İçinde Üt Bulunan 5 Harfli Kelimeler

İçerisinde ÜT olan 5 harfli 35 kelime bulunuyor. İçinde ÜT olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Üt ile başlayan 5 harfli kelimeler. üt ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

SÖĞÜT21, GÖBÜT19, GÖMÜT18, ÖRGÜT17, ÖLÇÜT16, BÖLÜT15, DÖNÜT15, DÖLÜT15, DÜŞÜT14, FÜTUR14, LÜTUF14, ÜTÜCÜ14, GÜLÜT13, KÜTÖR13, PÜTÜR13, SÜTÇÜ13, BÜTÇE12, GÜTME12, BÜTÜN11, SÜT11, ÜTÜLÜ11, SÜT10, TÜT10, BÜTEN9, BÜTAN9, KÜT9, KÜTÜK9, RÜTBE9, SÜTUN9, TÜTÜN9, SÜTRE8, TÜTME8, ÜTMEK8, KÜTLE7, KÜTİN7

KÜTLE (Kelime Kökeni: Arapça kutle)

[isim]

  • Katı maddelerin büyük parçası
  • Kitle

[fizik]

  • Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği

Birleşik Kelimeler: organik kütle

KÜTİN (Kelime Kökeni: Fransızca cutine)

[isim]

[bitki bilimi]

  • Bitkilerin kütiküllerini oluşturan, geçirgen olmayan, bal mumu yapısında madde

SÜTRE (Kelime Kökeni: Arapça sutre)

[isim]

  • Perde, örtü
  • Evde veya açık alanda namaz kılarken öne konulan nesne

[askerlik]

  • Düşman gözünden ve ateşinden korunmaya yarar doğal veya yapma siper

TÜTME

[isim]

  • Tütmek işi

    Birini bulup da evlenirsem birkaç yıl içinde, yeniden bir ocak tütmeye başlar diye düşünüyordum. - Memduh Şevket Esendal

ÜTMEK

[-i]

[halk ağzında]

  • Bir şeyi, tüylerini yakmak için alevden geçirmek
  • Taze buğday veya mısırı ateşe tutup pişirmek

[-i]

[halk ağzında]

  • Oyunda yenerek bir şey kazanmak, utmak

BÜTEN (Kelime Kökeni: Fransızca butène)

[isim]

[kimya]

  • Olefin grubundan C4H8 formülünde iki hidrokarbonun adı

BÜTAN (Kelime Kökeni: Fransızca butane)

[isim]

[kimya]

  • Metal bidonlar içinde az bir basınç altında sıvılaşan, yakıt olarak yararlanılan HC formülündeki hidrokarbür gazı

KÜTLÜ

[isim]

  • Çekirdekli, çiğitli pamuk

    Kütlüler ak öbeklerle ovaya yayılmıştı. - Yaşar Kemal

KÜTÜK

[isim]

  • Kalın ağaç gövdesi
  • Kesilmiş ağaç gövdesi

    Kenara iri zeytin kütükleri istif edilmişti. - Refik Halit Karay

  • Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü

    Çamlıkları yarıyoruz, ağaçların kütüklerinden atlıyoruz, ne bir köy ne bir ses var. - Memduh Şevket Esendal

  • Asma fidanı

    Kütüklerin üstündeki koruklara otlar tırmanan bahçeyi bir daha geçiyoruz. - Falih Rıfkı Atay

  • Resmî kayıt defteri
  • Nüfus kütüğü

[bilişim]

  • Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü

[madencilik]

  • Kütük demir

[mecaz]

  • Görgüsüz, kaba kimse

    Biraz sonra bizim kütük, kanepenin üstüne oturmuş, ayaklarıyla yerdeki yaprakları eziyordu. - Halide Edip Adıvar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kütüğe geçirmek
  • kütük gibi

Birleşik Kelimeler: kütük demir, cehennem kütüğü, inebolukütüğü, nüfus kütüğü, seçmen kütüğü, soy kütüğü, tapu kütüğü, yarma kütüğü

RÜTBE (Kelime Kökeni: Arapça rutbe)

[isim]

  • Mertebe, derece, paye

    Müfit vatandaş yetiştirmenin kutsi zevki de her rütbenin, her zevkin fevkinde değil midir? - Etem İzzet Benice

  • Subay, astsubay ve polislerin sahip olduğu derece, mevki

    Ben de nişancı taburunun subaylarını rütbeleriyle, isimleriyle bilirdim. - Necati Cumalı

Birleşik Kelimeler: rütbe indirimi, rütbe sıralaması, tenzilirütbe

SÜTUN (Kelime Kökeni: Farsça sutūn)

[isim]

[mimarlık]

  • Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genellikle bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon

    Terasın mermer sütunlarından birine dayanmış, sessiz sedasız bana baktığını görüyorum. - Reşat Nuri Güntekin

  • Gazete, dergi, kitap vb. yazılı şeylerde, sayfanın yukarıdan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dar bölümlerden her biri, kolon

    Böyle misaller sayıp dökmek gerekse satırlar değil, sütunlar dolar. - Ruşen Eşref Ünaydın

  • Alt alta sıralanmış şeyler dizisi

    Rakam sütunu.

[mecaz]

  • Oldukça yükseğe çıkan ve silindire benzeyen şey

    Alev sütunu. Su sütunu.

[matematik]

  • Bir tablo veya grafikte düşey durumdaki yüzey

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sütun gibi
  • sütununu açmak

TÜTÜN

[isim]

[bitki bilimi]

  • Patlıcangillerden, birleşiminde nikotin bulunan, otsu bir bitki (Nicotiana tabacum)

[bitki bilimi]

  • Bu bitkinin kurutulup kıyılarak sigara biçiminde veya pipoyla içilen yaprağı

    Elinin tersiyle yeleğine düşen tütün küllerini silkti. - Memduh Şevket Esendal

[halk ağzında]

  • Duman

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tütün içmek
  • tütün sarmak
  • tütününü tüttürmek
  • tütünü tepesinden çıkmak

Birleşik Kelimeler: tütün balığı, tütün rengi, yaprak tütün, yavaş tütün, ağız tütünü, nargile tütünü

SÜTLÜ

[sıfat]

  • İçinde süt bulunan, sütle yapılan
  • Süt veren, sağmal

    Sütlü inek.

  • Taneleri sertleşmemiş, yumuşak taneli (mısır, buğday vb.)

[isim]

  • Sütlaç

Birleşik Kelimeler: sütlü kahve, sütlü kengel, sütlü ot

TÜTSÜ

[isim]

  • Dinî törenlerde veya çevrenin güzel kokmasını sağlamak amacıyla yakılan kokulu madde, buhur

    Yeşil elma kokulu bir tütsüyü yakıp salonun tam ortasına yerleştirdi. - Elif Şafak

[argo]

  • İçki

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tütsü yapmak

Birleşik Kelimeler: tütsü gözü

BÜTÜN

[sıfat]

  • Eksiksiz, tam

    Size bütün bir kış için kuru ot temin edecek. - Nazım Hikmet

  • Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi

    Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Bozuk olmayan (para)

    Bütün para.

  • Parçalanmamış

[isim]

  • Birlik, tamlık

    Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder. - Orhan Veli Kanık

Birleşik Kelimeler: bütün bütün, bütün bütüne, bütün çıplaklığıyla, başı bütün, dini bütün, kuruluşlar bütünü