İçinde Ök Bulunan Kelimeler
İçinde ÖK olan 208 kelime bulunuyor. İçerisinde ÖK geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Ök ile başlayan kelimeler. Ök ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
15 Harfli Kelimeler
GÖKKUZGUNGİLLER38,
14 Harfli Kelimeler
ÇÖKERTİLEBİLME26, ÇÖKELTİLEBİLME26
13 Harfli Kelimeler
ÇÖKERTİVERMEK29, GÖKTIRMALAYAN27, ÇÖKERTEBİLMEK25, ÇÖKELTEBİLMEK25
12 Harfli Kelimeler
GÖKKUZGUNLAR31, ÖKSÜZDOYURAN30, ÇÖKERTİVERME28, ÇÖKKÜNLEŞMEK27, ÇÖKERTİCİLİK24, ÇÖKERTEBİLME24, ÇÖKELTEBİLME24, KÖKLEŞTİRMEK22, KÖKLENDİRMEK21
11 Harfli Kelimeler
GÖKGÜVERCİN36, ÇÖKKÜNLEŞME26, ÇÖKTÜRÜLMEK25, YUMURTAKÖKÜ24, KÖKLEŞTİRİŞ23, KÖKLENDİRİŞ22, ÇÖKERTİLMEK21, ÇÖKELTİLMEK21, KÖKLEŞTİRME21, TÖKEZLETMEK21, TÖKEZLENMEK21, KÖKTENCİLİK20, KÖKLENDİRME20, KÖKENLENMEK18
10 Harfli Kelimeler
ÇÖKÜVERMEK28,
9 Harfli Kelimeler
GÖKKUŞAĞI31, GÖKKUZGUN28, ÇÖKÜVERME27, ÖKSÜRTÜCÜ25, DÖKÜMHANE24, GÖKTÜRKÇE24, ÖKÜZBURNU24, DÖKÜNTÜLÜ23, KÖKSÜZLÜK23, ÇÖKKÜNLÜK22, KÖKBOYASI22, ÖKSÜRÜKLÜ22, ÇÖKEBİLME21, ÇÖKERTİCİ21, ÇÖKTÜRMEK21, DÖKÜMLEME21, GÖKKANDİL21, LÖKOPLAST21, DÖKTÜRMEK20, KÖKTÜRKÇE20
Tümünü Gör
8 Harfli Kelimeler
ÖKÜZGÖZÜ34, GÖKDOĞAN28, GÖKSOĞAN27, DÖKÜMEVİ25, GÖKÇEBEY25, ÇÖKÜŞMEK23,
Tümünü Gör
7 Harfli Kelimeler
GÖKYÜZÜ26, DÖKÜMCÜ23, ÇÖKÜŞME22, DÖKÜLÜŞ22, GÖKYOLU21, ÖKSÜRÜŞ21, SÖKÜKÇÜ21, SÖKÜLÜŞ21, ÇÖKÜNTÜ20, ÇÖKELGE20, DÖKÜMLÜ20, ÖKÇESİZ20, ÖKÜZLÜK20, DÖKMECİ19, DÖKÜNTÜ19, GÖKTÜRK19, DÖKÜNME18, DÖKÜLME18, ÖKSÜRÜK18, SÖKÜNTÜ18
Tümünü Gör
6 Harfli Kelimeler
GÖMGÖK27, GÖKEVİ22, GÖKÇÜL21, GÖKÇEK19, GÖKŞİN19, GÖKSUN18, KÖKSÜZ18, ÇÖKKÜN17, GÖKMEN17, GÖKSEL17, KÖKÇÜK17, ÇÖKMEK16, DÖKMEK15, KÖKTEŞ15, ÖKÇELİ15, ÖKSEME14, SÖKMEK14, KÖKSEL13, KÖKTEN12, KÖKNAR12
Tümünü Gör
5 Harfli Kelimeler
ÇÖKÜŞ19, GÖKÇE18, ÇÖKÜM17, ÖKSÜZ17, SÖKÜŞ17, ÇÖKÜK16, DÖKÜM16, KÖKÇÜ16, ÇÖKME15, DÖKÜK15, LÖKOZ15, SÖKÜM15, ÇÖKEK14, ÇÖKEL14, DÖKME14, KÖKSÜ14, SÖKÜN14, SÖKÜK14, KÖKLÜ13, SÖKME13
Tümünü Gör
4 Harfli Kelimeler
ÖKÜZ15, ÖKÇE13, BÖKE12, ÖKSE11, SÖKE11
3 Harfli Kelimeler
GÖK13, KÖK9, LÖK9, ÖKE9
KÖK
- Bitkileri toprağa bağlayan, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm
- Kök sap, kök(I)
-
Bazı şeylerde dip bölüm
Diş kökü.
