İçinde Ölg Bulunan Kelimeler

İçinde ÖLG olan 26 kelime bulunuyor. İçerisinde ÖLG geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ölg ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

BÖLGESELLEŞMEK31, GÖLGELENDİRMEK31

13 Harfli Kelimeler

BÖLGESELLEŞME30, GÖLGELENDİRME30, MİNAREGÖLGESİ29

11 Harfli Kelimeler

GÖLGELEYİCİ30, GÖLGESİZLİK29, GÖLGELENMEK26, BÖLGESELLİK24

10 Harfli Kelimeler

GÖLGELEYİŞ29, BÖLGECİLİK25, GÖLGELEMEK25, GÖLGELENME25, BÖLGELEMEK23

9 Harfli Kelimeler

GÖLGELEME24, BÖLGELEME22

8 Harfli Kelimeler

GÖLGESİZ26, GÖLGECİL25, GÖLGELİK22, ÖLGÜNLÜK22, BÖLGESEL21

7 Harfli Kelimeler

BÖLGECİ22, GÖLGELİ21

5 Harfli Kelimeler

GÖLGE19, BÖLGE17, ÖLGÜN17

BÖLGE

[isim]

  • Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka

    Maddeden mi nereden geldiği belirsiz olan bu kıymet son tahminime göre bazı bölgelerin toprak mahsulündendir. - Necip Fazıl Kısakürek

  • Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye

    Özellikle kıllı bir bölgeden açtığı deliği de maharetle diktikten sonra cesedi teşrih masasından alıp ona kendi yabanlık elbiselerini giydirdi. - İhsan Oktay Anar

Birleşik Kelimeler: açık bölge, açısal bölge, art bölge, çembersel bölge, dikdörtgensel bölge, iç bölge, insansız bölge, kapalı bölge, karesel bölge, kemiksi bölge, kırsal bölge, pilot bölge, serbest bölge, tampon bölge, tarafsız bölge, tropikal bölge, üçgensel bölge, yasak bölge, yatılı bölge okulu, boğumlanma bölgesi, deprem bölgesi, sanayi bölgesi, seçim bölgesi, yanardağ bölgesi

ÖLGÜN

[sıfat]

  • Diriliği, canlılığı, tazeliği kalmamış

    Ölgün sesi pürtüklü bir duvar, tırtıklı bir kâğıt gibi belli belirsiz yükselip alçaldı. - Elif Şafak

  • Pörsümüş, solmuş (bitki)

[mecaz]

  • Cansız, renksiz, dikkat çekmeyen

    Ölgün lambaların yarı aydınlattığı bir salonda onlarla karşı karşıya oturduk. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[mecaz]

  • Gücü azalmış, zayıflamış

    Canlı olmaya çalışan ölgün adımlarla kapağı odasına attı. - Haldun Taner

GÖLGE

[isim]

  • Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık

    Etrafına gölge salmayan, yemiş vermeyen hangi kütük baltadan kurtulur? - Halide Edip Adıvar

  • Güneş ışınlarından korunacak yer

    Sakın kesme, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin. - Memduh Şevket Esendal

  • Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet

    Ben, ay yüzlü güzellerin peşinde bir gölgeye benzerim. - Ahmet Kabaklı

  • Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk
  • Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan

    Gölge başkan. Gölge kabine.

  • Röfle

[mecaz]

  • Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse

[mecaz]

  • Koruma, kayırma himaye

    Onun gölgesi altında yaşıyor.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • gölgede (veya gölgesinde) kalmak
  • gölgede bırakmak
  • gölge düşmek
  • gölge düşürmek
  • gölge etmek
  • gölge gibi
  • gölgesine sığınmak
  • gölgesine yatmak

Birleşik Kelimeler: gölge balığı, gölge olay, gölge oyunu, gölge tiyatrosu, ışık gölge, yarı gölge, minaregölgesi

BÖLGESEL

[sıfat]

  • Bölge ile ilgili veya bir bölgeye özgü olan

Birleşik Kelimeler: bölgesel aşındırma

GÖLGELİ

[sıfat]

  • Gölge altında olan

[mecaz]

  • Nitelik ve ayrıntıları iyice bilinmeyen

Birleşik Kelimeler: gölgeli resim

BÖLGELEME

[isim]

  • Bölgelemek işi

GÖLGELİK

[isim]

  • Gölge altında bulunan yer
  • Kazıkların ve belli kalınlıktaki dikmelerin üzerine bindirilmiş bir tür demir veya ahşap çardak, sayeban, pergola

    Çocuğa, oracıktaki gölgelikte meme emzirmekte olan kadını gösterdi. - Osman Cemal Kaygılı

ÖLGÜNLÜK

[isim]

  • Ölgün olma durumu

BÖLGECİ

[isim]

  • Belli bir bölgenin çıkarları için çalışan kimse

BÖLGELEMEK

[-i]

  • Bölgelere ayırmak

BÖLGESELLİK

[isim]

  • Bölgesel olma durumu

GÖLGELEME

[isim]

  • Gölgelemek işi

BÖLGECİLİK

[isim]

  • Bölgeci olma durumu

GÖLGELEMEK

[-i]

  • Gölgeli duruma getirmek

[mecaz]

  • Resimde gölge oluşturmak

[mecaz]

  • Bir kimsenin veya bir şeyin değerini azaltmak, sönüklük getirmek

GÖLGELENME

[isim]

  • Gölgelenmek işi