İçinde Üzi Bulunan Kelimeler

İçinde ÜZİ olan 23 kelime bulunuyor. İçerisinde ÜZİ geçen kelimeler ve kelime anlamları.

14 Harfli Kelimeler

MÜZİKLENDİRMEK23

13 Harfli Kelimeler

MÜZİKSEVERLİK26, MÜZİKLENDİRME22

11 Harfli Kelimeler

MÜZİKOLOJİK28

10 Harfli Kelimeler

MÜZİKOLOJİ27, MÜZİKSEVER23, MÜZİKÇİLİK19, MÜZİKALİTE16

9 Harfli Kelimeler

MÜZİKOLOG21

8 Harfli Kelimeler

MÜZİKHOL19, MÜZİKSİZ18, MÜZİSYEN17

7 Harfli Kelimeler

MÜZİKÇİ16, MÜZİKLİ13, MÜZİKAL13, SİNÜZİT13

6 Harfli Kelimeler

GÜZİDE17, DÜZİÇİ16, DÜZİKO14, DÜZİNE13

5 Harfli Kelimeler

MÜZİÇ14, MÜZİK11

4 Harfli Kelimeler

CÜZİ12

MÜZİK (Kelime Kökeni: Fransızca musique)

[isim]

  • Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki

    Müzik eğitimi.

  • Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması

    Bu akşam güzel bir müzik dinledik.

Birleşik Kelimeler: müzik bilimi, müzik dolabı, müzikevi, müzikhol, müzik köşesi, müzik kulağı, müzik market, müzik odası, müzik salonu, müziksever, alafranga müzik, alaturka müzik, barok müzik, canlı müzik, elektronik müzik, enstrümantal müzik, pop müzik, popüler müzik, vokal müzik, arka müziği, beraberlik müziği, Çigan müziği, film müziği, folk müziği, fon müziği, halk müziği, İspanyol müziği, mehter müziği, oda müziği, sinyal müziği

C

[kimya]

  • Karbon elementinin simgesi
  • Romen rakamları dizisinde 100 sayısını gösterir

MÜZİKLİ

[sıfat]

  • Film ve oyun için bazı bölümlerinde müzikten de yararlanılan

    Bu dönemde müzikli oyunlara çok önem verilmişti. - Metin And

MÜZİKAL (Kelime Kökeni: Fransızca musical)

[sıfat]

  • Müzikle ilgili

[isim]

  • Müzik eşliğinde sergilenen film veya tiyatro oyunu

    Halk müzikallere ilgi göstermeye başlıyor.

SİNÜZİT (Kelime Kökeni: Fransızca sinusite)

[isim]

[tıp]

  • Ateş, baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve akıntısı ile beliren yüz sinüslerinin iltihaplanması

DÜZİNE (Kelime Kökeni: İtalyanca dozzina)

[isim]

  • Aynı cinsten on iki parçanın oluşturduğu takım

[mecaz]

  • Çok

    Bundan sonra en kibar adamların bile düzineyle çocuklarını taşımalarına onların gürültüsü, cıvıltısı arasında yaşamalarına şaşmadım. - Halide Edip Adıvar

Birleşik Kelimeler: bir düzine

DÜZİKO (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Düz rakı

    Kadeh kadeh düzikoyu yuvarlayarak... - Hüseyin Rahmi Gürpınar

MÜZİÇ (Kelime Kökeni: Arapça muzʿic)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Bunaltıcı, tedirgin edici

    Kaşlarını çattı, yüzünde müziç bir sıkıntının derin çizgileri gözüküyordu. - Nazım Hikmet

MÜZİKALİTE (Kelime Kökeni: Fransızca musicalité)

[isim]

  • Müziğe uygun özellikleri taşıma

MÜZİKÇİ

[isim]

  • Müzisyen

    Başarılı oyunların hemen hepsinde bu yönetmen, müzikçi, dekorcu, ışıkçı iş birliği görülüyordu. - Salâh Birsel

  • Müzik öğretmeni

DÜZİÇİ

[isim]

  • Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri

MÜZİSYEN (Kelime Kökeni: Fransızca musicien)

[isim]

  • Müzik eserleri yaratan, besteleyen veya besteleri çalan kimse, müzikçi

    İlk bakışta, işsiz ve aç gezen müzisyenlerimiz için böyle bir yola başvurulması, işi halledecek gibi geliyor insana. - Nazım Hikmet

GÜZİDE (Kelime Kökeni: Farsça guzīde)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Seçkin, seçilmiş, seçme

    Selanik'in en varlıklı, en muteber, en güzide ailelerinden sayılıyor. - Attila İlhan

  • Aydın, okumuş, seçkin (kimse)

    Bir milletin güzidesiyle halkı arasında bu derece tezat doğru mudur? - Orhan Seyfi Orhon

MÜZİKSİZ

[sıfat]

  • Müziği olmayan
  • Herhangi bir müzik parçası çalınmayan

MÜZİKÇİLİK

[isim]

  • Müzisyenlik