-
Sapıyla çıkarılan bitkilerde tane
Üç kök maydanoz.
-
Dip, temel, esas
Ta gölden başlayan tipi ve fırtına Şebben'in sıcak evini kökünden sarsıyordu. - Halide Edip Adıvar
-
Kaynak, köken
Ölenle, son zamanları gevşeyen, azalan fakat kökleri mazinin sağlamlığı içinde kalan eski bir aşinalığım vardı. - Abdülhak Şinasi Hisar
- Bir kimseyi bir yere bağlayan manevi temel güçlerin bütünü
- Kelimenin her türlü ek çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü: Yaptırmak kelimesinde kök, yap- bölümüdür
- Olağan şartlarda çevresinden yalıtılamayan ancak birçok tepkimeyi nitelik değiştirmeden kalabilen atom kümesi
- Denklemde bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek veya birleşik değer
Ata Sözleri ve Deyimler
- kök almak
- kök salmak
- kök sökmek
- kök söktürmek
- kökü kazınmak
- kökü kurumak
- kökünden halletmek
- kökünden kazımak
- köküne kıran girmek
- kökünü kazımak
Birleşik Kelimeler: kök bacaklılar, kök bilgisi, kökboyası, kök boyası, kök doğrayıcısı, kök hücre, kök işareti, kök kaplama, kök kırmızısı, kök kurdu, kök mantar, köknar, kök örnek, kök sap, acı kök, ana kök, ek kök, ikili kök, karekök, kazık kök, kılcal kök, kızılkök, küpkök, saçak kök, yumru kök, ad kökü, adamkökü, altın kökü, eğir kökü, ense kökü, fiil kökü, helvacı kökü, isim kökü, meyan kökü, yumurtakökü, zıkkımın kökü
- Sazı kurmaya yarayan burgu
- Sap
LÖK
- Yedi yaşından büyük erkek boz deve
Ata Sözleri ve Deyimler
- lök gibi
- Kireç, zeytinyağı, pamuk ve yumurta akının karıştırılması yoluyla, kırık çanak çömlekleri, künkleri birleştirmekte kullanılan macun
ÖKE
- Deha sahibi kimse, dâhi
ÖKSE (Kelime Kökeni: Rumca)
- Ökse otu saplarından veya çobanpüskülü kabuklarından çıkarılan yapışkan macun
-
Bu macunla bulanarak kuş tutmakta kullanılan değnek
Tepelere çıkıp kuşlara ökse kuralım. - Aka Gündüz
- Erkekleri kendine bağlamasını bilen alımlı kadın
Ata Sözleri ve Deyimler
- ökseye basmak
Birleşik Kelimeler: ökse çubuğu, ökse kuşu, ökse otu
SÖKE
- Aydın iline bağlı ilçelerden biri
KÖKTEN
-
Yüzeyde kalmayıp derine inen, asıl konuyu da içine alan.
Kökten bir değişiklik.
