İçinde Icı Bulunan 11 Harfli Kelimeler

İçerisinde ICI olan 11 harfli 48 kelime bulunuyor. İçinde ICI olan 11 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "ıcı ile biten 11 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

BAĞIŞLAYICI31, AŞAĞILAYICI29, VICIRDAŞMAK28, DAĞITICILIK27, YAPIŞTIRICI27, AĞLAYICILIK26, FERAHLATICI26, BUHARLAYICI25, PARILDAYICI25, PARÇALAYICI25, YONGALAYICI25, YADIRGATICI25, AĞARTICILIK24, ÇALIŞTIRICI24, SALGILAYICI24, UZLAŞTIRICI24, UZLAŞICILIK24, YAYINDIRICI24, AYRIŞTIRICI23, BULAŞICILIK23, BEYAZLATICI23, GICIRDATMAK23, OKŞAYICILIK23, SIKIŞTIRICI23, TAŞIYICILIK23, YATIŞTIRICI23, BULANDIRICI22, DOLANDIRICI22, KARŞILAYICI22, AYDINLATICI21, DENİZALTICI21, GICIKLANMAK21, HATIRLATICI21, KISITLAYICI21, KARIŞTIRICI21, SULANDIRICI21, YALAYICILIK21, YASAKLAYICI21, BALTALAYICI20, KAYIRICILIK20, TAMAMLAYICI20, AYARTICILIK19, ABARTICILIK19, ALDATICILIK19, YARATICILIK19, TANITICILIK18, ANLATICILIK17, AKTARICILIK17

AKTARICILIK

[isim]

  • Aktarıcının yaptığı iş

TANITICILIK

[isim]

  • Tanıtıcı olma durumu

ABARTICILIK

[isim]

  • Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık

YARATICILIK

[isim]

  • Yaratıcı olma durumu

    Yaratıcılığımızı sürdürelim, daha iyi bir dünya için var gücümüzle çalışalım. - Melih Cevdet Anday

  • Yaratma yeteneği

[ruh bilimi]

  • Her bireyde var olduğu kabul edilen, bir şeyi yaratmaya iten farazi yatkınlık

BALTALAYICI

[sıfat]

  • Baltalama işini yapan (kimse), sabotajcı

    Adamların kendilerini birer hafiye, birer bozguncu ve baltalayıcı gibi yetiştirmekten başka dertleri yok. - Tarık Buğra

KAYIRICILIK

[isim]

  • Kayırıcı olma durumu, iltimasçılık

DENİZALTICI

[isim]

  • Denizaltılarda görevli kimse

GICIKLANMAK

[nesnesiz]

  • Gıcık oluşmak

    Boğazım gıcıklanıyor.

[mecaz]

  • Kuşkulanmak, huylanmak

    Kız doktorun bakışından gıcıklanıyormuş gibi güldü. - Memduh Şevket Esendal

[mecaz]

  • Cinsel istek uyanmak

KARIŞTIRICI

[isim]

  • İki veya daha çok maddeyi birbiri içinde dağıtmaya, karıştırmaya yarayan araçların genel adı

[teknik]

  • Çeşitli besin maddelerini karıştırma ve çarpma işinde kullanılan araç veya alet

[sıfat]

[mecaz]

  • Ortalığı birbirine katan, fitneci, müfsit

SULANDIRICI

[isim]

[kimya]

  • Sulandırmayı sağlayan madde

YASAKLAYICI

[sıfat]

  • Yasaklama, önleme niteliği olan, engelleyici

DOLANDIRICI

[isim]

  • Birini aldatarak mal veya parasını alan kimse, ayyar, tokatçı

    Tükürük müfettişi meğer meşhur bir dolandırıcı imiş. - Burhan Felek

KAR

[isim]

  • Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı

    Kıştı, yerler iki karış kar tutmuştu. - Tarık Buğra

Ata Sözleri ve Deyimler

  • karda yürüyüp (veya gezip) izini belli etmemek
  • kar gibi
  • kar kuytuda, para pintide eğleşir
  • kar ne kadar çok yağsa yaza kalmaz
  • kar susuzluk kandırmaz

Birleşik Kelimeler: kar baykuşu, kar beyaz, kar çiçeği, kardelen, kar dikeni, kar fırtınası, kar helvası, kar ispinozu, kar kuşu, kar kuyusu, kar sapanı, kartopu, kar topu, karyağdı, kar yükü, kardan adam, buzul kar, kristal kar, sulu kar

[isim]

  • Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı
  • İş

[mecaz]

  • Yarar, fayda

    Bundan benim hiçbir kârım yok.

[ekonomi]

  • Üretim faktörlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay

[ticaret]

  • Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kâr bırakmak
  • kâr etmek
  • kâr etmemek
  • kâr getirmek
  • kârını tamam etmek
  • kârı olmamak
  • kâr koymak
  • kâr zararın kardeşidir (veya ortağıdır)

Birleşik Kelimeler: kâr haddi, kâr marjı, kâr merkezi, kâr payı, kâr paylaşımı, her hâlükârda, akıl kârı

AYRI

[sıfat]

  • Başka, başka türlü

    Sonraları herkes kondusuna ayrı bir işaret koydu. - Lâtife Tekin

  • Aynı yerde kalan

    Beraber misiniz, ayrı mısınız?

[zarf]

  • Yalnız, tek başına

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ayrı baş çekmek
  • ayrı düşmek
  • ayrı eve çıkmak
  • ayrı seçi yapmak
  • ayrı tutmak

Birleşik Kelimeler: ayrı ayrı, ayrı basım, ayrı cinsten, ayrı gayrı, ayrı çanak yapraklılar, ayrı taç yapraklılar

BULAŞICILIK

[isim]

  • Bulaşıcı olma durumu