İçinde Öl Bulunan 5 Harfli Kelimeler

İçerisinde ÖL olan 5 harfli 27 kelime bulunuyor. İçinde ÖL olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Öl ile başlayan 5 harfli kelimeler. öl ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

GÖLGE19, ÖLÇÜŞ19, BÖLÜŞ18, BÖLGE17, GÖLÜK17, ÖLÇÜM17, ÖLGÜN17, ÖLMÜŞ17, BÖLÜM16, ÖLÇÜN16, ÖLÇÜT16, BÖLÜK15, BÖLÜT15, DÖLÜT15, GÖLEK15, GÖLET15, ÖLÇME15, ÖLMEZ15, BÖLME14, ÖLÇEK14, ÖLÇER14, SÖLOM14, ŞÖLEN14, BÖLEN13, DÖLEK13, KÖLÜK13, ÖLMEK12

ÖLMEK

[nesnesiz]

  • Yaşamaz olmak, hayatı sona ermek, can vermek

    Şerefli insanlar olarak yaşayacak, şerefli insanlar olarak öleceğiz. - Esat Mahmut Karakurt

  • Bitki, solmak

    Bu çiçekler dayanmaz, çabuk ölür.

[mecaz]

  • Bazı sebeplerle çok sıkıntı veya acı çekmek

[mecaz]

  • Değerini, geçerliğini, gücünü yitirmek, kullanılmamak

    Bu usul öldü artık.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • öl dediği yerde ölmek, kal dediği yerde kalmak
  • ölenle ölünmez
  • ölme eşeğim ölme (yaza yonca bitecek)
  • ölmek var, dönmek yok!
  • ölmüş de ağlayanı yok
  • ölüp ölüp dirilmek
  • ölür müsün, öldürür müsün?

Birleşik Kelimeler: öle dirile

BÖLEN

[isim]

[matematik]

  • Bir bölme işleminde bölünen sayının kaç eşit parçaya ayrıldığını gösteren sayı

Birleşik Kelimeler: ortak bölen, ortak tam bölen, tam bölen

DÖLEK

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Ağırbaşlı, uslu, ağır davranışlı

    Oysaki Fatih'in dölek bir kişi olduğu belli, uzun uzun hazırlamış İstanbul'un alınmasını, düşünmüş, hesaplamış da öyle girişmiş o işe. - Nurullah Ataç

  • Düz, engebesiz (toprak parçası)

    Dölek yer.

KÖLÜK

[isim]

[halk ağzında]

  • İş ve yük hayvanı

BÖLME

[isim]

  • Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim
  • Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer

    Sedirin olduğu bölmeyi basma bir perdeyle odadan ayırdı. - Lâtife Tekin

  • Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde

    Ortadan ayrılan bir bölmeyle de diğer nısfında Bora Reis yatıyordu. - Nazım Hikmet

[halk ağzında]

  • Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk

[denizcilik]

  • Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler

[mantık]

  • Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi

[matematik]

  • Dört işlemden biri, taksim

Birleşik Kelimeler: bölme işareti, bölme perdesi, kalanlı bölme, çam bölmesi

ÖLÇEK

[isim]

  • Birim kabul edilen herhangi bir şeyin alabildiği kadar ölçü

[sıfat]

  • Bu ölçü miktarında olan

    İki ölçek buğday.

  • Tahıl ölçmeye yarar kap, kile

[coğrafya]

  • Bir harita veya resimde görülen uzaklıklarla bunların işaret ettiği, karşılandığı gerçek uzunluklar arasındaki oran

    Yüz binde bir ölçeğinde bir harita.

[fizik]

  • Bir ölçü aletinin üzerinde çizgilerle ayrılmış bölüm, kadran

[eskimiş]

  • Dört okkaya eşit ağırlık ölçüsü

Birleşik Kelimeler: ölçek çizgisi, çizgi ölçek, genel ölçek, kesir ölçek, akıcılık ölçeği, boylam ölçeği, Mohs ölçeği, Rihter ölçeği

ÖLÇER

[isim]

[halk ağzında]

  • Ateşi karıştıracak demir kol

SÖLOM (Kelime Kökeni: Fransızca coelome)

[isim]

[anatomi]

  • Orta derinin iki tabakası arasında bulunan ve oğulcukta genel vücut boşluğunu oluşturan oyuk

ŞÖLEN (Kelime Kökeni: Moğolca)

[isim]

  • Ziyafet

    Sizin şöleniniz, galiba, benimkinden daha masraflı olmuş. - Refik Halit Karay

  • Belli bir amaçla düzenlenen eğlence

[mecaz]

  • Sanat gösterisi

[toplum bilimi]

  • Din töreni niteliğinde yemek toplantısı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • şölen çekmek

Birleşik Kelimeler: bilgi şöleni

BÖLÜK

[isim]

  • Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım

    Bir kandil günü öteki bölükteki büyük hanımın elini öpmeye gitmiştim. - Burhan Felek

  • Saç örgüsü
  • Hizip

[askerlik]

  • Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik

    Şehre giren kuvvetlerimiz iki süvari bölüğünden ibaretmiş. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[matematik]

  • On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı

    Birler bölüğü, binler bölüğü, milyonlar bölüğü.

Birleşik Kelimeler: bölükbaşı, bölük bölük, bölük pörçük, parça bölük, birimler bölüğü, levazım bölüğü, sade birimler bölüğü, söz bölüğü, süvari bölüğü, yüzlük birimler bölüğü, söz bölükleri

BÖLÜT

[isim]

[biyoloji]

  • Zigotun bölünmesinden sonra oğulcukta ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri

[hayvan bilimi]

  • Eklem bacaklıların vücudunu oluşturan yan yana dizili parçaların her biri, halka

DÖLÜT

[isim]

[biyoloji]

  • Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu, cenin, fetüs

GÖLEK

[isim]

[halk ağzında]

  • Gölet

GÖLET

[isim]

[halk ağzında]

  • Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl, gölcük, gölek, büvet, büğet
  • İçinde ham deri ıslatılan taş havuz

ÖLÇME

[isim]

  • Ölçmek işi

Birleşik Kelimeler: girişim ölçme, renk ölçme