, KAOLİNİT9, ANALİTİK8

ANALİTİK (Kelime Kökeni: Fransızca analytique)

[sıfat]

  • Çözümlemeli

Birleşik Kelimeler: analitik zekâ

KAOLİNİT (Kelime Kökeni: Fransızca kaolinite)

[isim]

[kimya]

  • Arı kilin temel maddesini oluşturan hidratlı alüminyum silikat

ANATOMİK (Kelime Kökeni: Fransızca anatomique)

[sıfat]

[tıp]

  • Anatomi ile ilgili

İSTİMLAK (Kelime Kökeni: Arapça istimlāk)

[isim]

  • Kamulaştırma

    Yolun planları, projeleri yapılmış, istimlak emirleri çıkarılmıştı. - Ayşe Kulin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • istimlak etmek

LİMONATA (Kelime Kökeni: İtalyanca limonada)

[isim]

  • Su, şeker ve limon suyundan yapılan şerbet

    Fahri'nin canı soğuk bir limonata istiyor. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • limonata gibi

Birleşik Kelimeler: limonata bardağı

MAKİNİST (Kelime Kökeni: Fransızca machiniste)

[isim]

  • Lokomotif, vapur, fabrika vb.nin makinesini işleten kimse
  • Makinelerden anlayan, makineleri onarabilen usta
  • Sinemalarda film makinesini çalıştıran kişi

NAKLİYAT (Kelime Kökeni: Arapça naḳliyyāt)

[isim]

  • Taşıma işleri, taşımacılık

OTLANMAK

[nesnesiz]

  • Hayvan otlamak

    Geniş yaylalarında otlanırken sürüler / Çobanı kaval çalar, taşı toprağı güler - Faruk Nafiz Çamlıbel

[argo]

  • Para ve emek harcamadan başkalarının sırtından geçinmek

SONLAMAK

[-i]

  • Bitirmek, sonuçlandırmak, sona erdirmek, noktalamak

STOKLAMA

[isim]

  • Stoklamak işi

TOSLAMAK

[-i]

  • Tos vurmak

    Koç çocuğu tosladı.

[-e]

  • Taşıt ön kısmını bir yere veya bir başka taşıta hafifçe çarpmak

[-e]

  • Önündeki cismi görmeyerek hızla ona çarpmak

[-e]

[argo]

  • Para vermek

    Beyoğlu'na çıkmadan rejisör ona bir elli kâğıt tosladı. - Attila İlhan

[-e]

[argo]

  • Birine rastlamak, rastgelmek

[mecaz]

  • Takılmak

    Böyle bir ortamda ana caddenin yapımına hız veren belediye yetkilileri, meseleyi kapanmış addedip hiçbir engele toslamadan rahatlıkla geçirebilirdiler yolu. - Elif Şafak

ANTİPLAK (Kelime Kökeni: Fransızca antiplaque)

[isim]

[tıp]

  • Diş plağının dişin yüzeyine tutunmasını engelleyen madde

İYOTLAMA

[isim]

[kimya]

  • İçme sularındaki mikropların iyot etkisiyle giderilmesi
  • Organik bir birleşikte hidrojenin iyotla yer değiştirmesi

KİMYASAL

[sıfat]

  • Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi

    Kimyasal birleşim.

Birleşik Kelimeler: kimyasal savaş, kimyasal silah, kimyasal tedavi

OYNATMAK

[-i]

  • Oynamasını sağlamak

    Bir curcuna havası söyledi ve salondakilerin hepsini oynattı. - Peyami Safa

  • Kımıldamasına yol açmak

    Elindeki kamçıyı oynatarak güneş altında yanan ovalarda gözlerini gezdirdi. - Memduh Şevket Esendal

[nesnesiz]

  • Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak

    Ayı oynatmak.

[nesnesiz]

  • Bir araç, gereç kullanmak

    Akıllı bir adam mermer üzerinde keser oynatır mı? - Ömer Seyfettin

[nesnesiz]

  • Aklını yitirmek

    Sizinle iki gün daha çalışsam aklımı oynatabilirim. - Falih Rıfkı Atay

[mecaz]

  • Korkutmak, heyecanlandırmak

    Yüreğimi oynattın.

[mecaz]

  • Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak

    Borçlu alacaklıyı iki aydır oynatıyor.

[nesnesiz]

[tiyatro]

  • Sahneye koymak

    Bu ramazan geceleri Karagöz oynatacağız. - Halide Edip Adıvar