İçinde Şma Bulunan 6 Harfli Kelimeler
İçerisinde ŞMA olan 6 harfli 22 kelime bulunuyor. İçinde ŞMA olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "şma ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
ŞAŞMAZ16,
TAŞMAK
-
Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak
Hayvanın ağzından taşan beyaz köpüklere biraz da kan karıştı. - Haldun Taner
- Akarsu, yatağından çıkarak çevresini kaplamak
-
Bir yere veya şeye sığmamak
Kasketinden taşmış siyah saçları yakına gelince çok kırçıllaştı. - Sait Faik Abasıyanık
-
İnsan, nesne vb. çokça bulunmak, sayısı artmak
Gösteri o kadar güzeldi ki seyirciler salondan taşmıştı.
-
Öfke, sabırsızlık veya heyecan yüzünden kendini tutamamak
Acaba bizim taşıp köpürmelerimizi pek çocukça mı bulmuştu? - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
ATIŞMA
-
Atışmak işi
Başka karı kocalar gibi ikide bir atışma âdetimiz yoktur. - Refik Erduran
- Saz şairleri, belli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söyleme
ALIŞMA
-
Alışmak işi, istinas, ülfet
İşin çetinliği devam ve alışma sayesinde hissedilmez olur. - Necip Fazıl Kısakürek
AKIŞMA
- Akışmak işi
- Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması
KUŞMAR
- Kuş avlamak için hazırlanmış tuzak, kuş tuzağı
KOŞMAK
-
Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek
Ben kaçıyorum, abim de arkamdan koşuyor. - Adalet Ağaoğlu
-
Bir yere ivedilikle gitmek
Pencerede dolaşan gölgelerden bir şeyler sezmeye çalışarak koşuyorum. - Yusuf Ziya Ortaç
-
Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak
Yok, yok, dedi, akşamdan beri ben koştum, biraz da onlar yorulsunlar. - Memduh Şevket Esendal
-
Koşuya çıkmak
Doru at bugün koşmayacak.
-
Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek
İki yıldır bu işin peşinden koşuyorum.
- Birlikte iş görmesi için bir şeyi, bir kimseyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek
-
Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak
Atları arabaya koşmak.
-
Birini, bir işte görevlendirmek
İşe koşmak.
ONAŞMA
- Onaşmak durumu
ULAŞMA
-
Ulaşmak işi
On yedinci yüzyıldan beri Batı Yeni Çağa ulaşma yolundadır. - Falih Rıfkı Atay
BAŞMAL (Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça māl)
- Sermaye
BAŞMAK
- Ayakkabı
OLUŞMA
-
Oluşmak işi, teşekkül
Meşrutiyet Dönemi'nde tiyatro eserlerinin oluşmasında iki önemli etki buluyoruz. - Metin And
YAŞMAK
-
Kadınların ferace ile birlikte kullandıkları, gözleri açıkta bırakan, ince yüz örtüsü
Çıka çıka, yaşmak feraceli, kazık gibi bir kadın çıktı. - Sermet Muhtar Alus
- Başla birlikte yüzü, ağzı kapatan örtü
ŞİŞMAN
-
Deri altında fazla yağ toplanması sebebiyle vücudun her yanı şişkin görünen (kimse), şişko, mülahham
Şişman odacı sahanlıkta bir daha gözüktü. - Ercüment Ekrem Talu
ŞAŞMAK
-
Umulmayan, beklenmeyen veya olağanüstü bir olay, bir olgu karşısında şaşkın duruma gelmek, hayret etmek
Aynı anda nasıl olur da başka bir iş tutabileceğine şaşar kalırdınız. - Bedri Rahmi Eyuboğlu
-
Yolundan sapmamak, gidişini değiştirmemek, veya yanılmamak
Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma / Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma - Tevfik Fikret
-
Şaşırmak
Yolunu şaşmak. Gününü şaşmak.
AZIŞMA
- Azışmak işi