İçinde Ikı Bulunan 11 Harfli Kelimeler

İçerisinde IKI olan 11 harfli 21 kelime bulunuyor. İçinde IKI olan 11 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ikı ile başlayan 11 harfli kelimeler. ıkı ile biten 11 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

FIKIRDAŞMAK25, ACIKIVERMEK23, SIKIYÖNETİM23, SIKIŞTIRICI23, ÇIKIŞABİLME22, FIKIRDATMAK22, FIKIRDAKLIK22, ÇIKIŞTIRMAK21, ÇIKIŞAMAMAK21, KIKIRDAKSIZ20, TIKIZLAŞMAK20, ÇIKILABİLME19, SIKIŞTIRMAK19, SIKILMAZLIK19, SIKILGANLIK19, ŞIKIRDATMAK19, BIKILABİLME18, TIKIŞTIRMAK18, KIKIRDATMAK16, TIKIRDATMAK16, TIKIMLANMAK15

TIKIMLANMAK

[nesnesiz]

  • Eline geçeni çok çabuka yemek

KIKIRDATMAK

[-i]

  • Kıkırdamasına sebep olmak

TIKIRDATMAK

[-i]

  • Tıkırdamasını sağlamak, tıkırdamasına sebep olmak

    Birkaç adım daha atsa Nuriye'nin kapısını bulacak, tıkırdatıp içeriye girecekti. - Burhan Günel

  • Yemeği bir taşım kaynatmak

BIKILABİLME

[isim]

  • Bıkılabilmek işi

TIKIŞTIRMAK

[-e]

[-i]

  • Boş yer kalmayacak biçimde doldurmak, gelişigüzel koymak, tıka basa sokmak

    Tam bir kutu çorabı tıkıştırdılar koltuğumun altına. - Nazım Hikmet

  • Acele ile birine bir şeyi yedirmeye çalışmak
  • İyice çiğnemeden yutarak yemek

    Musa tabaktaki peynirin yarısını, üç dilim ekmeği ve kâsede kalan tüm zeytinleri ağzına tıkıştırıp bir şey söylemeden çıktı evden. - Elif Şafak

ÇIKILABİLME

[isim]

  • Çıkılabilmek işi

SIKIŞTIRMAK

[-i]

  • Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak

    Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti. - Necati Cumalı

  • Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak
  • Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek

    İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar. - Reşat Nuri Güntekin

  • Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak

    Parmağını pencereye sıkıştırmak.

  • Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak

    Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar. - Refik Halit Karay

  • Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak

    Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş. - Memduh Şevket Esendal

[mecaz]

  • Zorlamak

    Kocakarı odadan çıktıkça ben Nuri'yi sıkıştırıyorum. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[argo]

  • Sarkıntılık etmek

SIKILMAZLIK

[isim]

  • Sıkılmaz olma durumu

    Hicap bir ayıp; utanmazlık, sıkılmazlık, yılışıklık bir meziyet oldu. - Burhan Felek

SIKILGANLIK

[isim]

  • Sıkılgan olma durumu

    Hâlinde tereddüde, sıkılganlığa, korkaklığa benzer hafif bir şaşkınlık var. - Peyami Safa

ŞIKIRDATMAK

[-i]

  • Şıkırtılı ses çıkartmak

    Boncuklu kapıyı şıkırdatarak eczaneye girdi. - Attila İlhan

KIKIRDAKSIZ

[sıfat]

  • Yapısında kıkırdak bulunmayan

TIKIZLAŞMAK

[nesnesiz]

  • Tıkız duruma gelmek

ÇIKIŞTIRMAK

[-i]

  • Bir şeyi gereken miktara ulaştırmak

    Sonunda parayı çıkıştırdım.

ÇIKIŞAMAMAK

  • boy ölçüşememek, eşit derecede olmamak

    Çene yarıştırmada ben seninle çıkışamam.

ÇIKIŞABİLME

[isim]

  • Çıkışabilmek işi