İçinde Üze Bulunan Kelimeler
İçinde ÜZE olan 125 kelime bulunuyor. İçerisinde ÜZE geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Üze ile başlayan kelimeler. Üze ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
15 Harfli Kelimeler
GÜZELLEŞTİRİLME28
14 Harfli Kelimeler
YÜZEYSELLEŞMEK28, GÜZELLEŞTİRMEK27, DÜZENLEYİCİLİK26, DÜZENLEMECİLİK25
13 Harfli Kelimeler
YÜZEYSELLEŞME27, GÜZELLEŞTİRME26, TEKDÜZELEŞMEK24
12 Harfli Kelimeler
MÜZEVİRLEMEK25, TEKDÜZELEŞME23, DÜZELTİCİLİK22, ÜZENGİLENMEK22
11 Harfli Kelimeler
GELİŞİGÜZEL27, SERGÜZEŞTÇİ27, ÇAYIRGÜZELİ26, DENİZGÜZELİ25, DÜZENBAZLIK24, DÜZEYSİZLİK24, GÜZELLEŞMEK24, MÜZEVİRLEME24, YÜZEYLEŞMEK24, DÜZENLEYİCİ23, SAKSIGÜZELİ23, DÜZENSİZLİK22, DÜZENLEMECİ22, BAYRAMÜZERİ21, ÜZENGİLEMEK21, ÜZENGİLENME21, DÜZENTİLEME19, DÜZENLENMEK19, DÜZELTİLMEK19, İKİNDİÜZERİ18
10 Harfli Kelimeler
GÜZELBAHÇE28, YÜZERGEZER24, GÜZELLEŞME23,
9 Harfli Kelimeler
FÜZESAVAR27, ÖĞLEÜZERİ27, SERGÜZEŞT22, ÜZENGİSİZ22, CAMGÜZELİ22, GÜZELYURT21, DÜZEÇLEME20, BÜZEBİLME19, ÇEKİDÜZEN19, DÜZELTİCİ19, GÜZELLEME19, MÜZECİLİK18, DÜZENLEME17, DÜZELTMEN17, DÜZELTMEK17, AYAKÜZERİ16, MÜZEKKERE15
8 Harfli Kelimeler
GÜPGÜZEL27, MÜZEHHEP26, GÜZERGAH25, MÜZEBZEP23, DÜZEYSİZ21, DÜZENBAZ20, DÜZENSİZ19, FÜZEATAR19,
7 Harfli Kelimeler
GÜZEŞTE19, GÜZELCE19, MÜZEVİR19, DÜZENCİ17, DÜZENCE17, GÜZELİM17, DÜZEYLİ16, DÜZEMEK15, DÜZELME15, DÜZENTİ14, DÜZENLİ14, DÜZENEK14, DÜZELTİ14, TEKDÜZE14, MÜZELİK13, ÜZERLİK12, ÜZERİNE12
6 Harfli Kelimeler
VÜZERA17, MÜZECİ15, ÜZENGİ15, DÜZEME14, SÜZENİ12, ÜZENTİ11
5 Harfli Kelimeler
FÜZEN16, GÜZEY16, DÜZEÇ15, DÜZEY14, GÜZEL14, YÜZEY14, DÜZEM13, DÜZEN12, YÜZER12, SÜZEK11, TÜZEL10, ÜZERE10, ÜZERİ10
4 Harfli Kelimeler
FÜZE15, DÜZE11, MÜZE10, TÜZE9
TÜZE
- Hukuk
Birleşik Kelimeler: üleştirimli tüze
TÜZEL
- Hukukla ilgili, hukuki, hukuksal
- Hükümle ilgili, hükmi
Birleşik Kelimeler: tüzel kişi
ÜZERE
-
Amacıyla
Müzakere bitince üç dört gün sonra gene evde buluşmak üzere ayrıldılar. - Peyami Safa
-
Şartıyla
Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsiniz.
-
Neredeyse
Bu yangın kalbimizde başlıyorsa yani ümitsiz bir aşka düşmek üzere olduğumuzu hissedersek ne yapalım? - Reşat Nuri Güntekin
-
Gibi
Daha önce belirtildiği üzere.
ÜZERİ
-
Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı
Bunların üzerinden ustalıkla atlayarak gemiye doğru yürüdü. - Sait Faik Abasıyanık
- Bir şeyin dış yüzü, yüzey
-
Vücut, beden
Gece sıcak olduğu için üzerine yalnız ince bir pike örtü örttük. - Reşat Nuri Güntekin
-
Artan, geriye kalan bölüm
Alışverişin üzeri.
