İçinde Üş Bulunan 6 Harfli Kelimeler
İçerisinde ÜŞ olan 6 harfli 35 kelime bulunuyor. İçinde ÜŞ olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Üş ile başlayan 6 harfli kelimeler. üş ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
ÖĞÜRÜŞ26,
MÜŞTAK (Kelime Kökeni: Arapça muştaḳḳ)
- Başka bir kelime veya kökten türemiş, çıkmış
- Türev
- Özleyen, göreceği gelen
MÜŞRİK (Kelime Kökeni: Arapça muşrik)
- Tanrı'ya ortak koşan
ÜŞENME
-
Üşenmek işi
Fakat tam kapıdan çıkacağım zaman, üstüme bir üşenmedir çöküyor. - Falih Rıfkı Atay
KÜŞADE (Kelime Kökeni: Farsça guşāde)
- Açık, açılmış
DÜŞSEL
-
Düş ile ilgili, hayalî
Gökteki düşsel melekler gerçek olsalar bile onlar hiç yeni bir şey doğuramazdı. - Halikarnas Balıkçısı
DÜŞMEK
-
Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek
Havada uçan kuş, vurulmuş gibi birdenbire sokağa düşüyor. - Reşat Nuri Güntekin
-
Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek
Çocukken ağaçtan düşüp ayağım kırılmıştı da ağlayamamıştım. - Sait Faik Abasıyanık
-
Yere devrilmek, yere serilmek
Çocuk koşarken yere düştü.
- Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak
- Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak
-
Yağmak
Dağlara kar düştü.
-
Vurmak, değmek, rastlamak
İnce uzun dallı badem ağaçlarının alaca gölgeleri sahile inen keçi yoluna düşüyordu. - Ömer Seyfettin
- Vakti gelmeden ölü doğmak
-
Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak
Kitabın yeni baskısında buradan bir kelime düşmüş.
-
Eksilmek
Gündelikleri yarı yarıya düşmüştü. - Necati Cumalı
-
Aşırı ilgi veya sevgi göstermek
Sen bu işin üstüne çok düştün.
-
Uğramak, kapılmak
Kadınlar yeni baştan telaşa, heyecana, korkuya düştüler. - Aka Gündüz
-
Yakışmak, uygun gelmek
Bu resim buraya iyi düştü.
-
Yakışık almak
Bize düşen, medeniyetin zorlamaları karşısında bir ayıklamayı başarabilmek olmalıdır. - İsmet Özel
-
Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak
Bana arada bir bakkaldan tuz, limon almak düşüyor, o kadar. - Haldun Taner
-
Bulunmak
Birlikte evden çıkmışlar, limanda iskelenin karşısına düşen kahveye doğru yürümüşlerdi. - Necati Cumalı
-
Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak
O asker, gittiğimiz yerde bir aralık benim bölüğüme düşmüştü. - Reşat Nuri Güntekin
-
Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak
Mirastan ona bu ev düştü.
-
Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak
Bu yaşta mahkemelere düşmek... - Sait Faik Abasıyanık
-
İşbaşından uzaklaşmak
Kabine düştü.
-
Hızı, gücü, değeri azalmak
Arabanın hızı düştü. Paranın değeri düştü.
-
Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak
İki gün içinde ateş düştü; ağrılar, sızılar hafifledi. - Reşat Nuri Güntekin
-
Düşkünleşmek
Babam balıkçı amma vaktiyle zenginmiş efendim. Sonradan düşmüş. - Reşat Nuri Güntekin
-
Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek
Bir rastlantı sonucu aralarına düşmüştüm. - Haldun Taner
-
Belirli zamana rastlamak
Babasının Sütlüce'de yeni bir ev alması bu tarihlere düşer. - Memduh Şevket Esendal
-
Fırsat çıkmak
Bir kelepir düştü.
-
Olmak, olumsuz bir duruma girmek
Yorgun düşmek. Zayıf düşmek. Şehit düşmek. Esir düşmek.
-
Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak
Medine'nin düştüğünü söylemek istedim. - Falih Rıfkı Atay
-
Bazı deyimlerde `yürümek, birlikte gelmek` anlamlarında kullanılan bir fiil
Önüne, peşine, arkasına düşmek.
- Bayağılaşmak
-
Kötü yola girmek
Düşmüş kadınları bu dönemin yazarlarının yücelterek duygudaşlıkla çizdiklerini görüyoruz. - Metin And
- Alışmak, müptela olmak
- Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak
Ata Sözleri ve Deyimler
- düşenin dostu olmaz
- düşmez kalkmaz bir Allah
- düşüp kalkmak
Birleşik Kelimeler: düşe kalka, açık düşmek, iz düşümü
DÜŞMAN (Kelime Kökeni: Farsça duşmān)
-
Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı
Ben ki dans salonlarına, barlara düşman bir adamımdır. - Sait Faik Abasıyanık
-
Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları
Biz toprağımızdan düşmanı atmaya mecburuz. - Ruşen Eşref Ünaydın
-
Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar
Dostumuza güvenmeyelim de düşmanımıza mı güvenelim? - Bedri Rahmi Eyuboğlu
- Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.)
-
Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse
Ekmek düşmanı.
-
Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse
İçki düşmanı.
Ata Sözleri ve Deyimler
- düşman (veya düşmanı) kesilmek
- düşman başına
- düşman çatlatmak
- düşman düşmana gazel (veya Yasin) okumaz
- düşmanı denize dökmek
- düşmanın karınca ise de hor bakma
- düşman olmak
Birleşik Kelimeler: düşman ağzı, dost düşman, can düşmanı, ekmek düşmanı, ırz düşmanı, kaşık düşmanı, tuz ekmek düşmanı
DÜŞLEM
-
Düş yoluyla beliren görüntü
Öykümde, düşlemi uç noktasına vardırıp bir öykü kişisinden söz etmiştim. - Selim İleri
MÜŞKÜL (Kelime Kökeni: Arapça muşkil)
-
Güç, zor, çetin
Mektubunuzu aldım, çok müşkül olan sualinize hatıralarımı yoklayarak cevap vermeye çalışacağım. - Hamdullah Suphi Tanrıöver
-
Engel, güçlük, zorluk
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi. - Yahya Kemal Beyatlı
RÜŞEYM (Kelime Kökeni: Arapça ruşeym)
- Oğulcuk
SÜRTÜŞ
- Sürtme işi
ÜŞÜMEK
-
Isı yokluğundan, azlığından veya ısı kaybından etkilenmek, soğuğun etkisini duymak
Üşümüş, donmuş gibi, kaba, nasırlı, pis ellerini karnının üstünde sıkıyordu. - Ömer Seyfettin
ÜŞÜRME
- Üşürmek işi
ÜŞÜTME
- Üşütmek durumu
ÜRÜŞME
- Ürüşmek işi