İKTİDARSIZLAŞMA Harflerini İçeren 9 Harfli Kelimeler

İKTİDARSIZLAŞMA harflerini içeren 9 harfli 45 kelime bulunuyor. 9 harfli İKTİDARSIZLAŞMA kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

TAZILAŞMA17, ZITLAŞMAK17, DIRLAŞMAK16, KAZDIRTMA16, ŞAKIRDAMA16, ŞARILDAMA16, DARLAŞMAK15, SIZLATMAK15, SARILAŞMA15, SATAŞILMA15, ARIKLAŞMA14, ARILAŞMAK14, AŞILATMAK14, AKŞAMLARI14, IRAKLAŞMA14, KARILAŞMA14, KARIŞLAMA14, KARŞILAMA14, KATILAŞMA14, RASTLAŞMA14, SALDIRTMA14, SALDIRMAK14, SAKIRDAMA14, TIRAŞLAMA14, TAŞİKARDİ14, ZIRLATMAK14, ALDIRTMAK13, DARILTMAK13, KALDIRTMA13, KARTLAŞMA13, ŞARTLAMAK13, TAKIRDAMA13, AKSATILMA12, DARALTMAK12, SIRALATMA12, SIRALAMAK12, SIRTLAMAK12, SADAKATLİ12, ARATILMAK11, ARTIKLAMA11, ARIKLATMA11, AKTARMALI11, AKTARILMA11, KARAİSALI11, RASTLAMAK11

ARATILMAK

[nesnesiz]

  • Aratma işine konu olmak

ARTIKLAMA

[isim]

  • Artıklamak işi

ARIKLATMA

[isim]

  • Arıklatmak işi

AKTARMALI

[sıfat]

  • Aktarma gerektiren

    Aktarmalı tren.

[zarf]

  • Aktarma yaparak

AKTARILMA

[isim]

  • Aktarılmak işi

KARAİSALI

[isim]

  • Adana iline bağlı ilçelerden biri

RASTLAMAK

[-e]

  • Bir kimse ile karşı karşıya gelmek, karşılaşmak, rast gelmek, tesadüf etmek

    Hava kararmaya başladığında, mezarlıkta sadece bir kişiye rastladı. - İhsan Oktay Anar

  • Herhangi bir şeyle karşı karşıya gelmek

    Birbirini bütün tedaileriyle karşılayan iki kelimeye ne aynı dilde rastlarsınız ne iki ayrı dilde. - Cemil Meriç

  • Atılan şey hedefi bulmak, rast gelmek

    Taş cama rastladı.

AKSATILMA

[isim]

  • Aksatılmak işi

DARALTMAK

[-i]

  • Dar duruma getirmek

    Hoyrat bir rüzgâr bütün gün tozu dumanına katmış, solukları kesmiş, göğüsleri daraltmıştı. - Tarık Buğra

  • Sayıca azaltmak

    Aslında geniş olan kadroyu ne akla hizmet edip de bu derece daralttığına bir türlü akıl erdirememişti. - Haldun Taner

Birleşik Kelimeler: damardaraltan

SIRALATMA

[isim]

  • Sıralatmak işi

SIRALAMAK

[-i]

  • Birbiri ardı sıra veya yan yana koyarak sıra durumuna getirmek

    İskemleleri sıralamak.

  • Art arda söylemek, sayıp dökmek

    Kendisini tüm bu bilgileri biriktirmeye iten nedenleri sıraladı. - Lâtife Tekin

  • Belirli bir düzene göre yerleştirmek veya düzenlemek, sıraya koymak

    Herkesin onu dinlediğini görünce, arkasına yaslanıp kendinden gayet emin bir tavırla elindeki verileri sıraladı. - Elif Şafak

  • Söylenecek, yazılacak, yapılacak şeylere zihinde gerekli düzeni vermek
  • Aynı davranışı birbiri ardınca birçok kez yapmak

    Bize karşı bir sürü itiraz sıraladı.

  • Aynı davranışı birçok şey üstünde tekrarlamak

    Bekçi bütün kapıları sıraladı.

  • Küçük çocuk tutunarak yürümeye başlamak, tutunarak yürümek

SIRTLAMAK

[-i]

  • Sırtına alıp yüklenmek

    Balığı sırtlayınca soluğu ninesinin kulübesinde aldı. - Halikarnas Balıkçısı

[mecaz]

  • Birinin, bir şeyin sorumluluğunu, yükünü veya geçimini üzerine almak

    Gazete satan Babuş daracık omuzlarıyla bir aileyi sırtlayacak. - Peyami Safa

SADAKATLİ

[sıfat]

  • Dostluğu ve bağlılığı içten olan, sadık

ALDIRTMAK

[-e]

[-i]

  • Alma işini başkasına yaptırmak

    Yarın bizim hanımı çarşıya yollatır, aldırtırım gerekenleri. - Ayla Kutlu

DARILTMAK

[-i]

  • Darılmasına sebep olmak