İNZİBATSIZ Harflerini İçeren 4 Harfli Kelimeler
İNZİBATSIZ harflerini içeren 4 harfli 34 kelime bulunuyor. 4 harfli İNZİBATSIZ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
AZİZ10,
İNTİ (Kelime Kökeni: (Kızılderili dillerinden))
- Peru para birimi
İNAT (Kelime Kökeni: Arapça ʿinād)
-
Bir konuda direnme, ayak direme, diretme, direnim
Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. - Tarık Buğra
-
Birine karşı çıkma, karşı düşünce ileri sürme
İddia kızışmış, âdeta inat hâlini almıştı. - Ömer Seyfettin
- İnatçı
Ata Sözleri ve Deyimler
- inadım inat olmak
- inadı tutmak
- inat etmek
Birleşik Kelimeler: eşek inadı, gâvur inadı, katır inadı, keçi inadı
ASİT (Kelime Kökeni: Fransızca acide)
- Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız
Birleşik Kelimeler: asit alkol, asit borik, asit fenik, asit katalizör, asitölçer, amino asit, asetik asit, borik asit, bromhidrik asit, formik asit, fosforik asit, hidroklorik asit, karbonik asit, klor hidrik asit, klorik asit, laktik asit, margarik asit, nitrik asit, nükleik asit, oksalik asit, oleik asit, palmitik asit, pikrik asit, salisilik asit, silisik asit, sitrik asit, sülfürik asit, tartarik asit, ürik asit, karınca asidi, kuzukulağı asidi, limon asidi, süt asidi
ANIT
-
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide
Duydum ve okudum ki Sinan'a bir anıt yapılacakmış. - Nazım Hikmet
- Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi
Birleşik Kelimeler: Anıtkabir, anıt mezar
NİSA (Kelime Kökeni: Arapça nisā)
- Kadın
SİNİ (Kelime Kökeni: Farsça sīnī)
-
Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi
Sininin üstünde, çepeçevre tahta kaşıklar ve yerde sini etrafında birer küçük minder dizilmişti. - Ahmet Haşim
TANI
-
Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis
Bir süre, mide ülseri tanısıyla sayrılık geçirdi. - Cahit Külebi
Ata Sözleri ve Deyimler
- tanı koymak
Birleşik Kelimeler: erken tanı
BİNİ
-
Binme işi
Bu hayvan biniye gelmez.
- Kapı, dolap vb. şeylerin, kanatları kapandığında kalan aralığı örtebilmek için bu kanatların kenarına çakılan çıta
BANT (Kelime Kökeni: Fransızca bande)
- Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant
- Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit
- Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit
Ata Sözleri ve Deyimler
- banda almak
- bant çözmek
- bant doldurmak
- banttan vermek
Birleşik Kelimeler: bant zımpara, izole bant, videobant, dalga bandı, koşu bandı, üretim bandı, yara bandı, yürüyüş bandı
BANİ (Kelime Kökeni: Arapça bānī)
- Kurucu (kimse)
-
Yapan (kimse)
Her eserin banisi son sözünü şaire bırakmıştı. - Asaf Halet Çelebi
BATİ (Kelime Kökeni: Arapça baṭī)
- Yavaş, ağır
BİNA (Kelime Kökeni: Arapça binā)
-
Yapı
Yalı, çok pencereli, iki katlı, yayvan bir binadır. - Burhan Felek
-
Arapça fiil çatısını konu edinen bilim veya kitap
Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur.
- Çatı
Ata Sözleri ve Deyimler
- bina etmek
Birleşik Kelimeler: yığma bina, şalt binası, vilayet binası
BİAT (Kelime Kökeni: Arapça beyʿat)
- Bir kimsenin egemenliğini tanıma
- Osmanlı Devleti'nde padişah öldüğünde tahta geçecek oğlunun devlet yönetimindeki etkili gruplarca kabul edilip onaylanması
Ata Sözleri ve Deyimler
- biat etmek
SANI
-
Sanma durumu veya sonucu, zan, zehap
Söylediklerimiz, yazdıklarımız, hayatın birtakım konulara bölünmüş olduğu sanısını sürdürüp yalanı berkitmekten başka neye yarar? - Nurullah Ataç
Ata Sözleri ve Deyimler
- sanısına kapılmak
SATI
- Satma işi, satış
- Adanmış
Ata Sözleri ve Deyimler
- satıya çıkarmak