İçinde Ör Bulunan 5 Harfli Kelimeler

İçerisinde ÖR olan 5 harfli 45 kelime bulunuyor. İçinde ÖR olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ör ile başlayan 5 harfli kelimeler. ör ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

GÖREV21, GÖR21, MAJÖR21, ŞOFÖR21, GÖRÜŞ20, VİZÖR20, GÖRÜM18, ÖRÜCÜ18, FLÖRE17, FLÖRT17, ÖRGÜT17, ÖRGÜN17, TÖR17, VALÖR17, ÇÖR16, ÇÖR16, GÖRME16, ÖRTÜŞ16, PASÖR16, KÖRPE15, ÖRÜLÜ15, ÖRGEN15, PLÖRA15, YÖRÜK15, ÇÖREK14, DONÖR14, ÖRCİN14, TÜMÖR14, BÖREK13, KÜTÖR13, KÖRÜK13, MASÖR13, ÖRTÜK13, ÖRDEK13, MİNÖR12, NÖRON12, ÖRMEK12, ÖRTME12, AKTÖR11, LİKÖR11, ÖRNEK11, ÖREKE11, TÖREN11, TÖREL11, TERÖR11

AKTÖR (Kelime Kökeni: Fransızca acteur)

[isim]

[sinema]

[tiyatro]

  • Erkek oyuncu

    En pişkin aktörler bile bizim kadar rollerini başaramazlar. - Etem İzzet Benice

[mecaz]

  • Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse

Birleşik Kelimeler: başaktör

LİKÖR (Kelime Kökeni: Fransızca liqueur)

[isim]

  • Meyve veya bazı bitkiler ile alkol, esans karışımından yapılan şekerli içki

    Bu likör vakitsiz amma şişeleri açmış bulunduk. - Peyami Safa

Birleşik Kelimeler: likör bardağı

ÖRNEK

[isim]

  • Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model

    Mehmet Akif'in yetişmesi, gençlere bir örnek olarak anlatılmaya layıktır. - İbrahim Alâeddin Gövsa

  • İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune

    Vali, burada yapılmış olan peynirlerden bir örnek görmek istedi. - Memduh Şevket Esendal

  • Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil

    Bu yapının bir örneği daha yoktur.

  • Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılan davranış, misal
  • Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma

    Onların özü sözü birdir. Hayatları bizim için örnektir. - Nazım Hikmet

[sıfat]

  • En iyi biçimde olan

    İşte örnek bir kadın! Her şeyi biliyor ama horozlanmıyor!.. - Nazım Hikmet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • örneğini almak
  • örneğini çıkarmak
  • örnek almak
  • örnek olmak
  • örnek oluşturmak
  • örnek vermek

Birleşik Kelimeler: bir örnek, ilk örnek, kök örnek, tek örnek, şal örneği

ÖREKE (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek

TÖREN

[isim]

  • Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim

    Töreni daha uzaktan izleyen annelerle babalar da sevinçle el çırpıyorlardı. - Çetin Altan

  • Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi sebeplerle yapılan toplantı, merasim, seremoni

Birleşik Kelimeler: tören birliği, tören düzeni, açılış töreni, anma töreni, bayrak töreni, cenaze töreni, geçit töreni, imza töreni, kabul töreni, karşılama töreni, madalya töreni, taç giyme töreni, yemin töreni

TÖREL

[sıfat]

  • Töreye uygun olan

    Eski Boğaziçi'nde törel bir yaşama belirmiş, sürmüş, artık sona ermiş. - Selim İleri

  • Töre ile ilgili

TERÖR (Kelime Kökeni: Fransızca terreur)

[isim]

  • Yıldırı

    Terör olaylarının tedirgin, sancılı seyircileriyiz. - Adalet Ağaoğlu

Birleşik Kelimeler: trafik terörü

MİNÖR (Kelime Kökeni: Fransızca mineur)

[sıfat]

  • Daha küçük

[müzik]

  • Bir makam, bir akort, bir gam, bir aralık özelliği olan

[isim]

[felsefe]

[mantık]

  • Küçük önerme

NÖRON (Kelime Kökeni: Fransızca neurone)

[isim]

[tıp]

  • Sinir sisteminin uyarıyı iletmekle görevli anatomik ve işlevsel birimi

ÖRMEK

[-i]

  • İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak

    Balık ağı örerken, ağları tamir ederken okur o! - Sait Faik Abasıyanık

  • Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak

    Paltonun sırtını güve yemişti de ben örmüştüm. - Burhan Felek

  • Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak

    Kız saçlarını örmüş.

  • Duvar yapmak veya onarmak

    Bu duvarı iki günde ördüler.

  • Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak

    Bu yeni zevke göre şiir ve nesir örenler yok. - Yahya Kemal Beyatlı

[mecaz]

  • Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak

    Yaşadıkça kendi kabuğunu yetiştiren sümüklü böcek gibi talihimizi biz kendimiz öreriz. - Abdülhak Şinasi Hisar

ÖRTME

[isim]

  • Örtmek işi

[halk ağzında]

  • Başörtüsü

    Kızlığında, başlarına soluk örtmelerini alır, yünlerini sırtlar, ırmak boyuna yün boyamaya giderdi. - Nezihe Meriç

[halk ağzında]

  • Üstü kapalı, önü açık yer

    Damın örtmesinin altında hasta koyunlara bakıyordu bir adamla beraber. - Yaşar Kemal

BÖREK

[isim]

  • Açılmış hamurun veya yufkanın arasına, peynir, kıyma, ıspanak vb. konularak çeşitli biçimlerde pişirilen hamur işi

    Şerafettin'in hanımı böreği fırına yeni sürmüş, daha bir yarım saati varmış pişmeye. - Ayşe Kulin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • börek açmak

Birleşik Kelimeler: baklava börek, ballı börek, çiğ börek, ıspanaklı börek, kıymalı börek, peynirli börek, altüst böreği, bohça böreği, çoban böreği, fincan böreği, gül böreği, kol böreği, muska böreği, orospu böreği, patlıcan böreği, puf böreği, sac böreği, sigara böreği, su böreği, sultan böreği, talaş böreği, tandır böreği, Tatar böreği, tava böreği

KÜTÖR (Kelime Kökeni: Türkçe küt + Fransızca -eur)

[isim]

[spor]

  • Smaçör

KÖRÜK

[isim]

  • Ateşi canlandırmak için kullanılan ve açılıp kapandıkça içindeki havayı üfleyen araç

    Bir taraftan ha bire körüğün ipini çekiyordu. - Reşat Enis

  • Bazı araçların açılıp kapanabilir üst üste katlanmış bölümü

    Biz faytonun körüğü altında fotoğraf çekmeye uğraşıyorduk. - Nazlı Eray

[müzik]

  • Bazı müzik araçlarında hava vermeye yarayan, el veya ayakla işletilen meşin veya kâğıt bölüm

    Akordiyon körüğü.

MASÖR (Kelime Kökeni: Fransızca masseur)

[isim]

  • Erkek masajcı