İçinde Üs Bulunan 10 Harfli Kelimeler
İçerisinde ÜS olan 10 harfli 45 kelime bulunuyor. İçinde ÜS olan 10 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Üs ile başlayan 10 harfli kelimeler. üs ile biten 10 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
HOŞGÖRÜSÜZ36,
MÜSTAKİLEN (Kelime Kökeni: Arapça mustaḳillen)
- Bağımsız olarak
ÜSTELENMEK
- Üsteleme işine konu olmak
MÜSTEMLEKE (Kelime Kökeni: Arapça mustemleke)
-
Sömürge
Liberalizm, müstemlekelerde tatbik edilmiş bir sistemdir. - Atatürk
MÜSELLESAT (Kelime Kökeni: Arapça mus̱elles̱āt)
- Trigonometri
MÜSTENİDEN (Kelime Kökeni: Arapça musteniden)
- Dayanarak
ÜSTENCİLİK
- Yüklenicilik, müteahhitlik
DAR
-
İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı
Bütün gece eski kentin dar sokaklarında dolaştım. - Adalet Ağaoğlu
-
Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro
Sahilleri kucaklayan tatlı meltemler, bu mahallenin dar sokaklarından geçmiyordu. - Suat Derviş
-
Az, elverişsiz, sınırlı
Dar ve alıştığımız çerçeve içinden çıkmak bizi şaşırtacağı için onu istemeyiz. - Asaf Halet Çelebi
-
Sıkıntılı
Dar bir gün gelmiş, birinden üç beş kuruş almışım, bundan ne çıkar? - Memduh Şevket Esendal
-
Yetersiz
Bazıları mefkûrenin enginliğini ve azametini tamamıyla kavrayamayacak derecede dardırlar. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
-
Güçlükle, ucu ucuna, ancak
En sonra, pek çok sıkılan çocukların zoru ile akşam altı postasına dar yetiştiler. - Memduh Şevket Esendal
Ata Sözleri ve Deyimler
- dara boğmak
- dara düşmek
- dara gelmek
- dara getirmek
- darda bulunmak
- darda kalmak
- dar gelmek
- dar kaçmak
Birleşik Kelimeler: dar açı, dar aralık, darboğaz, dar boğaz, dar darına, dar gelirli, dar görüşlü, dar hat, dar kafalı, dar paça, dar ünlü, dar vakit, dar zaman, dara dar, darı darına, gönlü dar, havsalası dar, içi dar, ufku dar, yüreği dar
- İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk
Birleşik Kelimeler: darağacı
- Yurt
- Ev
Birleşik Kelimeler: darıdünya, darülaceze, darülbedayi, darüleytam, darülfünun, darüşşifa
İKİNDİÜSTÜ
- İkindiye doğru, ikindiüzeri
MÜSTACELEN (Kelime Kökeni: Arapça mustaʿcelen)
- Çabucak
NORMALÜSTÜ
- Olağan dışı
TABİATÜSTÜ
- Doğaüstü
ÜSTÜNSEMEK
-
Üstün, iyi, yeğlenir olduğuna inanmak
Belki de loşluğu üstünseyen Zeyno mumu yakmış, yorganın üstünde hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştı. - Halide Edip Adıvar
KALBURÜSTÜ
-
Seçkin, sivrilmiş, önde gelen
Beylerbeyi, eski Boğaziçi'nin en kalburüstü bürokratlarını barındıran güngörmüşlüğünün simgesi, bir köşesidir. - Haldun Taner
-
Değerli, güzel
Bugün dahi kalburüstü üç dört oyunu hâlâ, başta Viyana ve Peşte olmak üzere, oynanır durur. - Haldun Taner
- Başarılı
Ata Sözleri ve Deyimler
- kalburüstü kalmak
- kalburüstüne gelmek
ORDİNARYÜS (Kelime Kökeni: Almanca Ordinarius)
- Türk üniversitelerinde 1960 öncesinde, en az beş yıl profesörlük yapmış, bilimsel çalışmalarıyla kendini tanıtmış öğretim üyeleri arasından seçilerek bir kürsünün yönetimiyle görevlendirilen kimselere verilen unvan
HÜSNÜTALİL (Kelime Kökeni: Arapça ḥusn + taʿlīl)
- Herhangi bir olayı, asıl sebebinden daha başka bir sebebin genellikle de daha güzel bir sebebin sonucu olarak gösterme sanatı