Birleşik Kelimeler: kökten çiçekli, kökten dinci, kökten sürme
KÖKNAR (Kelime Kökeni: Rumca)
- Çamgillerden, yüksek bölgelerde yetişen, iğne yaprakları kısa, yassı olan, reçineli ve kozalaklı bir orman ağacı (Abies)
Birleşik Kelimeler: köknar reçinesi, köknar sakızı
BÖKE
- Kahraman, güçlü kimse
- Şampiyon
KÖKSEL
- Kökle ilgili
KÖKLÜ
- Kökü olan
-
Kökleşmiş, iyi yerleşmiş, kalıcı olan, kökten, cezrî, esaslı
Onu, ondan kendine kattıklarıyla köklü bir değişime uğratmayı amaçlıyor. - Adalet Ağaoğlu
- Soylu, soyu sopu belli, iyi tanınan
Birleşik Kelimeler: köklü aile
SÖKME
-
Sökmek işi
Yazıları nihayet sökmeyi başardığında adamakıllı şaşırdı. - İhsan Oktay Anar
ÖKÇE
-
Ayakkabı altının topuğa rastlayan yüksek bölümü, topuk
Ökçesi yenmiş ayakkabıların üstünde çamurlu paçaları lime lime sarkıyordu. - Ömer Seyfettin
- Topuğun arka bölümü
- Saban demirinin geçtiği ağaç parçası
Birleşik Kelimeler: ökçe çene, yumurta ökçe
GÖK
- İçinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza
-
Yeryüzü üzerine mavi bir kubbe gibi kapanan boşluk, gök kubbe, sema
Süngülerini, çelikten birer parmak gibi göğe kaldırmışlar. - Ruşen Eşref Ünaydın
- Gökyüzünün, denizin rengi, mavi veya yeşile çalan mavi
- Bu renkte olan
-
Olgunlaşmamış
Uzun süren bir kışın karları, soğukları altından fışkıran gök ekinler... - Ahmet Kabaklı
Ata Sözleri ve Deyimler
- göğe direk, denize kapak olmaz
- göğe merdiven dayamış
- gök delinmek
- göklere çıkarmak
- göklere çıkmak
- göklere uçmak
- gökte ararken yerde bulmak
- gökten ne yağdı da yer kabul etmedi
- gökten zembille mi indi
Birleşik Kelimeler: gök ada, gök atlası, gök bilimi, gök boylamı, gök cismi, gökdelen, gökdoğan, gök ekseni, gök eşleği, gökevi, gök gözlü, gök gürlemesi, gök gürültüsü, gökgüvercin, gök kandil, gök kır, gök kubbe, gök kumu, gökkuşağı, gök kutbu, gökkuzgun, gök küresi, göksoğan, gök taşı, göktırmalayan, gök tırmalayıcı, gök yakut, Gökyolu, gökyüzü, küresel gök bilimi
ÖKSEME
- Öksemek durumu
SÖKMEK
-
Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak veya gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak
Bu çoban öyle güçlü görünüyor ki şu yandaki ağacı kavrasa dibinden söker götürür. - Yaşar Kemal
-
Kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak
Makineyi sökmek.
- Rüzgâr, sel, akarsu, bir şeyi yerinden çıkarmak, götürmek
-
Geçip gitmeye engel olan zorlukları atlatmak
Araba çamuru sökemedi. Gemi akıntıyı söktü.
-
Karışık bir yazıyı okumak
Çok okunaksız bir yazı. Ben söker gibi oldum. - Haldun Taner
- Örülmüş, dikilmiş şeyin, örgüsünü veya dikişini ayırmak
- Balgam vb.nin çıkması, akması kolaylaşmak
-
Ayırmak, uzaklaştırmak, vazgeçirmek
Saplandığı fikirlerden sökemezdiniz. - Yusuf Ziya Ortaç
-
Okuyabilme becerisini kazanmak
Bunların Fransızcasını sökmek bir mesele, manalarını sökmek ikinci bir meseledir. - Reşat Nuri Güntekin
-
Geçmek, etki yapmak
Ne yaparsın, dedi, burada böyle söküyor! - Falih Rıfkı Atay
-
Gelmeye başlamak veya çıkagelmek
Şermin'le Nermin tam bir saat sonra yani saat beş buçukta söktüler. - Halide Edip Adıvar
Ata Sözleri ve Deyimler
- söküp atmak