İçinde Zı Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde ZI olan 7 harfli 61 kelime bulunuyor. İçinde ZI olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Zı ile başlayan 7 harfli kelimeler. zı ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

PAZISIZ20, ZIRHSIZ20, BOZYAZI19, GAZIŞIL19, HAZIRCI19, VIZILTI19, BAŞYAZI18, LEVAZIM18, SIZISIZ18, YAZIMCI18, HAZIMLI17, KAZIYIŞ17, MIZIKÇI17, YAZIŞMA17, YAZINCI17, YAZILIŞ17, YAZIHAN17, AZIKSIZ16, HAZIRUN16, KIZIŞMA16, KIZIŞIK16, KIZILIŞ16, ZIHLAMA16, ZIMPARA16, ZIPLAMA16, CIZIRTI16, CIZILTI16, AZIŞMAK15, KIZILCA15, KAZIKÇI15, KAZILIŞ15, MÜLAZIM15, YAZILIM15, ZIMBALI15, CAZIRTI15, KIRMIZI14, MIZIMAK14, SIZILTI14, SIZINTI14, SIZIRMA14, YAZILMA14, ZIBARMA14, ANSIZIN13, KIZILMA13, KIZILTI13, KAZIMIK13, MAZILIK13, TELYAZI13, ZIRDELİ13, ZIRILTI13, AZIKLIK12, AZINLIK12, AZITMAK12, KAZIKLI12, KAZILMA12, KAZIMAK12, KAZINMA12, KAZINTI12, KAZITMA12, ZIRLAMA12, ZIRTLAK11

ZIRTLAK

[sıfat]

  • Yavan, tatsız

Birleşik Kelimeler: sulu zırtlak

AZIKLIK

[isim]

[halk ağzında]

  • Azık olarak ayrılan veya hazırlanan yiyecekler
  • Azık koymaya yarayan kap veya torba
  • Hemen yemek üzere, harman zamanından önce biçilip savrulan ekin

AZINLIK

[isim]

  • Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı
  • Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu

[toplum bilimi]

  • Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • azınlıkta kalmak

Birleşik Kelimeler: azınlık hükûmeti

AZITMAK

[-i]

  • Azgın duruma getirmek

[nesnesiz]

  • Bitki çok uzamak

[mecaz]

  • Çığırından çıkmak veya çıkarmak, ölçüyü kaçırmak

    Zamanımızın Fransız romancıları da bir hayli işi azıtmış durumdadırlar. - Bedri Rahmi Eyuboğlu

KAZIKLI

[sıfat]

  • Kazığı olan, kazıkla desteklenmiş olan

Birleşik Kelimeler: kazıklı humma

KAZILMA

[isim]

  • Kazılmak işi

    Varlıkları kaledekiler tarafından anlaşılmış ve kendilerini bulmak için bir karşı lağım kazılmaya başlanmıştı. - İhsan Oktay Anar

KAZIMAK

[-i]

  • Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak

    Tahtanın boyasını kazımak.

  • Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak

    O daktilo yanlışını iğneyle kazıyarak düzeltebilirsin.

  • Sertçe ovmak
  • Tıraş etmek

    Sakalını kazımak.

[nesnesiz]

  • Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek

    Mühür kazımak.

[mecaz]

  • Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak

    Avrupalılar, medeni bir adamı kazıyacak olursanız altında gorili bulursunuz, derler. - Hüseyin Cahit Yalçın

[tıp]

  • Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek

    Çıbanı kazıyarak aldılar.

Birleşik Kelimeler: kazıkazan

KAZINMA

[isim]

  • Kazınmak işi

KAZINTI

[isim]

  • Kazıyarak çıkarılan parça

    Belki para eder diye handiyse kayaları kazıyıp kazıntıları toplayacakmış. - Halikarnas Balıkçısı

  • Kâğıtta kazıma izi

Birleşik Kelimeler: bağırsak kazıntısı, tekne kazıntısı

KAZITMA

[isim]

  • Kazıtmak işi

ZIRLAMA

[isim]

  • Zırlamak işi

ANSIZIN

[zarf]

  • Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten

    Zehra'nın bu ansızın ölümü, bütün felaketlerin üzerine yaman bir tüy dikmişti. - Osman Cemal Kaygılı

KIZILMA

[isim]

  • Kızılmak işi

KIZILTI

[isim]

  • Bir yerden yansıyan hafif kızıl renk, solgun kızıl

    Bilirsin ki ciğer hastalığı çeken insanların yüzü daima bir kızıltı içindedir. - Reşat Nuri Güntekin

[sıfat]

  • Bu renkte olan

KAZIMIK

[isim]

[halk ağzında]

  • Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm