İDDİANAME Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
İDDİANAME harflerini içeren 5 harfli 23 kelime bulunuyor. 5 harfli İDDİANAME kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
DİDİM10,
ANİME (Kelime Kökeni: Fransızca animé)
- Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi
ANEMİ (Kelime Kökeni: Fransızca anémie)
- Kansızlık
MÂNİA (Kelime Kökeni: Arapça māniʿa)
-
Engel
Üst üste yığılmış kum torbaları, düşmana karşı duvarlardan sonra ikinci bir mânia teşkil ediyor. - Hamdullah Suphi Tanrıöver
ANİDE
- Ansızın
AMADE (Kelime Kökeni: Farsça āmāde)
- Hazır
DEMİN
-
Az önce, demincek, deminden
Demin aynanın arkasına baktım, bulamadım. - Mahmut Yesari
Birleşik Kelimeler: deminden beri
DAİMÎ (Kelime Kökeni: Arapça dāʾimī)
-
Sürekli
Bununla beraber daimî mağlubiyetlerin acısıyla sarsılıyorduk. - Asaf Halet Çelebi
DAİMA (Kelime Kökeni: Arapça dāʾimā)
-
Her vakit, sürekli olarak
Onu daima öper ve sefere çıkacakları zaman en sonra ona veda ederlerdi. - Necip Fazıl Kısakürek
DENİM (Kelime Kökeni: İngilizce denim)
- Kot vb. yapımında kullanılan bir tür pamuklu kumaş
DİNME
-
Dinmek işi
Güneşin açması, yağmurun dinmesi, fırtınanın durulması beklenebilir. - Nazım Hikmet
ENDAM (Kelime Kökeni: Farsça endām)
-
Vücut, beden, boy bos
Yıldız'a sezdirmeden genç kızın endamına bakakaldı. - Aka Gündüz
Birleşik Kelimeler: endam aynası, arzıendam
İDMAN (Kelime Kökeni: Arapça idmān)
- Alıştırma
-
Alıştırma
Tatil saatlerinde hatiplik idmanları yapardık. - Falih Rıfkı Atay
-
Herhangi bir duruma veya şeye alışkanlık kazanma
İçkide Tosun Ağa kadar değilse de hemen ona yakın idmanı vardı. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ata Sözleri ve Deyimler
- idmana çıkmak
- idman yapmak
İDAME (Kelime Kökeni: Arapça idāme)
- Sürdürme, devam ettirme
Ata Sözleri ve Deyimler
- idame ettirmek
MANDA
- Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus)
Ata Sözleri ve Deyimler
- manda gibi
- manda gibi yayılmak
- manda gibi yemek
Birleşik Kelimeler: manda gözü, haymana mandası, Hint mandası
- Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik
MADEN (Kelime Kökeni: Arapça maʿden)
- Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral
-
Bu mineralden yapılmış
Maden ibrikler büyük bir sanatla yapılırdı. - Falih Rıfkı Atay
- Maden ocağı veya maden işletmesi
-
Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak
Bu kütüphane bir madendir, değerini bilin.
-
Uyuşturucu, esrar, eroin
İstersen sana biraz maden vereyim de çek! - Osman Cemal Kaygılı
- Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse
- Metal
Birleşik Kelimeler: maden bilimi, maden cevheri, maden damarı, Maden Devri, maden filizi, maden gazı, madenkırmız, maden kirası, maden kömürü, maden kuyusu, maden mavisi, maden ocağı, maden sodası, maden suyu, maden yatağı, maden yünü, çıplak maden, ergimiş maden, kırmız madeni
- Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri