İçinde Şur Bulunan Kelimeler

İçinde ŞUR olan 16 kelime bulunuyor. İçerisinde ŞUR geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Şur ile başlayan kelimeler. Şur ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

11 Harfli Kelimeler

FOŞURDATMAK25

10 Harfli Kelimeler

FOŞURDATMA24, FOŞURDAMAK24

9 Harfli Kelimeler

FOŞURDAMA23, UYUŞURLUK18, ŞURACIKTA17

8 Harfli Kelimeler

AŞURELİK12

7 Harfli Kelimeler

ŞURACIK15

6 Harfli Kelimeler

ŞURASI12, ŞURADA12, MENŞUR11, ŞURALI11

5 Harfli Kelimeler

HOŞUR14, ŞURUP14, AŞURE9

4 Harfli Kelimeler

ŞURA8

ŞURA

[isim]

  • Anlatana veya söyleyene göre biraz uzakta olan yer, şu yer

    Şuraya oturmuştu.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • şuradan buradan

[isim]

  • Bir alanla ilgili olarak oluşturulan danışma kurulu

    Millî eğitim şûrası. Sağlık şûrası.

AŞURE (Kelime Kökeni: Arapça ʿāşūrā)

[isim]

  • Buğday, nohut vb. tanelerle kuru yemişlerin bir arada şekerle kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı türü, alaca aş

    Aşure yiyen İhsan, Orhan'ı görünce kâseyi ve kaşığı birdenbire elinden bıraktı. - Peyami Safa

Ata Sözleri ve Deyimler

  • aşure yemeye giden kaşığını taşır

Birleşik Kelimeler: aşure ayı, aşure günü

MENŞUR (Kelime Kökeni: Arapça menşūr)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Yayılmış, dağıtılmış, neşredilmiş

[isim]

[matematik]

  • Prizma

[isim]

[tarih]

  • Padişah tarafından verilen vezirlik vb. bir unvanı gösteren bir ferman türü

ŞURALI

[sıfat]

  • Şu yerin halkından olan, şu yöreden olan

Birleşik Kelimeler: şuralı buralı

AŞURELİK

[sıfat]

  • Aşure yapmada kullanılan

    Aşurelik buğday.

[isim]

  • Aşure dağıtmaya yarayan kap

ŞURASI

[isim]

  • Şu yer

    Şurasının manzarası daha güzel.

  • Şu

    Şurasını unutmayın ki bilgisizlik her türlü felakete yol açabilir.

ŞURADA

[zarf]

  • Şu yerde

Ata Sözleri ve Deyimler

  • şurada burada

HOŞUR (Kelime Kökeni: Ermenice)

[sıfat]

  • Değersiz, kaba, bayağı

[argo]

  • Şişman, dolgun (kadın)

    Ah, bir hoşur karıya rast gelsem. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

ŞURUP (Kelime Kökeni: Arapça şurūb)

[isim]

  • Çok kaynatılarak koyulaştırılmış şerbet

    Sen hele şu kadayıfın şurubuna bir göz atıver. - Attila İlhan

  • Çeşitli meyve özleri ve şekerin kaynatılmasıyla elde edilen içecek

    Vişne şurubu.

  • İçinde çok miktarda şeker bulunan koyu sıvı kıvamda olan ilaç

    Kuvvet şurubu.

Birleşik Kelimeler: ahududu şurubu, elma şurubu, kızılcık şurubu, vişne şurubu

ŞURACIK

[isim]

  • Yakın ve belirli bir yer

ŞURACIKTA

[zarf]

  • Yakın ve belirli bir yerde

    Hemen, şimdi, şuracıkta, gece yarısı bizi evlendireceksin! - Refik Halit Karay

UYUŞURLUK

[isim]

  • Uyuşum

FOŞURDAMA

[isim]

  • Foşurdamak işi

FOŞURDATMA

[isim]

  • Foşurdatmak işi

FOŞURDAMAK

[nesnesiz]

  • Foşur foşur ses çıkarmak