İçinde Inm Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde INM olan 8 harfli 35 kelime bulunuyor. İçinde INM olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

SIĞINMAK19, ÇIRPINMA18, SIVINMAK18, ÇARPINMA17, TAŞINMAZ16, YAPINMAK16, YADSINMA15, TANINM14, TAPINMAK14, ÇALINMAK13, ÇATINMAK13, KIYINMAK13, KAÇINMAK13, KAZINMAK13, KAŞINMAK13, TAŞINMAK13, YIRTINMA13, BARINMAK12, BAKINMAK12, KISINMAK12, SIKINMAK12, YAKINMAK12, KILINMAK11, KIRINMAK11, KASINMAK11, SARINMAK11, SALINMAK11, SAKINMAK11, TINMAMAK11, TIKINMAK11, KARINMAK10, KALKINMA10, KALINMAK10, TANINMAK10, TAKINMAK10

KARINMAK

[nesnesiz]

  • Sallanarak karışmak

[halk ağzında]

  • Çiftleşmek

KALKINMA

[isim]

  • Kalkınmak işi

    Bu yazılarda Türkiye'nin kalkınması için ilim ve tekniğin lüzumuna sık sık işaret edilmiştir. - Mehmet Kaplan

  • İyileşme, şifa bulma

    Görünen, bir daha kalkınması artık pek zor. - Mehmet Akif Ersoy

Birleşik Kelimeler: kalkınma hızı

KALINMAK

[nesnesiz]

  • Kalma işi yapılmak

    Akşama kadar orada kalınır mı?

TANINMAK

[nesnesiz]

  • Kim veya ne olduğu bilinmek

    İçeride bir süre, tanınan bu sesin verdiği bir korku ile her şey sustu. - Refik Halit Karay

  • Herhangi bir özelliği ile bilinmek

    Tanınmak daha çok kendini tanıtmakla olabilir. - Metin And

  • Hukuki yönden varlığı kabul edilmek

TAKINMAK

[nesnesiz]

  • Kendine takmak

[-i]

[mecaz]

  • Bir nitelik veya durum almak

    Takındığı bu sıfatı boynundaki kravattan fazla mühimsediği de yoktu. - Falih Rıfkı Atay

KILINMAK

[nesnesiz]

  • Kılma işi yapılmak

    Camide namaz kılınır.

KIRINMAK

[nesnesiz]

  • Yürürken salınmak

[halk ağzında]

  • Oynamak, raks etmek

KASINMAK

[nesnesiz]

  • Kasılıp kalmak

[mecaz]

  • Büyüklenmek, kibirlenmek, kendini beğenmek

SARINMAK

[-e]

  • Kendi üstüne sarmak

    Çıkınca yıkandı, kurulandı, havluya sarınıp odasına döndü. - Yusuf Atılgan

SALINMAK

[nesnesiz]

  • Yürürken uyumlu hareketlerle hafifçe bir yandan bir yana eğilmek

    Vücudu o kadar narindi ki hafif rüzgârlarla sallanan salkım söğütler gibi oradan oraya salınıyor. - Sait Faik Abasıyanık

[-e]

  • Salma işine konu olmak

    İlaçlar yazıldı. Eczaneye adam salındı. - Memduh Şevket Esendal

SAKINMAK

[-i]

[-den]

  • Herhangi bir korku veya düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak durmak, içtinap etmek

    Bıçak kemiğe dayandı mı başkaldırır, canını sakınmaz, hakkını ister. - Adalet Ağaoğlu

  • Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak
  • Korumak, esirgemek, gözetmek

    Kendini tramvay ve otomobil tehlikelerinden sakınarak yürüdü. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

TIKINMAK

[nesnesiz]

[teklifsiz konuşmada]

  • Eline geçen yiyeceği oburca yemek

    Vebali boynuna, bunların karınlarına sığdırdıklarını bir insan tıkınamaz. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Yemek yemek

Birleşik Kelimeler: ıkına tıkına

BARINMAK

  • Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak

[nesnesiz]

  • Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak

    İnsan barınacak yerler yaptı, yiyeceğini pişirerek yemeye başladı. - Nazım Hikmet

  • Bir yerde yatarak geceyi geçirmek

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak

[mecaz]

  • Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak

    Girip çıktığı mesleklerin hiçbirinde üç dört, hadi bilemediniz, altı aydan fazla barınamadı. - Haldun Taner

BAKINMAK

[-e]

[nesnesiz]

  • Çevreye göz gezdirmek, araştırmak

    Etrafına bakındı fotoğrafçıları çağırmak için. - Ayşe Kulin

[halk ağzında]

  • Muayene olmak

KISINMAK

[-e]

[halk ağzında]

  • Kendi gereksinimlerini karşılamakta tutumlu davranmak, imsak etmek