İçinde Iza Bulunan Kelimeler

İçinde IZA olan 43 kelime bulunuyor. İçerisinde IZA geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Iza ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

ARIZALANIVERMEK27, ARIZALANABİLMEK22

14 Harfli Kelimeler

ARIZALANIVERME26, ARIZALANABİLME21

11 Harfli Kelimeler

SAĞLIĞINIZA32, ARIZASIZLIK21, KIZARTILMAK17, ARIZALANMAK16

10 Harfli Kelimeler

HIZARCILIK23, KIZAMIKÇIK20, SARIZAMBAK18, KIZARIKLIK16, KIZARTILMA16, ARIZALANMA15, KIZAKLAMAK15

9 Harfli Kelimeler

HAFIZASIZ28, KIZARTICI18, KIZAMIKLI16, KIZARTILI15, KIZAKLAMA14, KIZARTMAK14

8 Harfli Kelimeler

HAFIZALI23, HAFIZA22, DAYIZADE18, ARIZASIZ17, KIZAKLIK13, KIZANLIK13, KIZARMAK13, KIZARTMA13

7 Harfli Kelimeler

HIZARCI19, KIZARIŞ15, KIZAMIK13, ARIZALI12, KIZARIK12, KIZARMA12, KIZARTI12

6 Harfli Kelimeler

HAFIZA20

5 Harfli Kelimeler

HIZAR13, SIZAK10, ARIZA9, KIZAK9, KIZAN9

4 Harfli Kelimeler

RIZA8

RIZA (Kelime Kökeni: Arapça riżā)

[isim]

[eskimiş]

  • Razı olma, isteme, istek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rıza göstermek
  • rızasını almak
  • rızası olmak

Birleşik Kelimeler: gönül rızası

ARIZA (Kelime Kökeni: Arapça ʿāriża)

[isim]

  • Aksama, aksaklık, bozulma

[coğrafya]

  • Engebe

[müzik]

  • Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • arıza yapmak

KIZAK

[isim]

  • Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt

    Sokağa çıkıp tahta kızağıyla onu kaydırmak istedim. - Reha Mağden

  • Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça
  • Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası

[denizcilik]

  • Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kızağa çekmek (veya almak)
  • kızak yapmak

Birleşik Kelimeler: su kızağı

KIZAN

[isim]

[halk ağzında]

  • Erkek çocuk
  • Silahlı köy delikanlısı

    Kızanlarla köyün eşiğinde ertesi gün öğle vakti, Menderes Köprüsü'ndeki köpekleri tepelemeye ant içtik. - Halide Edip Adıvar

  • Çoluk çocuk

Birleşik Kelimeler: kız kızan

[isim]

[halk ağzında]

  • Dişi köpek, kedi gibi hayvanların çiftleşme isteği gösterdikleri durum veya zaman

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kızana gelmek

SIZAK

[isim]

[halk ağzında]

  • Dağ sırtlarında, taş aralarından sızan su, küçük pınar

ARIZALI

[sıfat]

  • Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.)

[eskimiş]

  • Engebeli

    Ordu arızalı fakat kısa bir yoldan yürüyüşe tekrar başladı. - Feridun Fazıl Tülbentçi

[mecaz]

  • Yarım yamalak

    Eniştemizin memuriyet hayatı büsbütün duraklayacağı yerde arızalı seyrine devam ediyorsa bu ancak babasının sayesinde oluyordu. - Abdülhak Şinasi Hisar

KIZARIK

[sıfat]

  • Kızarmış

KIZARMA

[isim]

  • Kızarmak işi

KIZARTI

[isim]

  • Kızarmış yer

KIZAKLIK

[isim]

  • Döşeme tahtalarının altına çaprazlama olarak konulan uzun ve yassı direklerden her biri

KIZANLIK

[isim]

  • Kızan olma durumu

KIZARMAK

[nesnesiz]

  • Kırmızı veya ona yakın bir renk almak

    Nihat, yüzü kızarmış, alçak sesle söylendi. - Peyami Safa

  • Bazı sebze ve meyveler olgunlaşmaya başlamak, olgunlaşmak

    Meyveler kızarmadan dalı üstünde soldu / Irmak yatağı kumsal, kırlar dikenlik oldu - Faruk Nafiz Çamlıbel

  • Utanç, öfke vb. duyguların etkisiyle, kanın yüze hücumu sonucu yüz kırmızı bir renk almak
  • Yiyecekler tavada kızgın yağ içinde veya ateşte kırmızılaşarak pişmek

    Sofrada tarhana çorbası, kızarmış tavuk, bulgur pilavı vardı. - Yaşar Kemal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kızarıp bozarmak

KIZARTMA

[isim]

  • Kızartmak işi
  • Kızartılarak hazırlanmış yemek

    Kabak kızartması. Patlıcan kızartması.

[sıfat]

  • Kızartılarak pişirilmiş

    Kızartma et.

Birleşik Kelimeler: patlıcan kızartması

KIZAMIK

[isim]

[tıp]

  • Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık

HIZAR (Kelime Kökeni: Farsça ḫarās)

[isim]

  • Tahta ve kereste biçmeye yarayan, elektrik ve su gücüyle çalışan büyük bıçkı