-
Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz
Akşamüzeri, öğleüzeri.
Ata Sözleri ve Deyimler
- üzerinden atlamak
- üzerinden atmak
- üzerinden dökülmek
Birleşik Kelimeler: akşamüzeri, ayaküzeri, bayramüzeri, ikindiüzeri, öğleüzeri
MÜZE (Kelime Kökeni: Fransızca musée)
-
Sanat ve bilim eserlerinin veya sanat ve bilime yarayan nesnelerin saklandığı, halka gösterilmek için sergilendiği yer veya yapı
O devirlere ait yatağanlar, baltalar, karabinalar, paslanmamış çelikleriyle müzelerimizdedir. - Orhan Seyfi Orhon
Ata Sözleri ve Deyimler
- müze gibi
Birleşik Kelimeler: açık hava müzesi
ÜZENTİ
-
Manevi hazdan yoksunluk
Şu iftara çağrılış bile üzenti gibi geldi, kendimden sıkıldım. - Falih Rıfkı Atay
SÜZEK
- Süzgeç
- Işığın önüne konulan, ince kumaş veya tülden yarı saydam yayındırıcı
DÜZE
- Doz
Birleşik Kelimeler: tekdüze
ÜZERLİK
-
Sedef otugillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi amaçlı, tütsü olarak kullanılan bir bitki (Peganum harmala)
Miniminiyken o da benim gibi üzerlikle tütsülenmiştir. - Refik Halit Karay
- Bu bitkinin tohumlarından yapılan nazarlık veya süs olarak kullanılan eşya
ÜZERİNE
-
Üstüne
Gerinerek kollarını yana doğru açarken başını divanın yastıkları üzerine koyuyor. - Esat Mahmut Karakurt
-
Hakkında
Dil üzerine bir yazı.
-
-den dolayı
Onun gelmesi üzerine ortalık düzeldi. Bu söz üzerine herkes rahat etti.
-
-den sonra
Bunca hazırlık üzerine yola çıkmamak insanı üzer.
-
-den daha üstün
'İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!' diyorlar. - Yahya Kemal Beyatlı
Ata Sözleri ve Deyimler
- üzerine alınmak
- üzerine almak
- üzerine atmak
- üzerine bir bardak (soğuk) su içmek
- üzerine bir iki güneş doğmak
- üzerine çekmek
- üzerine çökmek
- üzerine çullanmak
- üzerine düşmek
- üzerine koymak
- üzerine oturmak
- üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi
- üzerine titremek
- üzerine toz kondurmamak
- üzerine tuz biber ekmek
- üzerine tüy dikmek
- üzerine üzerine gitmek
- üzerine varmak
- üzerine vazife olmamak
- üzerine yaptırmak
- üzerine yatmak
- üzerine yıkmak
- üzerine yok
- üzerine yüklenmek
- üzerine yürümek
- üzerinize afiyet (veya sağlık)
S
- Kükürt elementinin simgesi
DÜZEN
-
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem
Bilhassa toprak ve silah meselelerinin bir düzene konmasını, hem de tezelden istediler. - Fikret Otyam
- Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept
-
Yerleştirme, tertip
Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır. - Reşat Nuri Güntekin
- Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim
- Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo
- Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo
-
Dolap, hile
Hile, düzen dağarcığından elbette yeni bir şey bulup çıkaracak. - Ercüment Ekrem Talu
- Müzik aletlerinde ses ayarı, akort
-
Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri
Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var. - Nezihe Meriç
- Alet edevat takımı
- Bez dokuma tezgâhı
Ata Sözleri ve Deyimler
- düzen kurmak
- düzen vermek (veya düzene koymak veya düzene sokmak)
Birleşik Kelimeler: düzen açıklaması, düzen bağı, düzen teker, bozuk düzen, çekidüzen, kaba düzen, kara düzen, kurulu düzen, öncel düzen, sıkı düzen, sosyal düzen, yanaşık düzen, kamu düzeni, kölelik düzeni, savaş düzeni, toplumsal düzen, tören düzeni, yağış düzeni
YÜZER
- Yüz sayısının üleştirme sayı sıfatı
Birleşik Kelimeler: yüzer ev
MÜZELİK
-
Müzeye konulacak değerde veya eskilikte olan
Şimdi bunlar sırf müzelik birer obje olarak duruyorlar. - Haldun Taner
- Eski, köhne
DÜZEM
- Dozaj
-
Düzey
Bu filmleri, Türk sinemasına insancıl ve belli bir düzemde yeraltı gerçekliği getiren yapıtlardır. - Selim İleri