İçinde Iz Bulunan 5 Harfli Kelimeler

İçerisinde IZ olan 5 harfli 45 kelime bulunuyor. İçinde IZ olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Iz ile başlayan 5 harfli kelimeler. ız ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HIFIZ20, HAFIZ19, YAĞIZ18, HAYIZ15, LAFIZ15, HIZIR14, HIZLI14, HIZMA14, HAMIZ14, IZGIN14, SIZ14, HIZAR13, HIZLA13, KIZ13, CIZIK13, CILIZ13, CAMIZ13, AYSIZ12, ADSIZ12, BIZIR12, ISSIZ12, ANDIZ11, DALIZ11, KABIZ11, KIMIZ11, NABIZ11, SIZMA11, YALIZ11, ARSIZ10, ANSIZ10, KIZIL10, KIZMA10, KIZIK10, RIZIK10, SIZAK10, SARIZ10, SAKIZ10, TIKIZ10, ARIZİ9, ARIZA9, ALTIZ9, IZRAR9, KIZAK9, KIZAN9, NAKIZ9

ARIZİ (Kelime Kökeni: Arapça ʿāriżī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Sonradan olan, dıştan gelen
  • Geçici, eğreti

    Yoksa, arızi bir şeydir ihtiyarlık ve sonu gençliktir. - Nazım Hikmet

ARIZA (Kelime Kökeni: Arapça ʿāriża)

[isim]

  • Aksama, aksaklık, bozulma

[coğrafya]

  • Engebe

[müzik]

  • Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • arıza yapmak

ALTIZ

[sıfat]

  • Altısı bir arada doğan (çocuk)

IZRAR (Kelime Kökeni: Arapça iżrār)

[isim]

[eskimiş]

  • Zarar verme, zarara sokma

KIZAK

[isim]

  • Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt

    Sokağa çıkıp tahta kızağıyla onu kaydırmak istedim. - Reha Mağden

  • Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça
  • Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası

[denizcilik]

  • Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kızağa çekmek (veya almak)
  • kızak yapmak

Birleşik Kelimeler: su kızağı

KIZAN

[isim]

[halk ağzında]

  • Erkek çocuk
  • Silahlı köy delikanlısı

    Kızanlarla köyün eşiğinde ertesi gün öğle vakti, Menderes Köprüsü'ndeki köpekleri tepelemeye ant içtik. - Halide Edip Adıvar

  • Çoluk çocuk

Birleşik Kelimeler: kız kızan

[isim]

[halk ağzında]

  • Dişi köpek, kedi gibi hayvanların çiftleşme isteği gösterdikleri durum veya zaman

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kızana gelmek

NAKIZ (Kelime Kökeni: Arapça naḳż)

[isim]

[eskimiş]

  • Bozma, çözme
  • Kırma

Birleşik Kelimeler: nakzetmek

ARSIZ

[sıfat]

  • Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse)

    Arsız ve aptal mahalle çocuğu rolüne çıkmıştı. - Bedri Rahmi Eyuboğlu

  • Açgözlü davranan (kimse)

[mecaz]

  • Kolayca üreyebilen (bitki)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • arsızın yüzüne tükürmüşler, "yağmur yağıyor" demiş

Birleşik Kelimeler: arsız arsız, dayak arsızı, tokat arsızı

ANSIZ

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Anlayışsız, akılsız

[zarf]

  • (a'nsız) Ansızın

KIZIL

[isim]

  • Parlak kırmızı renk

[sıfat]

  • Bu renkte olan

    Sular sarardı... Yüzün perde perde solmakta / Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta - Ahmet Haşim

[sıfat]

[mecaz]

  • Aşırı derecede olan

    Softalar arasında kızıl bir kavga kopmuştu. - Falih Rıfkı Atay

[mecaz]

  • Komünist

[tıp]

  • Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık

[halk ağzında]

  • Altın

Birleşik Kelimeler: kızılağaç, Kızılbaş, kızılboya, kızılçam, Kızılderili, Kızılelma, kızılgeyik, kızıl ısı, kızıl iblis, kızılkanat, kızılkantaron, kızıl kıyamet, kızılkök, kızılkurt, kızılkuyruk, kızılötesi, kızılsöğüt, kızıl su yosunları, kızılşap, kızılyaprak, kızılyara, kızıl yel, kızılyörük, kankızıl

KIZMA

[isim]

  • Kızmak işi

    Şimdi artık kızma sırası bana gelmişti. - Reşat Nuri Güntekin

KIZIK

[isim]

[tarih]

  • Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri

RIZIK (Kelime Kökeni: Arapça rizḳ)

[isim]

  • Yiyecek, içecek şey, azık

    Kimi mevtasına kefen biçmiyor / Kimi helal rızkı yiyip içmiyor. - Seyrani

[din bilgisi]

  • Tanrı'nın bütün yarattıklarına verdiği nimet

    Bizden şerefli yırtıcı kuş, kan emen böcek / Tanrı'm o yolda rızkını vermiş, kusuru yok. - Mehmet Çınarlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rızkını çıkarmak

SIZAK

[isim]

[halk ağzında]

  • Dağ sırtlarında, taş aralarından sızan su, küçük pınar

SARIZ

[isim]

  • Kayseri iline bağlı ilçelerden biri