İçinde Ül Bulunan 7 Harfli Kelimeler
İçerisinde ÜL olan 7 harfli 136 kelime bulunuyor. İçinde ÜL olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Ül ile başlayan 7 harfli kelimeler. ül ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
DÖVÜLÜŞ28,
İNSÜLİN (Kelime Kökeni: Fransızca insuline)
- Pankreas tarafından salgılanan, kan şekeri düzeyini ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, protein yapılı bir hormon
Birleşik Kelimeler: insülin iğnesi
KÜLLEME
- Küllemek işi
- Bir mantarın yaptığı bağ hastalığı
MÜLAKAT (Kelime Kökeni: Arapça mulāḳāt)
-
Buluşma, görüşme
Mülakattan sonra da kendilerinin avdetine müsaade etmemek lüzumu bence tabii idi. - Atatürk
- Röportaj
- Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme
Ata Sözleri ve Deyimler
- mülakat vermek
- mülakat yapmak
SELÜLİT (Kelime Kökeni: Fransızca cellulite)
- Bağ dokusu iltihabı
SEKÜLER (Kelime Kökeni: Fransızca séculaire)
- Yüzyıllık, yüzyılda bir olan
- Laik yaşama ait, dinden bağımsız olan
TENASÜL (Kelime Kökeni: Arapça tenāsul)
- Üreme
TEKÂSÜL (Kelime Kökeni: Arapça tekāsul)
- Üşengeçlik
TEKÂMÜL (Kelime Kökeni: Arapça tekāmul)
- Olgunluk, olgunlaşma
-
Gelişim, gelişme
Bu derece intibak kabiliyeti, tekâmül kuvveti olan dinamik bir millet olmasak mahvolurduk. - Orhan Seyfi Orhon
- Evrim
Ata Sözleri ve Deyimler
- tekâmül etmek
ÜLKESEL
- Ülkeye ilişkin
KÜTİKÜL (Kelime Kökeni: Fransızca cuticule)
- Yaprakların her iki yüzünde bulunan ve suyu sızdırmadığı için bitkinin kurumasına engel olan ince zar
- Kabukluların ve böceklerin örteneğinin koruyucu, kitinli katmanı
KÜLLİYE (Kelime Kökeni: Arapça kulliyye)
-
Bir caminin çevresinde cami ile birlikte kurulmuş medrese, imaret, sebil, kitaplık, hastane vb. yapıların bütünü
Fatih külliyesi.
- Belli bir idari, ekonomik, kültürel ve sosyal amaca yönelik çeşitli kuruluşların toplu bir biçimde bulunduğu yer.
KÂKÜLLÜ
- Kâkülü olan
MOLEKÜL (Kelime Kökeni: Fransızca molécule)
- Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde
- Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı
- Bir bütünün en küçük parçası
TÜLBENT (Kelime Kökeni: Farsça ter + bend)
-
İnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez
Orta hâlli hanımlar renkli yeldirmeler giyerler ve beyaz tülbent başörtüleri örtünürlerdi. - Abdülhak Şinasi Hisar
-
Bu bezden yapılmış başörtüsü
Mürüvvet Bacı, limon küfü tülbendini düşmesin diye bir ucundan ısırmış, elinde süzgeçle çıkageldi. - Attila İlhan
TEEMMÜL (Kelime Kökeni: Arapça teʾemmul)
- Bir işi ayrıntılarıyla düşünme, düşünüp taşınma