İçinde Ikm Bulunan Kelimeler

İçinde IKM olan 25 kelime bulunuyor. İçerisinde IKM geçen kelimeler ve kelime anlamları.

9 Harfli Kelimeler

ÇIKMAZLIK18, ÇIKMAKLIK15

8 Harfli Kelimeler

SIKMALIK12, KANIKMAK10, KARIKMAK10

7 Harfli Kelimeler

YIKMACI15, ÇIKMALI13, ACIKMAK12, AYIKMAK11, KANIKMA9, KARIKMA9

6 Harfli Kelimeler

ÇIKMAZ14, SIKM12, ACIKMA11, ÇIKMAK11, AYIKMA10, BIKMAK10, YIKMAK10, SIKMAK9, TIKMAK8

5 Harfli Kelimeler

ÇIKMA10, BIKMA9, YIKMA9, SIKMA8, TIKMA7

TIKMA

[isim]

  • Tıkmak işi

TIKMAK

[-e]

[-i]

  • İterek, zorla, aceleyle sokmak

    Her birinin ağzına avucundaki et parçasını tıktı. - Falih Rıfkı Atay

[teklifsiz konuşmada]

  • Sokmak

    Hesap kitap, müfettiş derken Aslan'ı kafese tıkmışlar. - Memduh Şevket Esendal

Birleşik Kelimeler: tıka basa

SIKMA

[isim]

  • Sıkmak işi

    Bu vicdan azabının demirden pençesi yüreğini sıkmaya başlıyordu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Bir tür pantolon veya şalvar
  • Bayat ekmeğin su ile ıslatılıp sıkılmasıyla elde edilen malzemeyi un, tuz ve suyla yoğurup hamur durumuna getirdikten sonra arasına kavrulmuş soğan, peynir konularak pişirilen bir yemek

[sıfat]

  • Sımsıkı bağlanmış

    Sırtına giymiş sıkma sayayı / Yedeğine almış ağca mayayı - Halk türküsü

[sıfat]

  • Sıkılmaya, suyu alınmaya elverişli (portakal)

[halk ağzında]

  • Dar bir tür kadın yeleği

Birleşik Kelimeler: sıkma baş, sıkma köfte

KANIKMA

[isim]

  • Kanıkma işi

KARIKMA

[isim]

  • Karıkmak işi

SIKMAK

[-i]

  • Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak

    Yalnız kalan kadın titriyor, hıçkırarak kucağındaki yavrusunu sıkıyor. - Ömer Seyfettin

  • Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak

    Limon sıkmak. Üzüm sıkmak.

  • Dar gelmek

    Belimi sıktı kemer - Halk türküsü

  • Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek

    Yangına su sıkmak.

  • Silahla ateş etmek

    Küçük hanım, tabancayı kalbine sıkmak istemiş. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Baskı altına almak, üzmek, bunaltmak, zorlamak

    Çocuğu çok sıkıyorlar.

[mecaz]

  • Sıkıntı vermek

    İhtimal inanmayacaksınız. Fakat ben sizi sıkmamak için uzatmayarak anlatacağım. - Ömer Seyfettin

[argo]

  • Yalan söylemek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sıkıp suyunu çıkarmak

BIKMA

[isim]

  • Bıkmak işi

YIKMA

[isim]

  • Yıkmak işi

    Şüphe, fena bir kurt gibi ruhunu kemirmeye, masum itikadını yavaş yavaş yıkmaya başlamıştı. - Reşat Nuri Güntekin

KANIKMAK

[-e]

[halk ağzında]

  • Kanmak, gönlü kanmak

KARIKMAK

[nesnesiz]

[halk ağzında]

  • Göz fazla ışıktan kamaşmak
  • Göz kar yağmış bir alana bakmaktan kamaşmak

AYIKMA

[isim]

  • Ayıkmak işi

BIKMAK

[-den]

  • Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak

[mecaz]

  • Dayanamaz duruma gelmek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bıkıp usanmak

YIKMAK

[-i]

  • Kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak, bozmak, tahrip etmek

    Yangın yarım saatin içinde her yeri sardı, uğruna gelen ne varsa yaktı, yıktı. - Memduh Şevket Esendal

  • İnsan, hayvan veya ağaç devirmek
  • Bir yana eğmek

[-e]

[-i]

  • Birine yüklemek

    Suçu bana yıktı.

  • Yük indirmek
  • (-i, -e) mec. Herhangi bir suç, iş vb.ni birine yüklemek

[mecaz]

  • Yıkımına yol açmak, mahvına sebep olmak

    Bu acı onu yıkar.

ÇIKMA

[isim]

  • Çıkmak işi

    Bu evden çıkmam, mağlubiyeti kabul ederek mücadeleden kaçmam demekti. - Kemal Bilbaşar

  • Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon

    Balkonlar, kapalı açık çıkmalar, o zaman yasak edilmiş, hâlâ yasak, hâlâ yapılmıyor. - Aydın Boysan

  • Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak
  • Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar
  • Desteklemek amacıyla verilen para

[sıfat]

  • Çıkmış

    Saraydan çıkma İstanbul eşyalarını görünce bunların hakikatine inanmak lazım geldiğini anlamış. - Abdülhak Şinasi Hisar

[sıfat]

  • Eski, kullanılmış

    Çıkma jant.

Birleşik Kelimeler: çıkma durumu, kola çıkma

AYIKMAK

[nesnesiz]

[halk ağzında]

  • Ayılmak, kendine gelmek, uyanmak, aklı başına gelmek