İçinde Şay Bulunan Kelimeler
İçinde ŞAY olan 17 kelime bulunuyor. İçerisinde ŞAY geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Şay ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
12 Harfli Kelimeler
BOŞAYIVERMEK28,
11 Harfli Kelimeler
BOŞAYIVERME27, OKŞAYICILIK23, BOŞAYABİLME22, HİSSEİŞAYİA22
8 Harfli Kelimeler
OKŞAYICI19
7 Harfli Kelimeler
YAŞAYIŞ18, KÜŞAYİŞ17, OKŞAYIŞ17, ŞAYESTE13
5 Harfli Kelimeler
ŞAYKA10, ŞAYİA10, ŞAYAN10, ŞAYAK10, ŞAYET10
4 Harfli Kelimeler
ŞAYİ9
ŞAYİ (Kelime Kökeni: Arapça şāyiʿ)
- Yaygın, yayılmış (söz veya haber)
- Bir şeyin her noktasıyla ilgisi bulunan (pay)
ŞAYKA (Kelime Kökeni: Macarca sajka)
- Türklerin Karadeniz'deki ırmak kıyılarının korunmasında, Rus Kazakların kıyılara saldırmada kullandıkları altı düz, yayvan gemi
ŞAYİA (Kelime Kökeni: Arapça şāyiʿa)
-
Yayılmış haber, yaygın söylenti, duyultu
Hava arada bir bu hâle bir panik niteliği veren korkunç şayialarla dolup boşalıyordu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Birleşik Kelimeler: hisseişayia
ŞAYAN (Kelime Kökeni: Farsça şāyān)
- Uygun, yaraşır, değer, layık
ŞAYAK (Kelime Kökeni: Rumca)
-
Kaba dokunmuş, dayanıklı bir çeşit yün kumaş
Arkasında siyah şayaktan bir sivil elbise vardı. - Reşat Nuri Güntekin
-
Bu kumaştan yapılmış elbise
Beyaz şayaklar giymiş, kuvvetli, güzel, genç bir âşık. - Ömer Seyfettin
ŞAYET (Kelime Kökeni: Farsça şāyed)
-
Eğer
Bu parayı şayet sen ben vermezsek veren, başkaları olacak. - Ercüment Ekrem Talu
ŞAYESTE (Kelime Kökeni: Farsça şāyeste)
- Uygun, yakışır
KÜŞAYİŞ (Kelime Kökeni: Farsça guşāyiş)
-
Açıklık, ferahlık
Bu yıl Çamlıca horozlarının sesleri harikulade bir küşayişle gür ve işlekti. - Abdülhak Şinasi Hisar
OKŞAYIŞ
-
Okşama işi
Orada sıcak alna latif bir serinlik veren bir okşayış meltemi eser. - Hüseyin Cahit Yalçın
YAŞAYIŞ
-
Yaşama işi
Bir arada yaşayış, akrabalık kadar kuvvetli bir tesanüt yaratabilir. - Cemil Meriç
OK
- Yayla atılan, ucunda sivri bir demir bulunan ince ve kısa tahta çubuk
- Yön göstermek amacıyla belli yerlere konulabilen, oka benzer işaret
-
At arabası, kağnı vb. araçlarda koşum hayvanlarının bağlandığı ağaç
Dörtnala koşan bir yük arabasının oku böğrüme çarptı. - Ömer Seyfettin
- Bir dairede bir kirişin ortasında bu kirişi gören yayın ortasına indirilen doğru parçası
Ata Sözleri ve Deyimler
- ok atmak
- ok gibi (yerinden) fırlamak
- ok yaydan (veya yayından) çıkmak
Birleşik Kelimeler: ok meydanı, ok yılanı, suoku
BOŞAYABİLME
- Boşayabilmek işi
HİSSEİŞAYİA (Kelime Kökeni: Arapça ḥiṣṣe + şāyiʿa)
- Ortak mülkiyette ayrılmamış pay
BOŞAYABİLMEK
- Boşama ihtimali veya imkânı bulunmak
- Boşamaya gücü yetmek
OK
- Yayla atılan, ucunda sivri bir demir bulunan ince ve kısa tahta çubuk
- Yön göstermek amacıyla belli yerlere konulabilen, oka benzer işaret
-
At arabası, kağnı vb. araçlarda koşum hayvanlarının bağlandığı ağaç
Dörtnala koşan bir yük arabasının oku böğrüme çarptı. - Ömer Seyfettin
- Bir dairede bir kirişin ortasında bu kirişi gören yayın ortasına indirilen doğru parçası
Ata Sözleri ve Deyimler
- ok atmak
- ok gibi (yerinden) fırlamak
- ok yaydan (veya yayından) çıkmak
Birleşik Kelimeler: ok meydanı, ok yılanı, suoku