İçinde Üla Bulunan Kelimeler
İçinde ÜLA olan 49 kelime bulunuyor. İçerisinde ÜLA geçen kelimeler ve kelime anlamları.
12 Harfli Kelimeler
MANİPÜLASYON23,
11 Harfli Kelimeler
MANİPÜLATÖR24, SPEKÜLASYON22, REBİYÜLAHİR21, SİRKÜLASYON18
10 Harfli Kelimeler
POPÜLASYON25, SPEKÜLATÖR23, SPEKÜLATİF23, AKÜMÜLATÖR21, POPÜLARİTE21, DARÜLACEZE20, MODÜLASYON20, KÜMÜLASYON19, MÜŞKÜLATLI19, SİMÜLASYON18, TEBEDDÜLAT18, SEKÜLARİZM17, ALİYYÜLALA16, MÜLAYİMLİK16, SEKÜLARİST14
9 Harfli Kelimeler
REGÜLATÖR21, KÜMÜLATİF20, ONDÜLATÖR20, KÜLAHIMSI19, MÜLAHAZAT19, HÜLASATEN16, TÜRBÜLANS16, MÜLAYEMET15, AKSÜLAMEL13
8 Harfli Kelimeler
MÜLAHHAM20, KÜLAHSIZ19, GÜLABDAN18, MÜLAHAZA18, MÜŞKÜLAT16,
7 Harfli Kelimeler
GÜLAĞAÇ23, KÜLAHÇI17, KÜLAHSI15, MÜLAZIM15, KÜLAHLI14, MÜLAYİM13, MÜLAKAT10
6 Harfli Kelimeler
HÜLASA13, MÜLAKİ9, SÜLALE9
5 Harfli Kelimeler
KÜLAH11, ZÜLAL10
MÜLAKİ (Kelime Kökeni: Arapça mulāḳī)
- Buluşan, kavuşan, görüşen
Ata Sözleri ve Deyimler
- mülaki olmak
SÜLALE (Kelime Kökeni: Arapça sulāle)
-
Soy, hısım akraba
Üç göbek öncesi sülalemizin mezarları Üsküdar'da yani İstanbulluyum. - Burhan Felek
- Ev, aile
MÜLAKAT (Kelime Kökeni: Arapça mulāḳāt)
-
Buluşma, görüşme
Mülakattan sonra da kendilerinin avdetine müsaade etmemek lüzumu bence tabii idi. - Atatürk
- Röportaj
- Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme
Ata Sözleri ve Deyimler
- mülakat vermek
- mülakat yapmak
ZÜLAL (Kelime Kökeni: Arapça zulāl)
- Saf, tatlı su
KÜLAH (Kelime Kökeni: Farsça kulāh)
- İçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap
-
Bu kabın alabileceği miktarda olan
Dışarıda, bahçede, meydanda bekleyen mektep çocuklarına birer külah şeker dağıtıldı. - Yahya Kemal Beyatlı
-
Erkeklerin giydiği genellikle keçeden, ucu sivri veya yüksek başlık
Bunun sırtında öbürleri gibi bir uzun cübbe, başında bir uzun külah vardı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- Oyun, hile
Ata Sözleri ve Deyimler
- külah giydirmek
- külahıma anlat!
- külahını havaya atmak
- külahını ters giydirmek
- külah kapmak
- külahları değiştirmek (veya değişmek)
- külah peşinde olmak
- külah takmak
Birleşik Kelimeler: baca külahı
AKSÜLAMEL (Kelime Kökeni: Arapça ʿaks + ʿamel)
-
Tepki, reaksiyon
Hassasiyeti etrafta hiçbir aksülamel uyandırmazdı. - Yahya Kemal Beyatlı
ESKÜLABİ (Kelime Kökeni: Farsça ez + Arapça kullābī)
-
Üstü kapalı
Babama yazdığın mektupta eskülabi bir cümle ile geçiştirmişsin. Demek iş yok. - Sabahattin Eyuboğlu
MÜLAYİM (Kelime Kökeni: Arapça mulāyim)
- Uygun, hoş görülebilir
-
Yumuşak huylu
Mülayim bir adam.
- Ilıman (hava)
HÜLASA (Kelime Kökeni: Arapça ḫulāṣa)
-
Özet, fezleke
Bir kadınlık tarihi hülasası yapacak değiliz. - Falih Rıfkı Atay
-
Öz(I)
Karaciğer hülasası.
-
(hü'la:sa) Kısaca
O vakit küt küt kalbim atmaya başlıyor, hülasa acayip bir vaziyet. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
-
Herhangi bir maddenin, alkol, eter vb. bir eritici ile ayrılmış veya başka bir yol ile elde edilmiş etkili özü
Kınakına hülasası.
Ata Sözleri ve Deyimler
- hülasa etmek
SEKÜLARİST (Kelime Kökeni: Fransızca seculariste)
- Dünyacı
KÜLAHLI
- Külahı olan
- Koni biçiminde tavanı olan
MÜLAYEMET (Kelime Kökeni: Arapça mulāyemet)
- Yumuşaklık
-
Bağırsakta yumuşaklık
Kayısı vücuda mülayemet verir.
KÜLAHSI
- Külahı andıran, külaha benzeyen, külah gibi, külahımsı
MÜLAZIM (Kelime Kökeni: Arapça mulāzim)
- Bir işe girmek için bir süre parasız olarak o işe devam eden
- Teğmen
ALİYYÜLÂLÂ (Kelime Kökeni: Arapça ʿaliyyü'l-aʿlā)
- En güzel, en iyi, mükemmel