İçinde Ürü Bulunan 10 Harfli Kelimeler

İçerisinde ÜRÜ olan 10 harfli 42 kelime bulunuyor. İçinde ÜRÜ olan 10 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ürü ile başlayan 10 harfli kelimeler. ürü ile biten 10 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ÖVÜNDÜRÜ35, DÖVDÜRÜLME31, GÖTÜRÜMSÜZ31, ÇÖZDÜRÜLME29, GÖMÜLDÜRÜK29, DÖNÜŞTÜRÜM28, GÖÇÜRÜLMEK28, KÖSKÖTÜRÜM28, MÜRÜVVETLİ27, GÜRÜLTÜSÜZ26, BÖLDÜRÜLME25, DÖNDÜRÜLME25, GÖTÜRÜLMEK25, SÜRDÜRÜMCÜ25, BÜZDÜRÜLME24, ÇÖKTÜRÜLME24, SÖNDÜRÜLME24, YÜZDÜRÜLME24, KÖTÜRÜMLÜK23, ÖLDÜRÜLMEK23, PÜSÜRÜKLÜK23, SÖMÜRÜLMEK23, DÜŞÜRÜLMEK22, PÜRÜZLEMEK22, PÜRÜZLENME22, SÜPÜRÜLMEK22, TÜRÜMCÜLÜK22, ÜRÜNSÜZLÜK22, GÜRÜLDEMEK21, SÜRÜŞTÜRME21, ÇÜRÜTÜLMEK20, SÜNDÜRÜLME20, SÜRÜNDÜRME20, SÜRÜKLEYİŞ20, BÜKTÜRÜLME19, YÜRÜRÇALAR19, YÜRÜTÜLMEK19, DÜRÜMLEMEK18, SÜRÜKLENİŞ18, SÜRÜKLETME16, SÜRÜKLENME16, SÜRÜKLEMEK16

SÜRÜKLETME

[isim]

  • Sürükletmek işi

SÜRÜKLENME

[isim]

  • Sürüklenmek işi

SÜRÜKLEMEK

[-i]

  • Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek

    Prenses koluma girdi, sürüklercesine büfeye götürdü. - Aka Gündüz

  • Akarsu alıp götürmek

    Sakarya nehri kırılmış söğüt dallarını, saman çöplerini sürüklüyordu. - Attila İlhan

[mecaz]

  • İstekli olmayan birini bir yere götürmek, getirmek

    Seni bırakmam vallahi diyor ve bazen gittiği yerlere bile onu sürükleyip götürmek istiyordu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[-e]

[-i]

[mecaz]

  • Bir kimseyi, bir işi yapmaya zorlamak

[-e]

[-i]

[mecaz]

  • Kötü bir duruma, sona doğru götürmek

    Hepimizi bu dipsiz denizin enginlerinde mahvolmaya sürükledin, dediler. - Ahmet Kabaklı

[-e]

[-i]

[mecaz]

  • İlgi uyandırarak bırakamayacak duruma getirmek, çok ilgilendirmek

    Benim çağdaşlarımdan kim bilir kaç bin genci bahtiyar rüyalara sürüklemiştir. - Yusuf Ziya Ortaç

DÜRÜMLEMEK

[-i]

  • Dürüm biçiminde sarmak, kıvırmak

    Deri gibi sert, yayvan tandır ekmeğine alışmıştı; yer sofrasında bunu hem kaşık hem çatal yerine dürümleyerek kullanmayı beceriyordu. - Refik Halit Karay

SÜRÜKLENİŞ

[isim]

  • Sürüklenme işi

BÜKTÜRÜLME

[isim]

  • Büktürülmek işi

YÜRÜRÇALAR

[isim]

  • Pille çalışan kulaklık aracılığıyla müzik dinlemeye yarayan, insanın üzerinde taşıyabileceği teyp

YÜRÜTÜLMEK

[-e]

[nesnesiz]

  • Yürütme işi yapılmak veya yürütme işine konu olmak

ÇÜRÜTÜLMEK

[nesnesiz]

  • Çürütme işine konu olmak

[mecaz]

  • Doğru olarak ileri sürülen düşüncenin, davanın, iddianın yanlışlığı, gerçeklere dayanmadığı ortaya çıkarılmak

    Bu temelsiz sözler sonradan çürütülmüştür. - Salâh Birsel

SÜNDÜRÜLME

[isim]

  • Sündürülmek işi

SÜRÜNDÜRME

[isim]

  • Süründürmek işi

SÜRÜKLEYİŞ

[isim]

  • Sürükleme işi

GÜRÜLDEMEK

[nesnesiz]

  • Çok hızlı ve gürültülü ses çıkarmak

    Dere gürüldeyerek akıyor.

SÜRÜŞTÜRME

[isim]

  • Sürüştürmek işi

DÜŞÜRÜLMEK

[nesnesiz]

  • Düşürme işine konu olmak veya düşürme işi yapılmak