İçinde Ğı Bulunan 5 Harfli Kelimeler

İçerisinde ĞI olan 5 harfli 22 kelime bulunuyor. İçinde ĞI olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "ğı ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

LAĞIV19, YIĞIŞ19, BAĞIŞ18, YAĞIŞ18, YAĞIZ18, ÇIĞIR17, AŞAĞI16, BAĞIM16, YIĞIN16, BAĞIR15, BAĞIN15, BAĞIL15, BAĞIT15, SIĞIR15, SIĞIN15, SAĞIM15, YAĞIR15, AĞILI14, LAĞIM14, SAĞIN14, SAĞIR14, KAĞIT13

KÂĞIT (Kelime Kökeni: Farsça kāġaẕ)

[isim]

  • Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak

    Yazı kâğıdı. Duvar kâğıdı. Sigara kâğıdı.

[sıfat]

  • Bu yapraktan yapılmış

    Gece hafif rüzgârlarla sallanan kâğıt fenerlerin aydınlığında dans edilir. - Ahmet Haşim

  • Yazılı kâğıt yaprağı, pusula, tezkere

    Belediye kâtibine bir kâğıt götürmüştü, dönerken kasabın çırağına rast geldi. - Memduh Şevket Esendal

  • Yazılı sınav kâğıdı
  • İskambil kâğıdı
  • Belge ve doküman

    ... hâkim kararı olmadıkça ... kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz. - Anayasa

  • Menkul kıymetler borsasında işlem gören tahvil, hisse senedi gibi mali değeri olan senet
  • Menkul kıymetler

[halk ağzında]

  • Kâğıt para

    Kalkıp cevabını veriyor; bilirse ne âlâ, beş bin kâğıdı cepledi demektir. - Attila İlhan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kâğıda dökmek
  • kâğıt açmak
  • kâğıt kaleme sarılmak
  • kâğıt oynamak
  • kâğıt üzerinde (veya üstünde) kalmak

Birleşik Kelimeler: kâğıt ağacı, kâğıt balığı, kâğıt dutu, kâğıt helvası, kâğıt kebabı, kâğıt oyunu, kâğıt para, kâğıt torba, atık kâğıt, değerli kâğıt, kaba kâğıt, mumlu kâğıt, müsveddelik kâğıt, üçkâğıt, yağlı kâğıt, zamklı kâğıt, aşı kâğıdı, bakkal kâğıdı, borsa kâğıdı, boş kâğıdı, celp kâğıdı, cevap kâğıdı, çağrı kâğıdı, daktilo kâğıdı, duvar kâğıdı, el işi kâğıdı, esericedit kâğıdı, folyo kâğıdı, fon kâğıdı, hüsnühâl kâğıdı, ikametgâh kâğıdı, imza kâğıdı, iskambil kâğıdı, kafa kâğıdı, karbon kâğıdı, kaymak kâğıdı, kese kâğıdı, kopya kâğıdı, kraft kâğıdı, krepon kâğıdı, kurutma kâğıdı, kuşe kâğıdı, matris kâğıdı, mazeret kâğıdı, mulaj kâğıdı, nüfus kâğıdı, oy kâğıdı, oyun kâğıdı, ölüm kâğıdı, parşömen kâğıdı, pergament kâğıdı, saman kâğıdı, sevk kâğıdı, sigara kâğıdı, teksir kâğıdı, temiz kâğıdı, turnusol kâğıdı, tuvalet kâğıdı, yan kâğıdı, yazı kâğıdı, yazılı kâğıdı, zımpara kâğıdı

AĞILI

[sıfat]

  • İçinde ağı bulunan, zehirli

    Evhama gelince, o dipsiz bir kuyunun ağılı suyudur. - Elif Şafak

Birleşik Kelimeler: ağılı böcek

LAĞIM (Kelime Kökeni: Arapça laġm)

[isim]

  • Bir yerleşim merkezinde pis suların akıp gitmesi için yer altında açılmış kanal, geriz

[tarih]

  • Düşmanın kale duvarlarını yıkmak veya düşman ordugâhına zarar vermek amacıyla, düşman siperlerine doğru yer altından açılan dar yol

    Eğrikapı, girmek için başlıca bir hedef olmuştu, oradan lağımlarla suru yıkmaya girişilmişti. - Yahya Kemal Beyatlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • lağımla atmak

Birleşik Kelimeler: lağım çukuru, lağım döşemi, lağım faresi, taban lağımı

SAĞIN

[sıfat]

[felsefe]

  • Doğruluk kuralına uygun olan
  • Sözün anlatılmak istenene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği, sahih

    Sağın anlatım.

