İçinde Ükl Bulunan 10 Harfli Kelimeler

İçerisinde ÜKL olan 10 harfli 23 kelime bulunuyor. İçinde ÜKL olan 10 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HÖDÜKLEŞME28, BÜZÜŞÜKLÜK26, KÖPÜKLENİŞ25, GÜDÜKLEŞME24, KÖPÜKLENME23, PÜSÜRÜKLÜK23, KÜÇÜKLEŞME21, CÜCÜKLENME21, GÜMRÜKLEME20, SÜRÜKLEYİŞ20, BÜYÜKLENME19, DÜDÜKLEMEK19, KÖRÜKLEMEK19, KÖRÜKLENME19, KÜTÜKLEŞME18, SÜRÜKLENİŞ18, DÜRTÜKLEME17, SÜRÜKLETME16, SÜRÜKLENME16, SÜRÜKLEMEK16, İNDÜKLEMEK15, YÜKLENİLME15, YÜKLETİLME15

İNDÜKLEMEK

[-i]

[fizik]

  • Kapalı bir devreyi, şiddeti her an değişen bir manyetik alanın içine koyarak onun üzerinde bir elektrik akımı oluşturmak

YÜKLENİLME

[isim]

  • Yüklenilmek işi

YÜKLETİLME

[isim]

  • Yükletilmek işi

SÜRÜKLETME

[isim]

  • Sürükletmek işi

SÜRÜKLENME

[isim]

  • Sürüklenmek işi

SÜRÜKLEMEK

[-i]

  • Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek

    Prenses koluma girdi, sürüklercesine büfeye götürdü. - Aka Gündüz

  • Akarsu alıp götürmek

    Sakarya nehri kırılmış söğüt dallarını, saman çöplerini sürüklüyordu. - Attila İlhan

[mecaz]

  • İstekli olmayan birini bir yere götürmek, getirmek

    Seni bırakmam vallahi diyor ve bazen gittiği yerlere bile onu sürükleyip götürmek istiyordu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[-e]

[-i]

[mecaz]

  • Bir kimseyi, bir işi yapmaya zorlamak

[-e]

[-i]

[mecaz]

  • Kötü bir duruma, sona doğru götürmek

    Hepimizi bu dipsiz denizin enginlerinde mahvolmaya sürükledin, dediler. - Ahmet Kabaklı

[-e]

[-i]

[mecaz]

  • İlgi uyandırarak bırakamayacak duruma getirmek, çok ilgilendirmek

    Benim çağdaşlarımdan kim bilir kaç bin genci bahtiyar rüyalara sürüklemiştir. - Yusuf Ziya Ortaç

DÜRTÜKLEME

[isim]

  • Dürtüklemek, işi

KÜTÜKLEŞME

[isim]

  • Kütükleşmek işi

SÜRÜKLENİŞ

[isim]

  • Sürüklenme işi

BÜYÜKLENME

[isim]

  • Büyüklenmek işi, kibir, kurum(III), heyheylenme

    Başta delikanlılar, çoğunun oturuşunda bir büyüklenme var. - Tarık Buğra

DÜDÜKLEMEK

[-i]

[argo]

  • Aldatmak, kandırmak
  • Değersiz bir şeyi çok değerliymiş gibi birine satmak
  • Cinsel ilişkide bulunmak

KÖRÜKLEMEK

[-i]

  • Körükle hava vermek

    Ateşi körükleyin.

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Kızıştırmak, şiddetlendirmek

    Bana çatmaya yer arıyor, siz de gidip körüklüyorsunuz. - Memduh Şevket Esendal

[mecaz]

  • Çıkar sağlamak için kendini acındırmak, ajite etmek

[mecaz]

  • Harekete geçirmek, ajite etmek

KÖRÜKLENME

[isim]

  • Körüklenmek işi

GÜMRÜKLEME

[isim]

  • Gümrüklemek işi

SÜRÜKLEYİŞ

[isim]

  • Sürükleme işi