İçinde Iv Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde IV olan 8 harfli 41 kelime bulunuyor. İçinde IV olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "ıv ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HAVACIVA28, BAHÇIVAN24, YIVIŞMAK22, KIVAMSIZ21, KIVILCIM21, SIVIŞMAK21, KIVIRCIK20, KIVRILIŞ20, SIVAŞMAK20, CIVITMAK20, CIVIKLIK20, IVERME19, IVERME19, KIVANÇLI19, KIVRACIK19, KIVRANIŞ19, ZIVANALI19, CIVATALI19, KIVRAKÇA18, KIVRIMLI18, SIVINMAK18, TIRIVIRI18, ASIVERME17, ISIVEREN17, KIVIRMAK17, KIVIRTMA17, KIVRILMA17, KIVRINTI17, MARSIVAN17, SIVALAMA17, SIVANMAK17, SIVATMAK17, ANIVERME16, ATIVERME16, AKIVERME16, ALIVERME16, KIVANMAK16, KIVRAMAK16, KIVRANMA16, KIVRANTI16, KIVRATMA16

ANIVERME

[isim]

  • Anıvermek işi

ATIVERME

[isim]

  • Atıvermek işi

AKIVERME

[isim]

  • Akıvermek işi

ALIVERME

[isim]

  • Alıvermek işi

KIVANMAK

[-e]

[-le]

  • Övünülecek bir olaydan dolayı sevinmek, iftihar etmek, memnun olmak

KIVRAMAK

[nesnesiz]

[halk ağzında]

  • Buruşup toplanmak, kıvırcık duruma gelmek

    İplik kıvradı.

  • Hızlı yürümek
  • Harekete geçmek

KIVRANMA

[isim]

  • Kıvranmak işi

    Bütün zehirlenen köpeklerde görülen ihtilaçlarla kıvranmaya, çırpınmaya başlamıştı. - Halide Edip Adıvar

KIVRANTI

[isim]

  • Kararsızlık, sıkıntı

    ... ne yapacağını bilememenin kıvrantısı içinde... - Haldun Taner

KIVRATMA

[isim]

  • Kıvratmak işi

ASIVERME

[isim]

  • Asıvermek işi

ISIVEREN

[sıfat]

[kimya]

  • Isı açığa çıkaran, çevresine ısı salan (birleşme, tepkime), ekzotermik

KIVIRMAK

[-i]

  • Herhangi bir şeyi bükmek

    Fino, beni görünce kuyruğunu kıvırıp düşmanca havlaya havlaya beyaz dişlerini gösterdi. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Kenarından katlamak
  • Bir giysinin veya kumaşın kenarını bükerek tersinden dikmek
  • Kalçalarını iki yana sallayarak oynamak veya yürümek
  • Uydurup söylemek

    Gene yalanları kıvırdı.

[-e]

  • Saptırmak, çevirmek

    Arabayı birdenbire sağa kıvırdı.

[nesnesiz]

  • Yapmak istememek, yan çizmek

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Başarmak, başa çıkmak, becermek, hakkından gelmek

    Hâlbuki Nahit onu odasına çekip de baş başa prova yaptığı zamanlarda pekâlâ kıvıracağa benziyordu. - Tarık Buğra

[argo]

  • Dolandırmak

    Peki bu kız, zarar ziyan hesabının federasyona üç misli gösterilip Zühtü'nün düğün parasını kıvırdığını bilmez mi? - Emine Işınsu

KIVIRTMA

[isim]

  • Kıvırtmak işi

KIVRILMA

[isim]

  • Kıvrılmak işi

    Babasına dille değil, sancıdan ölüyor gibi birkaç kıvrılma, burkulma ile karşılık verdi. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[jeoloji]

  • Yer kabuğunun içten gelen etkenlerle dalgalı bir biçim alması

KIVRINTI

[isim]

  • Kıvrım
  • Kıvrılan yer, dönemeç

    Yolun kıvrıntısında.