Birleşik Kelimeler: sağın bilimler

SAĞIR

[sıfat]

  • İşitme duyusundan yoksun, işitmeyen (kimse)
  • Ses geçirmeyen

    Adliyenin arka taraflarına isabet eden, şehrin gürültüsünü duymayan, sağır, mahfuz bir odasında idik. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

  • Isıyı az veren, geç ısınan

    Sağır soba.

  • Vurulduğu zaman ses vermeyen

    Sağır davul.

  • İçi görülmeyen, donuk (cam)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sağır olmak
  • sağır sultan bile duydu

Birleşik Kelimeler: sağır dilsiz, sağır duvar, sağır kapı, sağır kef, sağır mikrofon, sağır nun, sağır pencere, sağır pusula, sağır renk, sağır yılan, top sağır

BAĞIR

[isim]

  • Göğüs

    Bak çorak tarlasında sabanına dayanmış / Geniş alnı güneşle, bağrı ateşle yanmış - Faruk Nafiz Çamlıbel

  • Ok yayı ve dağda orta bölüm

[anatomi]

  • Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bağrına basmak
  • bağrına taş basmak
  • bağrını delmek
  • bağrını ezmek
  • bağrı yanmak

Birleşik Kelimeler: bağır yeleği, bağrıkara, bağrı kara, bağrı yanık, bağrı yufka, kurtbağrı

BAĞIN

[isim]

  • İksa

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bağın vurmak

BAĞIL

[sıfat]

  • Görece

[isim]

[fizik]

  • Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği

Birleşik Kelimeler: bağıl değer, bağıl nem

BAĞIT

[isim]

[hukuk]

  • Sözleşme

SIĞIR

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı

[hakaret yollu]

  • Anlayışsız, kaba saba kimse

Birleşik Kelimeler: sığır çobanı, sığırdili, sığır eti, sığırgözü, sığırkuyruğu, sığır mantarı, sığırödü, sığır sineği, sığır şeridi, sığır tenyası, sığır vebası, karasığır, et sığırı, su sığırı, Tibet sığırı

SIĞIN

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Alageyik

SAĞIM

[isim]

  • Sağma işi
  • Süt veren hayvan

    Onun epey sağımı var.

Birleşik Kelimeler: sağım makinesi

YAĞIR

[isim]

[halk ağzında]

  • Sırt, arka, iki kürek arası
  • Atın omuzları arasındaki yer
  • Çoğunlukla bu yerde eyer ve semerin açtığı yara
  • Kel

AŞAĞI

[isim]

  • Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı
  • Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri

[sıfat]

  • Bir yere göre daha alçak yerde bulunan

    Aşağı katı, sakin ve daha sıcak olduğu için seçtik. - Aka Gündüz

[sıfat]

  • Bayağı, adi

[sıfat]

[mecaz]

  • Niteliği düşük, kötü

    Aşağı mal.

[sıfat]

[mecaz]

  • Daha küçük, daha az

    On sekiz yaşından aşağı olanlar giremez.

[sıfat]

[mecaz]

  • Değeri daha az

[zarf]

  • Aşağıya, yere doğru

    Bir gün içinde yukarıdan aşağı inmiştik. - Ayla Kutlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • aşağı (...) yukarı
  • aşağı (veya aşağısı) kurtarmaz
  • aşağı almak
  • aşağı çekmek
  • aşağıdan almak
  • aşağı düşmek
  • aşağı görmek
  • aşağı kalır yeri (veya yanı) yok
  • aşağı kalmamak
  • aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık

Birleşik Kelimeler: aşağı bitkiler, aşağı mahalle, aşağı yukarı, baş aşağı, baştan aşağı, bayır aşağı, en aşağı, iniş aşağı, pabuçtan aşağı, tepe aşağı, yokuş aşağı

BAĞIM

[isim]

  • Bir şeyin veya bir kimsenin gücü ve etkisi altında bulunma durumu