İçinde Ğme Bulunan Kelimeler

İçinde ĞME olan 35 kelime bulunuyor. İçerisinde ĞME geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ğme ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

KADINDÜĞME28, ÇEĞMELLENMEK24

11 Harfli Kelimeler

DUDAKDEĞMEZ29, DÜĞMELENMEK24, ÇEĞMELLENME23, ÜSTEĞMENLİK22, ASTEĞMENLİK20

10 Harfli Kelimeler

ĞMECİLİK25, DÜĞMELEMEK23, DÜĞMELENME23

9 Harfli Kelimeler

LEBDEĞMEZ24, DÜĞMELEME22, TEĞMENLİK17

8 Harfli Kelimeler

ĞMESİZ24, NAĞMESİZ20, ÜSTEĞMEN19, ASTEĞMEN17

7 Harfli Kelimeler

ĞME22, DÜĞME19, EĞMEÇLİ18, NAĞME15

6 Harfli Kelimeler

ÇÖĞMEK23, DÜĞMEK18, ÇEĞMEL17, DEĞMEK16, SEĞMEN15, RAĞMEN14, TEĞMEN14

5 Harfli Kelimeler

ÇÖĞME22, DÜĞME17, EĞMEÇ16, DEĞME15, EĞMEK13, NAĞME13

4 Harfli Kelimeler

EĞME12

EĞME

[isim]

  • Eğmek işi

EĞMEK

[-i]

  • Düz olan bir şeyi eğik duruma getirmek

    Ağır ağır başını eğip yere baktı ve boynunu büktü. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Sert bir cismi bükmek

NAĞME (Kelime Kökeni: Arapça naġme)

[isim]

  • Güzel, uyumlu ses, ezgi, melodi

    Boyuna Arapçayı andırır bir nağme mırıldanıyor. - Sermet Muhtar Alus

[müzik]

  • Ezgi

    Berrak bir nesim ile ürperdi gölgeler / Yıldızlar eski demlere bir nağme besteler - Enis Behiç Koryürek

[mecaz]

  • Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nağme yapmak

Birleşik Kelimeler: ara nağme

RAĞMEN (Kelime Kökeni: Arapça raġmen)

[edat]

  • Karşın

    Birdenbire nutku tutuldu ve bütün gayretlerine rağmen konuşamadı. - Necip Fazıl Kısakürek

TEĞMEN

[isim]

[askerlik]

  • Orduda rütbesi asteğmenle üsteğmen arasında olan, takım komutanlığı yapan subay, mülazım

Birleşik Kelimeler: asteğmen, üsteğmen

NAĞMELİ

[sıfat]

  • Nağmesi olan

SEĞMEN (Kelime Kökeni: Farsça segbān)

[isim]

  • Genellikle atlı olarak savaşa katılan, kendi içlerinde hiyerarşik bir düzen bulunan yarı askerî güvenlik gücü

DEĞME

[isim]

  • Değmek işi, temas

[sıfat]

  • Her, herhangi bir, gelişigüzel, rastgele

    Deli gönül değme çaydan bulanmaz / Coşarsa dalgası kendinden olur - Âşık Veysel

  • Seçkin, seçme

    Gece yüzüne yaptığı makyaj değme ustaların işiydi. - Fikret Otyam

DEĞMEK

[-e]

  • Aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek

    Kapıdan bir an birbirimize değerek girdik. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Ulaşmak, erişmek

    Mektup elime değmedi. Yaşı on beşine değince...

  • İstenilen yere düşmek, rast gelmek, isabet etmek

    Kurşun hedefe değdi.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • değme gitsin
  • değme keyfine
  • değme sarhoşa yıkılana kadar gitsin
  • değmesin yağlı boya!

Birleşik Kelimeler: dudakdeğmez, lebdeğmez

[-e]

  • Değerinde olmak

    Benim ömrümün üç günü üç yüz bin liraya değer. - Haldun Taner

  • Karşılık olmak

    Evet, onun için her şeyi feda etmeye değer. - Ahmet Kabaklı

[nesnesiz]

  • Zevk veren şeyler hoşa gitmek

    Bu kahve değdi doğrusu.

  • Herhangi bir nitelikte olmak

    Babaannem özel bir kadındı. Anlatılmaya değer. - Ayla Kutlu

  • Eş değerde olmak

    Bütün dünyaya değer gözlerin.

EĞMEÇ

[isim]

  • Kavis
  • Çay ve ırmağın dönemeç yeri

TEĞMENLİK

[isim]

  • Teğmen olma durumu, mülazımlık
  • Teğmenin rütbesi
  • Teğmenin görevi

Birleşik Kelimeler: asteğmenlik, üsteğmenlik

ASTEĞMEN

[isim]

[askerlik]

  • Orduda en küçük rütbeli subay

ÇEĞMEL

[sıfat]

  • Yay veya çengel biçiminde bükülmüş olan

DÜĞME

[isim]

  • Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı

    Sımsıkı bağlanmış bir örme kese çıkarıyor, birer birer düğmelerini çözüyor. - Reşat Nuri Güntekin

  • Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça

    Radyonun düğmesi.

[hayvan bilimi]

  • Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı

    Kalkan balığının düğmeleri.

Birleşik Kelimeler: elektrik düğmesi, emniyet düğmesi, kadındüğmesi

EĞMEÇLİ

[sıfat]

  • Eğmeci olan, kavisli, mukavves