İçinde Şel Bulunan Kelimeler

İçinde ŞEL olan 50 kelime bulunuyor. İçerisinde ŞEL geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Şel ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

13 Harfli Kelimeler

NEŞELENDİRMEK19, KAŞELETTİRMEK17

12 Harfli Kelimeler

ENDİŞELENMEK18, NEŞELENDİRME18, KAŞELETTİRME16

11 Harfli Kelimeler

KLİŞELEŞMEK18, TİRŞELEŞMEK18, ENDİŞELENME17

10 Harfli Kelimeler

KLİŞELEŞME17, ŞİŞELENMEK17, TİRŞELEŞME17, KAŞELENMEK14, KAŞELETMEK14, NEŞELENMEK14, RAŞELENMEK14

9 Harfli Kelimeler

FAHİŞELİK22, DEŞELEYİŞ19, KÖŞELEMEK19, EŞELMOBİL16, ŞİŞELENME16, ŞİŞELEMEK16, DEŞELEMEK15, NEŞELENİŞ15, EŞELENMEK13, KAŞELEMEK13, KAŞELENME13, KAŞELETME13, NEŞELENME13, RAŞELENME13

8 Harfli Kelimeler

ŞELEME18, ŞİŞELEME15, DEŞELEME14, ENDİŞELİ13, EŞELEMEK12, EŞELENME12, KAŞELEME12, ATAŞELİK11

7 Harfli Kelimeler

ŞELİK16, ŞİŞELİK13, EŞELEME11, MEŞELİK11, MENŞELİ11

6 Harfli Kelimeler

ŞELİ17, KÖŞELİ15, EŞELEK9, KAŞELİ9, NEŞELİ9, ŞELALE9

5 Harfli Kelimeler

ŞELEK8

4 Harfli Kelimeler

ŞELF13

ŞELEK

[isim]

[halk ağzında]

  • Sırtta taşınan yük
  • Boynuzunun biri kırık hayvan

EŞELEK

[isim]

[halk ağzında]

  • Elma, armut, ayva vb. meyvelerin yenmeyen iç bölümü

KAŞELİ

[sıfat]

  • Kaşesi olan

[isim]

  • İşverenin, kendisine başkaca bir yükümlülüğü olmadan çalışma süresine göre ücret verdiği kimse

NEŞELİ

[sıfat]

  • Sevinçli, keyifli, şen, pürneşe

    Yaşadığımızın önemini ve yapıp ettiklerimizde ölçüyü gözeterek yani edebe riayet ederek hem ciddi hem neşeli olabiliriz. - İsmet Özel

[zarf]

  • Sevinçli, keyifli, şen bir biçimde

    Onu o kadar neşeli karşıladı ki hemen keyfi yerine geldi. - Peyami Safa

ŞELALE (Kelime Kökeni: Arapça şelāle)

[isim]

[coğrafya]

  • Büyük çağlayan, çavlan

ATAŞELİK

[isim]

  • Ataşe olma durumu
  • Ataşenin görev yaptığı yer

EŞELEME

[isim]

  • Eşelemek işi

    Anadolu'yu ana yurt saymaya, topraklarımızın tarihini onunla eşelemeye Atatürk ile başlamışız. - Sabahattin Eyuboğlu

MEŞELİK

[isim]

  • Meşe korusu veya meşe ormanı

MENŞELİ

[sıfat]

  • Kökeni olan, kökenli

EŞELEMEK

[-i]

  • Toprak, kül gibi toz durumunda bulunan şeyleri hafifçe kazıp karıştırmak

    Eşeledik külleri, kıvılcımlar parladı. - Cahit Uçuk

  • Dağıtıp karıştırmak

    Canan'ın odasında, ayaklarıyla yorganı eşeleyip karyolayı sarsarak hıçkırırken buldu. - Peyami Safa

[mecaz]

  • Bir işin, sorunun aslını anlamaya çalışmak, kurcalamak

    Bunu burada eşeleyip kimseyi üzmek istemeyiz. - Haldun Taner

EŞELENME

[isim]

  • Eşelenmek işi

    Affetme duygusunun altında yatan nedenler eşelenmeye değer. - Haldun Taner

KAŞELEME

[isim]

  • Kaşelemek işi

EŞELENMEK

[nesnesiz]

  • Eşeleme işi yapılmak

    Dünyanın sorunları eşelendikçe altından yeni sorunlar çıkıyor. - Salâh Birsel

  • Bulunduğu yeri kendi kendine eşelemek

    İleride, ilkbahar keyfi içinde, dört ayağı havada eşelenen boz merkebi görüyor musunuz? - Necip Fazıl Kısakürek

KAŞELEMEK

[-i]

  • Resmî bir belgeyi kaşe ile damgalamak, mühürlemek

KAŞELENME

[isim]

  • Kaşelenmek durumu