İçinde Int Bulunan 7 Harfli Kelimeler
İçerisinde INT olan 7 harfli 35 kelime bulunuyor. İçinde INT olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
YIĞINTI19,
KALINTI
- Artıp kalan şey, bakiye
-
Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe
Efes, Bergama'nın kalıntıları, ulaştıkları uygarlığı serer gözler önüne. - Necati Cumalı
- İz, işaret
-
Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey
Bu babacan, filozof ve hazırcevap insanlar kuşağı, tükenen bir görgü devrinin son kalıntıları gibidir. - Haldun Taner
KAKINTI
- Sözü dinlenmeyen, rezil, itilip kakılan kimse
KARINTI
- Anaforlarda oluşan çevrinti
- Geminin yanından vurarak gemiyi sarsan dalga
KATINTI
-
Birbirine katılmış karışık şeylerin her biri
Birçok dillerin katıntısı bir lehçe.
- Hayvan sürüsüne dışarıdan gelip katılan (hayvan)
TAKINTI
-
Bir durum ve sorunla ilişkisi olan başka durum veya sorun
Uykum kaçınca aklım bir şeye takılır ve o takıntıyı savuşturuncaya kadar gözüme uyku girmez. - Burhan Felek
- Bütünlemeye kalınan ders
- Küçük, önemsiz borç
-
Bir şeye hastalık derecesinde düşkünlük, obsesyon
Sözünü ettiğim takıntı bana rahmetli babamdan miras kaldı. - Ahmet Ümit
- İlişki kurulan kimse
ASKINTI
- Başkalarının sırtından geçinen (kimse)
- Karşı cinsi rahatsız eden (kimse)
Ata Sözleri ve Deyimler
- askıntı olmak
KIRINTI
-
Bir şeyden ayrılan küçük parça, parçacık
Beyaz etekliğindeki ekmek kırıntılarını kuşlara serper. - Sait Faik Abasıyanık
- Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun
- Küçük kalıntı
- Eser, iz, belirti
Birleşik Kelimeler: kırıntı külte, ekmek kırıntısı
KASINTI
-
Giyeceği daraltmak veya kısaltmak için yapılan eğreti dikiş
Bu kolun kasıntısını sökmeli.
- Büyüklenme, kurum, gurur
- Büyüklenen, gururlanan ve bunu davranışlarıyla belli eden (kimse)
MINTIKA (Kelime Kökeni: Arapça minṭaḳa)
- Bölge
Birleşik Kelimeler: serbest mıntıka
SALINTI
- Salınma işi
SAKINTI
- Sıkıntıya yol açabilecek durumlara karşı alınan önlem, ihtiyat
AYRINTI
-
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay
En küçük bir ayrıntıyı bile atlamayacaksın. - Ahmet Ümit
- Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat
- Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya
Ata Sözleri ve Deyimler
- ayrıntıda boğulmak
- ayrıntıya inmek
BAKINTI
-
Temel gereksinimleri karşılama
Üç yaşına kadar valideler çocuklarına pek az bir şey öğretebilecek veyahut hemen hiçbir şey öğretemeyecek, yalnız bir bakıntıdan ibaret bulunan hizmetlerinde bile... - Ahmet Midhat
KISINTI
- Her türlü gereksinimi karşılamada tutumlu davranma, kısma, azaltma
Ata Sözleri ve Deyimler
- kısıntı yapmak
KAYINTI
- Açlık bastırmaya, atıştırılmaya yarar yiyecek