İçinde Ürü Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde ÜRÜ olan 7 harfli 48 kelime bulunuyor. İçinde ÜRÜ olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ürü ile başlayan 7 harfli kelimeler. ürü ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

BÖĞÜRÜŞ29, GÖTÜRÜŞ24, KÖPÜRÜŞ24, GÖTÜRÜM22, ÖLDÜRÜŞ22, SÖMÜRÜŞ22, ÇÜRÜYÜŞ21, DÜŞÜRÜŞ21, ÖKSÜRÜŞ21, SÜPÜRÜŞ21, BÜRÜYÜŞ20, ÖLDÜRÜM20, PÜRÜZLÜ20, YÜRÜYÜŞ20, ÇÜRÜTÜŞ19, DÜŞÜRÜM19, GÜLDÜRÜ19, BÜRÜNÜŞ18, DÜRÜLÜŞ18, KÖTÜRÜM18, ÖKSÜRÜK18, TÖSKÜRÜ18, GÜRÜLTÜ17, SÜRÜNÜŞ17, SÜRÜLÜŞ17, SÜRÜCÜL17, ÜRÜNSÜZ17, ÇÜRÜKLÜ16, YÜRÜTÜM16, YÜRÜTEÇ16, ÇÜRÜMEK15, ÇÜRÜTME15, DÜTTÜRÜ15, SÜRÜMLÜ15, ÜRÜŞMEK15, BÜRÜMEK14, BÜRÜNME14, DÜRÜLME14, YÜRÜTME14, YÜRÜNME14, YÜRÜMEK14, SÜRÜTME13, SÜRÜNME13, SÜRÜMEK13, SÜRÜLME13, TÜKÜRÜK13, YÜRÜTEN13, KÜRÜMEK12

KÜRÜMEK

[-i]

  • Küremek

SÜRÜTME

[isim]

  • Sürütmek işi
  • Deniz dibini taramaya yarar, demir bir çerçeveye geçirilmiş ağ
  • Deniz içinde çekilerek balık avlamaya yarar bir olta türü

SÜRÜNME

[isim]

  • Sürünmek işi

[hayvan bilimi]

  • Çoğunlukla uzun gövdeli bir hayvanın, bacaklarının yardımı olmaksızın katı bir yüzeyde ilerlemesi

SÜRÜMEK

[-i]

  • Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek
  • Hafif bir şeyi sürüklemek

    Ey gökten yere nazlı bir sultan gibi eteklerini basamaklarda sürüyerek aheste aheste inen yolcu! Kaçıncı basamaktasın? - Arif Nihat Asya

  • Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek
  • Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek

    Diyar diyar beni aldı / Sürüdü gönlüm sürüdü - Âşık Veysel

SÜRÜLME

[isim]

  • Sürülmek işi

    Kınanın akşamdan yoğrulup ellere ve ayaklara taşırmadan, çizgileri aşmadan sürülmesi lazımdır. - Refik Halit Karay

  • Piyasaya çıkarılma

    Yeni paraların piyasaya sürülmesi için hazırlıklar yapılıyor.

TÜKÜRÜK

[isim]

  • Tükürük bezlerinin ağza akan salgısı

    Böyle tükürük saçtığına bakılırsa ya politikadan konuşuyor ya birini batırıyordu. - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tükürüğünü yutmak

Birleşik Kelimeler: tükürük bezleri, tükürük hokkası, tükürük otu

YÜRÜTEN

[isim]

  • Yürüteç

    Ona dört ayaklı yürütenlerden aldık, sevindi. - Tarık Dursun K.

BÜRÜMEK

[-i]

  • Sarmak, kaplamak, örtmek, basmak, istila etmek

    Tarlayı otlar bürümüştü. - Nabizade Nâzım

[mecaz]

  • Çok, güçlü etkilemek

    Bir kötümserlik bürümüş sizin içinizi. - Nurullah Ataç

BÜRÜNME

[isim]

  • Bürünmek işi

DÜRÜLME

[isim]

  • Dürülmek işi

YÜRÜTME

[isim]

  • Yürütmek işi

    Bizi itiştire kakıştıra ve etrafımızda kavga dansları yaparak yürütmeye başladılar. - Nazım Hikmet

  • Uygulama işi, icra

    Sefir de birbirine karşı çalışan iki efendiye birden hizmet etmek gibi iki yüzlü politika yürütmeyi mizacına uygun buldu. - Necip Fazıl Kısakürek

  • Merkezî yönetim ve yerinden yönetim kuruluşlarının hepsi

Birleşik Kelimeler: yürütme gücü, yürütme kurulu, yürütmeyi durdurma

YÜRÜNME

[isim]

  • Yürünmek işi

YÜRÜMEK

[nesnesiz]

  • Adım atarak ilerlemek, gitmek

    Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu. - Haldun Taner

[-e]

  • Karada veya suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek

    Buz dağları güneye yürümüş.

  • Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek

    Çocuk erken yürüdü.

  • Yayan gezmek, yayan gitmek

    Gölgesinde yürüdüğü duvarın arkasından bir horoz sesi fark etti. - Ömer Seyfettin

  • Yol almak

    Biraz yürüyelim, geç kaldık.

[-e]

  • Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak

    Dallara su yürümek.

[-e]

  • Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek

    Asker kaleye yürüdü.

  • Faiz, hesap edilmek, işlemek

    Bu paranın faizi yüzde beşten mi yürüyor?

  • Geçmek, ilerlemek, değişmek

    Doktor o hayatın dışında kalmış. Bu ne demek? Bu, o demek ki hayat yürümüş gitmiş, birlikte yürüyememiş. - Memduh Şevket Esendal

  • Bir işte ileri gitmek

[mecaz]

  • Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek

    Bu evliliğin yürümeyeceği daha başından anlaşılmıştı ama belki yürütürüz, demiştim. - Zeyyat Selimoğlu

[argo]

  • Ölmek

    O da yürümüş.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yürü!
  • yürü ense tıraşını göreyim (veya görelim)

Birleşik Kelimeler: yürüyen merdiven

ÇÜRÜMEK

[nesnesiz]

  • Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak

    Sen toprakta çürürsün canım kardeşim / Ben ayakta - Bedri Rahmi Eyuboğlu

  • Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek

    Onun gelişine kadar da kağşamış, çürümüş, küflenmiş yapı ayakta kalamazdı. - Tarık Buğra

  • Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak

[mecaz]

  • Yıpranmak, çökmek

    Hepsinin başında iş olmazsa ahlakça çürür insan. - Kerim Korcan

[mecaz]

  • Bir düşünce temelsiz ve kanıtsız kalmak

ÇÜRÜTME

[isim]

  • Çürütmek işi