İçinde Üz Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde ÜZ olan 6 harfli 70 kelime bulunuyor. İçinde ÜZ olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Üz ile başlayan 6 harfli kelimeler. üz ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

YÜZGÖZ26, ÇÖPSÜZ25, GÖZSÜZ25, DÖŞSÜZ23, SÖZSÜZ22, BÜGDÜZ21, DÜZKÖY21, DÖRDÜZ21, GÜÇSÜZ21, FÜZYON20, YÜZGEÇ20, YÖNSÜZ20, YÜZÜCÜ20, DÜZGÜN19, DÜŞSÜZ19, GÜNDÜZ19, GÜRBÜZ19, HÜZZAM19, SÜZGEÇ19, SÜZÜCÜ19, ÜZGÜLÜ19, ÜZÜMCÜ19, YÜZSÜZ19, DÜMDÜZ18, KÜPSÜZ18, KÖKSÜZ18, PÜRMÜZ18, SÜZGÜN18, ÜÇÜZ18, CÜZZAM18, BÜZGEN17, GOLSÜZ17, GÜZİDE17, GÜZLÜK17, ÜZÜMSÜ17, VÜZERA17, DÜZİÇİ16, SÜSSÜZ16, TÜYSÜZ16, ÜTÜSÜZ16, ÜZÜMLÜ16, YÜNSÜZ16, YÜZYIL16, CÜZDAN16, DÜZLÜK15, GÜZLEK15, İLKGÜZ15, LÜZUCİ15, MÜZECİ15, RÜZGAR15, SÜTSÜZ15, ÜSTSÜZ15, ÜZENGİ15, ÜZÜNTÜ15, YÜZDEN15, YÜZLÜK15, BÜZMEK14, DÜZLEM14, DÜZİKO14, DÜZEME14, DÜZMEK14, ÜZÜLME14, YÜZMEK14, ARAYÜZ13, DÜZİNE13, MÜZMİN13, SÜZMEK13, YÜZLER13, SÜZENİ12, ÜZENTİ11

ÜZENTİ

[isim]

  • Manevi hazdan yoksunluk

    Şu iftara çağrılış bile üzenti gibi geldi, kendimden sıkıldım. - Falih Rıfkı Atay

S

[kimya]

  • Kükürt elementinin simgesi

ARAYÜZ

[isim]

[bilişim]

  • Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa

DÜZİNE (Kelime Kökeni: İtalyanca dozzina)

[isim]

  • Aynı cinsten on iki parçanın oluşturduğu takım

[mecaz]

  • Çok

    Bundan sonra en kibar adamların bile düzineyle çocuklarını taşımalarına onların gürültüsü, cıvıltısı arasında yaşamalarına şaşmadım. - Halide Edip Adıvar

Birleşik Kelimeler: bir düzine

MÜZMİN (Kelime Kökeni: Arapça muzmin)

[sıfat]

[tıp]

  • Süreğen

    Müzmin suskunlukların ardından müthiş açık sözlülükler gelebilir. - Refik Erduran

Birleşik Kelimeler: müzmin bekâr

SÜZMEK

[-i]

  • Bir sıvıyı, içindeki katı maddelerden ayırmak için bez veya delikli bir kaptan geçirmek

    Sütü süzmek.

  • Bazı sıvıların yoğunlaşmasına yol açan, katı ve tortulu maddeleri bu sıvılardan ayırmak

    Sirkenin tortusunu süzmek.

  • Gözle inceleyerek dikkatle bakmak

    Yarı kapalı, yumuk yumuk gözlerini büsbütün küçülterek nehrin iki kıyısını süzdü. - Samim Kocagöz

  • Göz baygın ve anlamlı bakmak

    Bir ara yandaki masada oturan adamın beni süzdüğünü sezinledim. - Erhan Bener

YÜZLER

[isim]

[matematik]

  • Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru üçüncü rakamının bulunduğu yer

BÜZMEK

[-i]

  • Buruşturarak, sıkıştırarak veya kıvrım yaparak bir şeyin alanını ve hacmini küçültmek
  • Kısmak

DÜZLEM

[sıfat]

  • Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı

[isim]

[matematik]

  • Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi

[isim]

[mecaz]

  • Ortam

    Böyle bir anlaşma var, hem ulusal hem uluslararası düzlemde sessiz bir anlaşma. - Tahsin Yücel

Birleşik Kelimeler: düzlem geometri, düzlem küre, düşey düzlem, eğik düzlem, ekliptik düzlem, açıortay düzlemi, meridyen düzlemi, polarma düzlemi, yanay düzlemi, çok düzlemli, iki düzlemli, üç düzlemli

DÜZİKO (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Düz rakı

    Kadeh kadeh düzikoyu yuvarlayarak... - Hüseyin Rahmi Gürpınar

DÜZEME

[isim]

  • Düzemek işi

DÜZMEK

[-i]

  • Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek

    Oğlum Sıtkı için son zamanlarda epeyce temiz ev eşyası düzdü diyorlar. - Memduh Şevket Esendal

  • Düzene sokmak, düzene koymak, sıralamak, elverişli, uygun bir duruma getirmek

[-e]

  • Şiir, destan, şarkı vb. yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek

    Yeşil caminin avlusundaki sette oturmuş, Nilüfer ovasına şiir düzerken... - Sait Faik Abasıyanık

[nesnesiz]

  • Uydurmak

    Bir sürü yalan düzmüş.

[kaba konuşmada]

  • Erkek, cinsel ilişkide bulunmak

ÜZÜLME

[isim]

  • Üzülmek durumu

YÜZMEK

[nesnesiz]

  • Kol, bacak, yüzgeç vb. organların özel hareketleriyle su yüzeyinde veya su içinde ilerlemek, durmak

    Fakat bir gün onu denizde, şu mavi yeşil çizgilenen denizde yüzerken gördüm. - Emine Işınsu

  • Yüzme sporu yapmak
  • Bir sıvının yüzeyinde batmadan durmak

    Tahta suda yüzer.

  • Herhangi bir durumun en aşırı derecesinde olmak

    Hiçbir kaygının gölgelemediği bir saadet içinde yüzmektedir. - Haldun Taner

[mecaz]

  • Dalgalanmak

[mecaz]

  • Herhangi bir şeyle üzeri kaplanmak, bir şeye bulanmak

    Kitaplar toz içinde yüzüyor. Ev pislik içinde yüzüyor.

Birleşik Kelimeler: yüzergezer, yüzer havuz, yüzer top

[-i]

  • Derisini çıkarmak, derisini soymak

[halk ağzında]

  • Çok para istemek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek

DÜZLÜK

[isim]

  • Düz olma durumu
  • Geniş, düz yer

    Derenin önündeki düzlükten birdenbire bir ses duydum, durdum. - Halide Edip Adıvar

[coğrafya]

  • Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer