İri ile Biten Kelimeler

İRİ ile biten 28 kelime bulunuyor. Sonu İRİ olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İri kelimesinin anlamı nedir? İri ile başlayan kelimeler. İçinde iri olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

9 Harfli Kelimeler

GÖZDEMİRİ25, EĞLENDİRİ18

8 Harfli Kelimeler

HARAKİRİ12, ELEŞTİRİ11

7 Harfli Kelimeler

FİRFİRİ19, HİÇBİRİ16, DİPDİRİ15, PİRPİRİ15, TASVİRİ14, YAMPİRİ14, SEZDİRİ13, BİLDİRİ11, BİRBİRİ11, KİŞMİRİ11, TAHRİRİ11, ÇEKTİRİ10, ESATİRİ8

6 Harfli Kelimeler

ÇEVİRİ15, ZİFİRİ15, ZAHİRİ13, BEŞİRİ11, GETİRİ10, DEMİRİ9, KADİRİ8

4 Harfli Kelimeler

BİRİ6, DİRİ6, MİRİ5

3 Harfli Kelimeler

İRİ3

İRİ

[sıfat]

  • Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan, ince karşıtı

    Erdal, nişan halkasına benzediğini fakat taşlarının iri olduğunu söyledi. - Emine Işınsu

Birleşik Kelimeler: iribaş, iri iri, iri kıyım, iri laf, iri yapılı, iri yarı, irili ufaklı, genç irisi

MİRÎ (Kelime Kökeni: Farsça mīr + Arapça -ī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Hükûmetin, hazinenin malı olan, beylik

[isim]

[tarih]

  • Devlet hazinesi

Birleşik Kelimeler: mirî kâtibi, mirî mal

BİRİ

[zamir]

  • Bir tanesi

    Kurşun vınlayarak gidip bahçedeki ağaçlardan birine saplanmıştı. - Ayşe Kulin

  • Bilinmeyen bir kimse

    İhtimal, hırsız Eşref'in hayranlarından biriydi. - Orhan Seyfi Orhon

Ata Sözleri ve Deyimler

  • biri eşikte biri beşikte
  • biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar

Birleşik Kelimeler: her biri, herhangi biri, hiçbiri

DİRİ

[sıfat]

  • Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı

    Duydum, görmedimse de hortlayan ölüleri / Fakat hortlak diriden kimin vardır haberi? - Faruk Nafiz Çamlıbel

  • Güçlü, zinde

    Diri bir adam.

  • Solmamış, pörsümemiş

    Diri çiçek. Diri yaprak.

  • Gereği kadar pişmemiş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • diri kalmak

Birleşik Kelimeler: diri diri, diri örtü

ESATİRÎ (Kelime Kökeni: Arapça esāṭīrī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Esatirle ilgili, esatire ait

    Çamlıca tepesinden bakınca İstanbul, esatirî ve baş döndürücü bir güzellikle karşımızda yatardı. - Abdülhak Şinasi Hisar

KADİRİ (Kelime Kökeni: Arapça ḳādirī)

[isim]

  • Kadirilik'e mensup olan kimse

DEMİRÎ (Kelime Kökeni: Türkçe demir + Arapça -ī)

[isim]

[eskimiş]

  • Gri

[sıfat]

  • Bu renkte olan

ÇEKTİRİ

[isim]

[denizcilik]

  • Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi, çektirme

    Bu donanma bizimdi. Kadırgalarıyla, kalyonlarıyla, çektirileriyle bizim. - Orhan Seyfi Orhon

GETİRİ

[isim]

  • Faiz

    Yıllık getiri.

[ticaret]

  • Kazanç
  • Yarar

    Bu çalışmanın bana getirisi çok oldu.

ELEŞTİRİ

[isim]

  • Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit

    Haklarında yazılan yüceltici eleştirileri de tam anladığımı söyleyemem. O zaman biraz komplekse kapılıyorum. - Nezihe Meriç

[edebiyat]

  • Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle değerlendirerek anlaşılmasını sağlamak amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik

[felsefe]

  • Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama

    Zengin seçenekleri dinlerken siz de muhayyilenizi, eleştiri bilincinizi bilemiş olurdunuz. - Haldun Taner

Birleşik Kelimeler: öz eleştiri

BİLDİRİ

[isim]

  • Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklarasyon, manifesto

    Akşamüstü salona çıktığında kapının altından atılmış bir bildiri buldu. - Yusuf Atılgan

  • Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ

Birleşik Kelimeler: basın bildirisi

BİRBİRİ

[zamir]

  • Karşılıklı olarak bir diğeri

    O zaman on dört paşa büyük, hudutsuz bir hayret içinde İzzet Paşa'nın sonra da birbirlerinin yüzüne baktılar. - Nahid Sırrı Örik

Ata Sözleri ve Deyimler

  • birbiri için yaratılmış olmak
  • birbirine düşmek
  • birbirine girmek
  • birbirine katmak
  • birbirini çekememek
  • birbirinin ağzına girmek
  • birbirinin ağzına tükürmek
  • birbirinin gözünü çıkarmak
  • birbirinin gözünü oymak
  • birbirini tutmamak
  • birbirini yemek
  • birbiri üstüne gelmek

KİŞMİRİ

[sıfat]

  • Alımlı
  • Esmer

    Sonra karşıda oturan kişmiri, narin kızın kendisini süzdüğünü görünce kalan suyu ona uzattı. - Osman Cemal Kaygılı

TAHRİRÎ (Kelime Kökeni: Arapça taḥrīrī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Yazılı, yazı ile, şifahi karşıtı

BEŞİRİ

[isim]

  • Batman iline bağlı ilçelerden biri