İçinde Şkü Bulunan Kelimeler

İçinde ŞKÜ olan 15 kelime bulunuyor. İçerisinde ŞKÜ geçen kelimeler ve kelime anlamları.

13 Harfli Kelimeler

KEŞKÜLÜFUKARA27

12 Harfli Kelimeler

ŞKÜNLEREVİ27, DÜŞKÜNLEŞMEK25, MÜŞKÜLPESENT25, MÜŞKÜLLEŞMEK24

11 Harfli Kelimeler

ŞKÜNLEŞME24, MÜŞKÜLLEŞME23

10 Harfli Kelimeler

ŞKÜLATLI19

9 Harfli Kelimeler

ŞKÜNLÜK20

8 Harfli Kelimeler

ŞKÜLAT16

7 Harfli Kelimeler

ŞKÜLE15

6 Harfli Kelimeler

ŞKÜN15, MÜŞKÜL14, KEŞKÜL11

5 Harfli Kelimeler

ŞKÜ14

KEŞKÜL (Kelime Kökeni: Farsça keşkūl)

[isim]

[eskimiş]

  • Gezici bazı dervişlerin ve dilencilerin ellerinde tuttukları, Hindistan cevizi kabuğundan, metalden veya abanozdan yapılmış dilenci çanağı

    Ne zaman birisi keşkülüme para atsa hızla, telaşla, kaçarcasına, gözlerini gözlerime değdirmeden yapar bunu. - Elif Şafak

  • Üstüne dövülmüş fıstık ve Hindistan cevizi dökülen bir tür süt tatlısı, keşkülüfukara

Birleşik Kelimeler: keşkülüfukara

MÜŞKÜL (Kelime Kökeni: Arapça muşkil)

[sıfat]

  • Güç, zor, çetin

    Mektubunuzu aldım, çok müşkül olan sualinize hatıralarımı yoklayarak cevap vermeye çalışacağım. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[isim]

  • Engel, güçlük, zorluk

    Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi. - Yahya Kemal Beyatlı

DÜŞKÜ

[isim]

  • Uğraşı

MÜŞKÜLE

[isim]

  • Bağ bozumuna yakın bir zamanda yetişen, kalınca kabuklu, iri ve uzun taneli bir üzüm

DÜŞKÜN

[sıfat]

  • Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, âşıklı, tutkun

    Onlar kadar birbirine düşkün, birbirine uymuş bir çift daha ömrümde görmedim desem yeri vardır. - Halide Edip Adıvar

  • Meraklı

    İnsan ise memnu olan şeye düşkündür. - Burhan Felek

  • Geçim sıkıntısına düşmüş

    Eski arkadaşının düşkün bulunduğu hâlinden anlaşılıyordu. - Refik Halit Karay

  • Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş

    Zavallı, arabasını satmış, düşkün bir hâldeydi. - Yahya Kemal Beyatlı

  • Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş

    Artık şimdi öyle düşkün bir babayım ki / Yüreğim hun, sayhalarım boğuk boğuktur - Enis Behiç Koryürek

[mecaz]

  • Değer ve onurunu yitirmiş

[mecaz]

  • Kötü yola düşmüş, ahlaksız

    Emniyet memurları Beyoğlu'nun çalgılı bahçelerinden yüz yirmi düşkün kız derleyip toplamış. - Yusuf Ziya Ortaç

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ... düşkünü (olmak)
  • düşkün olmak

Birleşik Kelimeler: düşkünlerevi, düşkünler yurdu, boğazına düşkün, canına düşkün, gırtlağına düşkün, nefsine düşkün, dayak düşkünü, devlet düşkünü, duvak düşkünü, fırsat düşkünü, ikbal düşkünü, kılık kıyafet düşkünü, kıyafet düşkünü, kibar düşkünü, kibarlık düşkünü, kitap düşkünü, koltuk düşkünü, menfaat düşkünü, surat düşkünü

MÜŞKÜLAT (Kelime Kökeni: Arapça muşkilāt)

[isim]

  • Güçlük, güçlükler, zorluklar

    İtiraf edelim ki dünkü halkımız henüz sanata karşı hazırlıklı olmadığı için çok büyük müşkülata maruz kalıyordu. - Asaf Halet Çelebi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • müşkülat çekmek
  • müşkülat çıkarmak

MÜŞKÜLATLI

[sıfat]

  • Güçlüğü olan, zorluk içinde olan

    Hey Allah'ım! Ben ne müşkülatlı bir mevkide kalmışım şimdi. - Osman Cemal Kaygılı

DÜŞKÜNLÜK

[isim]

  • Düşkün olma durumu, iptila

    Alçak gönüllü bir aydın. Hiç gösteriş düşkünlüğü yok. - Necati Cumalı

  • Çoğu kez bünyeye bağlı sürekli ve aşırı güçsüzlük
  • Rezillik, insana yakışmayan hayat biçimi

    Şerefiyle, askerce ölüvermiş olsaydı bu düşkünlüğü görmeyecekti. - Refik Halit Karay

  • Paraca sıkıntıda olma, gözden düşme

    Fakat hanımlık kısa sürdü, devlet düşkünlüğü kolay değil. - Reşat Nuri Güntekin

Birleşik Kelimeler: ikbal düşkünlüğü, kitap düşkünlüğü

MÜŞKÜLLEŞME

[isim]

  • Müşkülleşmek durumu

MÜŞKÜLLEŞMEK

[nesnesiz]

  • Müşkül duruma girmek, güçleşmek, zorlaşmak

    Fırkayı kurmak son derece müşkülleşir. - Attila İlhan

DÜŞKÜNLEŞME

[isim]

  • Düşkünleşmek durumu

DÜŞKÜNLEŞMEK

[nesnesiz]

  • Düşkün duruma gelmek

MÜŞKÜLPESENT (Kelime Kökeni: Arapça muşkil + Farsça -pesend)

[sıfat]

  • Güçbeğenir
  • Bir işi yapmamak için türlü bahaneler uyduran

KEŞKÜLÜFUKARA (Kelime Kökeni: Farsça keşkūl + Arapça fuḳarā)

[isim]

  • Keşkül

DÜŞKÜNLEREVİ

[isim]

  • Çalışma gücünden yoksun, kazancı olmayan yoksul kimselerin barındırıldığı toplumsal bir yardım kuruluşu, bakım yurdu, darülaceze