İçinde Ör Bulunan 5 Harfli Kelimeler
İçerisinde ÖR olan 5 harfli 45 kelime bulunuyor. İçinde ÖR olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Ör ile başlayan 5 harfli kelimeler. ör ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
GÖREV21,
AKTÖR (Kelime Kökeni: Fransızca acteur)
-
Erkek oyuncu
En pişkin aktörler bile bizim kadar rollerini başaramazlar. - Etem İzzet Benice
- Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse
Birleşik Kelimeler: başaktör
LİKÖR (Kelime Kökeni: Fransızca liqueur)
-
Meyve veya bazı bitkiler ile alkol, esans karışımından yapılan şekerli içki
Bu likör vakitsiz amma şişeleri açmış bulunduk. - Peyami Safa
Birleşik Kelimeler: likör bardağı
ÖRNEK
-
Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model
Mehmet Akif'in yetişmesi, gençlere bir örnek olarak anlatılmaya layıktır. - İbrahim Alâeddin Gövsa
-
İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune
Vali, burada yapılmış olan peynirlerden bir örnek görmek istedi. - Memduh Şevket Esendal
-
Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil
Bu yapının bir örneği daha yoktur.
- Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılan davranış, misal
-
Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma
Onların özü sözü birdir. Hayatları bizim için örnektir. - Nazım Hikmet
-
En iyi biçimde olan
İşte örnek bir kadın! Her şeyi biliyor ama horozlanmıyor!.. - Nazım Hikmet
Ata Sözleri ve Deyimler
- örneğini almak
- örneğini çıkarmak
- örnek almak
- örnek olmak
- örnek oluşturmak
- örnek vermek
Birleşik Kelimeler: bir örnek, ilk örnek, kök örnek, tek örnek, şal örneği
ÖREKE (Kelime Kökeni: Rumca)
- Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek
TÖREN
-
Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim
Töreni daha uzaktan izleyen annelerle babalar da sevinçle el çırpıyorlardı. - Çetin Altan
- Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi sebeplerle yapılan toplantı, merasim, seremoni
Birleşik Kelimeler: tören birliği, tören düzeni, açılış töreni, anma töreni, bayrak töreni, cenaze töreni, geçit töreni, imza töreni, kabul töreni, karşılama töreni, madalya töreni, taç giyme töreni, yemin töreni
TÖREL
-
Töreye uygun olan
Eski Boğaziçi'nde törel bir yaşama belirmiş, sürmüş, artık sona ermiş. - Selim İleri
- Töre ile ilgili
TERÖR (Kelime Kökeni: Fransızca terreur)
-
Yıldırı
Terör olaylarının tedirgin, sancılı seyircileriyiz. - Adalet Ağaoğlu
Birleşik Kelimeler: trafik terörü
MİNÖR (Kelime Kökeni: Fransızca mineur)
- Daha küçük
- Bir makam, bir akort, bir gam, bir aralık özelliği olan
- Küçük önerme
NÖRON (Kelime Kökeni: Fransızca neurone)
- Sinir sisteminin uyarıyı iletmekle görevli anatomik ve işlevsel birimi
ÖRMEK
-
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak
Balık ağı örerken, ağları tamir ederken okur o! - Sait Faik Abasıyanık
-
Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak
Paltonun sırtını güve yemişti de ben örmüştüm. - Burhan Felek
-
Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak
Kız saçlarını örmüş.
-
Duvar yapmak veya onarmak
Bu duvarı iki günde ördüler.
-
Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak
Bu yeni zevke göre şiir ve nesir örenler yok. - Yahya Kemal Beyatlı
-
Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak
Yaşadıkça kendi kabuğunu yetiştiren sümüklü böcek gibi talihimizi biz kendimiz öreriz. - Abdülhak Şinasi Hisar
ÖRTME
- Örtmek işi
-
Başörtüsü
Kızlığında, başlarına soluk örtmelerini alır, yünlerini sırtlar, ırmak boyuna yün boyamaya giderdi. - Nezihe Meriç
-
Üstü kapalı, önü açık yer
Damın örtmesinin altında hasta koyunlara bakıyordu bir adamla beraber. - Yaşar Kemal
BÖREK
-
Açılmış hamurun veya yufkanın arasına, peynir, kıyma, ıspanak vb. konularak çeşitli biçimlerde pişirilen hamur işi
Şerafettin'in hanımı böreği fırına yeni sürmüş, daha bir yarım saati varmış pişmeye. - Ayşe Kulin
Ata Sözleri ve Deyimler
- börek açmak
Birleşik Kelimeler: baklava börek, ballı börek, çiğ börek, ıspanaklı börek, kıymalı börek, peynirli börek, altüst böreği, bohça böreği, çoban böreği, fincan böreği, gül böreği, kol böreği, muska böreği, orospu böreği, patlıcan böreği, puf böreği, sac böreği, sigara böreği, su böreği, sultan böreği, talaş böreği, tandır böreği, Tatar böreği, tava böreği
KÜTÖR (Kelime Kökeni: Türkçe küt + Fransızca -eur)
- Smaçör
KÖRÜK
-
Ateşi canlandırmak için kullanılan ve açılıp kapandıkça içindeki havayı üfleyen araç
Bir taraftan ha bire körüğün ipini çekiyordu. - Reşat Enis
-
Bazı araçların açılıp kapanabilir üst üste katlanmış bölümü
Biz faytonun körüğü altında fotoğraf çekmeye uğraşıyorduk. - Nazlı Eray
-
Bazı müzik araçlarında hava vermeye yarayan, el veya ayakla işletilen meşin veya kâğıt bölüm
Akordiyon körüğü.
MASÖR (Kelime Kökeni: Fransızca masseur)
- Erkek masajcı