İçinde Is Bulunan 5 Harfli Kelimeler
İçerisinde IS olan 5 harfli 29 kelime bulunuyor. İçinde IS olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Is ile başlayan 5 harfli kelimeler. ıs ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
NISIF14,
ISTAR (Kelime Kökeni: Rumca)
- Halı, kilim dokunan tezgâh
ISRAR (Kelime Kökeni: Arapça iṣrār)
-
Direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma
Ben hiçbir yerde yemeğe bu kadar ısrar görmedim. - Fikret Otyam
Ata Sözleri ve Deyimler
- ısrar etmek
ISLAK
-
Suya batırılmış, üzerine su dökülmüş veya yağmurdan ıslanmış olan
Baş başa uzandık seninle ıslak / Çimenlerine yaz bahçelerinin - Ahmet Hamdi Tanpınar
-
Herhangi bir nedenle yaşarmış, sulanmış
Hastanın soğuk terle ıslak alnına avucunu koyarak durdu. - Peyami Safa
Birleşik Kelimeler: ıslak imza, ıslak karga, ıslak mendil, ıslak zemin
ISKAT (Kelime Kökeni: Arapça isḳāṭ)
- Düşürme, aşağı atma
- Düşürülme
- Ölenlerin kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka
KISKA
- Arpacık soğanı
NAKIS (Kelime Kökeni: Arapça nāḳiṣ)
- Eksik, tam olmayan, bitmemiş, noksan
- Özrü, kusuru olan
- Eksi
-
Eksik, tam olmayan, bitmemiş, noksan biçimde
Nakıs kalan bilgilerimizi ikmale uğraşırlar. - Hüseyin Cahit Yalçın
ISLIK
-
Dudakların büzülerek veya parmağın dil üzerine getirilmesiyle çıkarılan ince ve tiz ses
Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık / Yalnız arabacının dudağında bir ıslık - Faruk Nafiz Çamlıbel
-
Bir şeyin çıkardığı ince ve tiz ses
Söz dişlerinin arasından keskin bir ıslık şiddetiyle çıktı. - Aka Gündüz
Ata Sözleri ve Deyimler
- ıslık çalmak
Birleşik Kelimeler: ıslık dili
KISIT
- Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması
- Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması, kısıtlılık, kısıtlama, hacir
Ata Sözleri ve Deyimler
- kısıt altına almak
KISKI
- Türlü maksatlarla iki şeyin arasına sokuşturulan, kıstırılan parça, kama, takoz
KISMA
- Kısmak işi
Birleşik Kelimeler: kısma ad
KISMİ (Kelime Kökeni: Arapça ḳismī)
- Bir şeyin yalnız bir bölümünü içine alan, tikel
Birleşik Kelimeler: kısmi felç, kısmi seçim
KISSA (Kelime Kökeni: Arapça ḳiṣṣa)
-
Ders çıkarılması gereken anlatı, olay
Babam, beni ve kız kardeşimi yanına çağırıp birtakım mucize ve keramet kıssaları anlatmayı da severdi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Birleşik Kelimeler: kıssadan hisse
KISIR
- Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan)
-
Ürün vermeyen (toprak)
Kısır toprak.
-
Verimsiz, yararsız, sonuçsuz
Kısır çalışma. Kısır tartışma.
- İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.), steril
Birleşik Kelimeler: kısır döngü
- Haşlanmış bulgur, taze soğan, maydanoz ve baharatla yapılan bir yemek türü
KISIK
- Kısılmış olan
-
Boğuk, güçlükle çıkan (ses)
Arkasından çıtırtılar, kısık sesler geliyordu. - Yusuf Atılgan
- Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan (göz kapağı)
- Kanyon
KISAS (Kelime Kökeni: Arapça ḳiṣāṣ)
-
Bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü kendisine aynı biçimde uygulayarak cezalandırma
Orada âdeta kısas kaidesi hükümfermadır, öldüren ölüme yollanır. - Refik Halit Karay
Ata Sözleri ve Deyimler
- kısas etmek
Birleşik Kelimeler: kısasa kısas
- Kıssalar, hikâyeler, öyküler