İne ile Biten 6 Harfli Kelimeler

İNE ile biten 6 harfli 18 kelime bulunuyor. Sonu İNE olan 6 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İne ile başlayan 6 harfli kelimeler. İçinde İne olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ŞÖMİNE16, DEFİNE14, DÜZİNE13, HAZİNE13, SEFİNE13, RAFİNE12, KUZİNE10, REHİNE10, İŞKİNE9, REÇİNE9, SÜLİNE9, DİKİNE8, KABİNE8, YERİNE8, AKSİNE7, MAKİNE7, MATİNE7, KARİNE6

KARİNE (Kelime Kökeni: Arapça ḳarīne)

[isim]

[eskimiş]

  • Karışık bir iş veya sorunun anlaşılmasına, çözümlenmesine yarayan durum, ipucu
  • Belirti

Ata Sözleri ve Deyimler

  • karine ile anlamak

AKSİNE

[zarf]

  • Tersine

    Dikkatle dinlemiyordu bu haberleri. Aksine gittikçe artan bir güvensizlik duyuyordu söylenen sözlere. - Necati Cumalı

MAKİNE (Kelime Kökeni: İtalyanca macchina)

[isim]

[teknik]

  • Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü

    Tıraş makineleri ile usturalar çekmecelerde dururdu. - Necati Cumalı

  • Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması

    Saatin makinesi. Gramofonun makinesi.

[halk ağzında]

  • Araba, otomobil

Ata Sözleri ve Deyimler

  • makine çekmek
  • makine gibi
  • makine gibi adam
  • makineyi bozmak

Birleşik Kelimeler: makine dolabı, makine gücü, makine odası, makine parkı, makine yağı, buharlı makine, adres makinesi, alev makinesi, balya makinesi, buhar makinesi, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, çay makinesi, çekiç makinesi, çıpır makinesi, çoğaltma makinesi, daktilo makinesi, dikiş makinesi, diyaliz makinesi, fotoğraf makinesi, hava boşaltma makinesi, hesap makinesi, indükleme makinesi, kahve makinesi, kalandır makinesi, kambura makinesi, kaynak makinesi, kuluçka makinesi, kurutma makinesi, külhan makinesi, nakış makinesi, pastav makinesi, püskürtme makinesi, reşme makinesi, sağım makinesi, sıra makinesi, silme makinesi, silindir makinesi, sürfile makinesi, teksir makinesi, tınaz makinesi, tıraş makinesi, tost makinesi, ücretlendirme makinesi, ütü makinesi, yalan makinesi, yaprak makinesi, yayık makinesi, yazı makinesi, zikzak makinesi

MATİNE (Kelime Kökeni: Fransızca matinée)

[isim]

  • Gündüz gösterimi

    Hani yani isteyen arasın bulsun beni / Yedi matinesindeyim - Behçet Necatigil

Birleşik Kelimeler: aile matinesi, halk matinesi

DİKİNE

[zarf]

  • Dikey olarak, diklemesine

    Alnı da bir enlemesine, bir dikine kırış kırış oluyordu. - Tarık Buğra

[mecaz]

  • İnadına

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dikine gitmek

Birleşik Kelimeler: dikine tıraş

KABİNE (Kelime Kökeni: Fransızca cabinet)

[isim]

  • Bakanlar Kurulu, hükûmet
  • Hekim muayenehanesi

    Rengi doktor kabinelerinin kapılarındaki cilalı siyah levhalar gibi parlıyor. - Aka Gündüz

  • Kabin

    Bir kabineye girip soyundum. - Sait Faik Abasıyanık

  • Hela

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kabine çekilmek
  • kabine düşmek

YERİNE

[zarf]

  • Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere

    Kadınlar bütün mallarını, vitrin yerine kullandıkları pencerelerde sergiliyorlardı. - Adalet Ağaoğlu

  • Başkasının adına

    Nitekim o gün eksiltmeye kendi yerine onu yollamıştı. - Haldun Taner

[isim]

[edebiyat]

  • Alegori

İŞKİNE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Taş balığı

REÇİNE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Bazı bitkilerde, özellikle çamlarda oluşan, katı veya yarı akışkan organik salgı maddesi, ağaç sakızı

    Ata Efendi, depoya yığılı kerestelerin reçine kokusundan hazzettiğini anladı. - Nezihe Araz

[kimya]

  • Sonsuz polimerleşme ile elde edilen, büyük moleküllü yapay madde

Birleşik Kelimeler: reçine kanalı, reçine kesesi, reçine yağı, köknar reçinesi, melamin reçinesi

SÜLİNE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Dar ve uzun kavkılı bir deniz yumuşakçası, denizçakısı (Solen)

KUZİNE (Kelime Kökeni: İtalyanca cusina)

[isim]

  • Hem ısıtmaya hem de üzerinde veya içinde yemek pişirmeye yarayan büyük mutfak sobası

[denizcilik]

  • Gemilerde yemek pişirilen yer

    Yolcunun kuzinede işi ne? - Zeyyat Selimoğlu

REHİNE (Kelime Kökeni: Arapça rehīne)

[isim]

  • Bir anlaşma, sözleşme veya isteğin yerine getirilmesini sağlamak için güvence olarak ele geçirilen kimse, tutak

    Bu anda elimizde bir rehinemiz var, onun için karşı karşıya olan vaziyetimiz sizinkinden çok sağlamdır. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

RAFİNE (Kelime Kökeni: Fransızca raffiné)

[sıfat]

  • Kristalleştirme, damıtma gibi ayırma yöntemleriyle istenmeyen maddelerden arındırılmış (yağ, petrol vb.)

[mecaz]

  • Hassas, duygulu, nazik, ince, seçkin

    Alabildiğine entelektüel, rafine, ayrıntılı bir duygululuk sahibi. - Haldun Taner

DÜZİNE (Kelime Kökeni: İtalyanca dozzina)

[isim]

  • Aynı cinsten on iki parçanın oluşturduğu takım

[mecaz]

  • Çok

    Bundan sonra en kibar adamların bile düzineyle çocuklarını taşımalarına onların gürültüsü, cıvıltısı arasında yaşamalarına şaşmadım. - Halide Edip Adıvar

Birleşik Kelimeler: bir düzine

HAZİNE (Kelime Kökeni: Arapça ḫazīne)

[isim]

  • Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet

    Dünyanın hazinelerine başını çevirip bakmazdı. - Refik Halit Karay

  • Değerli şeylerin saklandığı yer
  • Değerli bir şeyin çok bulunduğu yer

    Asker mektupları en saf, en halis duyguların, sevgilerin ve hasretlerin hazinesidir. - Mehmet Kaplan

  • Gömülü veya saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü
  • Kaynak

    Ağaç, rutubetin hazinesidir. - Falih Rıfkı Atay

[ekonomi]

  • Devlet malı veya parası

[ekonomi]

  • Devlet malının veya parasının saklandığı yer

[ekonomi]

  • Devletin altın, döviz, bono ve nakit işlemlerini maliye ile birlikte düzenleme görevini üstlenen makam

[mecaz]

  • Büyük bağlılık duyulan, değer verilen şey veya kimse

Birleşik Kelimeler: hazine bonosu, kelime hazinesi, sözcük hazinesi, söz hazinesi