İçinde Zun Bulunan Kelimeler

İçinde ZUN olan 29 kelime bulunuyor. İçerisinde ZUN geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Zun ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

DOKUZUNCULUK25, MAHZUNLAŞMAK25, UZUNLAMASINA20

11 Harfli Kelimeler

MAHZUNLAŞMA24

10 Harfli Kelimeler

UZUNKUYRUK19

9 Harfli Kelimeler

UZUNKÖPRÜ26, DOKUZUNCU21, MAHZUNLUK19, MAHZUNANE18, UZUNÇALAR17, MEZUNİYET16

8 Harfli Kelimeler

MAHZUNCA20, OTUZUNCU18, DOMUZUNA17, BOZUNMAK16, UZUNEŞEK16, UZUNDERE15

7 Harfli Kelimeler

BOZUNUM16, UCUZUNA16, BOZUNMA15, BOZUNTU15, TOZUNTU13, UZUNLUK13

6 Harfli Kelimeler

MEVZUN17, UPUZUN16, MAHZUN15, UZUNCA14

5 Harfli Kelimeler

MEZUN10

4 Harfli Kelimeler

UZUN9

UZUN

[sıfat]

  • İki ucu arasında fazla uzaklık olan, maksi, kısa karşıtı
  • Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren

    Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece - Âşık Veysel

  • Ayrıntılı

    Aletler, uzun denemelerin, ince hesapların, birbirini tamamlayan bilgi ve diğer aletlerin mahsulüdür. - Mehmet Kaplan

[zarf]

  • Ayrıntılı olarak, derinlemesine

    Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar. - Halide Edip Adıvar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • uzun etmek
  • uzun kulaktan haber almak
  • uzun lafın (veya sözün) kısası
  • uzun oturmak

Birleşik Kelimeler: uzun araç, uzun atlama, uzun bacaklılar, uzun boylu, uzunçalar, uzun çizgi, uzun dalga, uzun diş, uzuneşek, uzun etek, uzun far, uzun hava, uzun hayvan, uzun hece, uzun hikâye, uzun kafalı, uzun kulaklı, uzunkuyruk, uzun levrek, uzun ömürlü, uzun öykü, uzun sesli, uzun uzadıya, uzun uzun, uzun ünlü, uzun vadeli, uzun vokal, uzun yol sürücüsü, uzun yol şoförü, dili uzun, eli uzun, kolu uzun

MEZUN (Kelime Kökeni: Arapça meʾẕūn)

[sıfat]

  • Bir okulu bitirerek diploma almış (kimse)

    Bu kitabı ilk okuduğumda, çiçeği burnunda bir fakülte mezunuydum. - Adalet Ağaoğlu

[eskimiş]

  • İzin almış, izinli

    Vedia'dan öğrendim, seyahate çıkacakmışsınız, mezunmuşsunuz. - Peyami Safa

[eskimiş]

  • Bir iş için yetki verilmiş, yetkili

    Bunu yapmaya mezun değilim.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mezun olmak

TOZUNTU

[isim]

  • Tozumakla havaya kalkıp uçan tozlar

UZUNLUK

[isim]

  • Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı

[matematik]

  • İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul
  • Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı

    Üç buçuk metre uzunluğunda bir kalas bul, getir. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği

    Kitabın adı uzun fakat insanda okumak merakı uyandırdığı için bu uzunluk yakışıksız kaçmamış. - Nazım Hikmet

  • Süre yönünden uzun olma durumu

Birleşik Kelimeler: uzunluk ölçüsü, dili uzunluk, eli uzunluk, kolu uzunluk, dalga uzunluğu, vurgu uzunluğu

UZUNCA

[sıfat]

  • Biraz uzun

    Bıçağı sürte sürte ipin uzunca bir parçasını kesti. - Yusuf Atılgan

[zarf]

  • (uzu'nca) Uzun olarak, bol zamanlı

    Ben uzunca kalacağım için aylık olarak tutmuştum odamı. - Erhan Bener

UZUNDERE

[isim]

  • Erzurum iline bağlı ilçelerden biri

BOZUNMA

[isim]

  • Bozunmak işi

BOZUNTU

[isim]

  • Bozulmuş bir şeyin kalan bölümleri, döküntü
  • Kendinde bulunması gereken nitelikleri taşımayan kimse veya şey

    Taklit mal çıkaran fabrikalar, Hollywood bozuntusu şehirler istemeyiz. - Orhan Seyfi Orhon

[mecaz]

  • Şaşkınlığa düşme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bozuntuya uğramak
  • bozuntuya vermemek

Birleşik Kelimeler: bostan bozuntusu

MAHZUN (Kelime Kökeni: Arapça maḥzūn)

[sıfat]

  • Üzgün

    Bir gün gayet mağmum ve mahzun, bir gün de son derece neşeli ve uçarı. - Necip Fazıl Kısakürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mahzun etmek
  • mahzun olmak

Birleşik Kelimeler: melul mahzun

MEZUNİYET (Kelime Kökeni: Arapça meʾẕūniyyet)

[isim]

  • Okulu bitirme

    Mezuniyet sınavı.

[eskimiş]

  • İzinli olma durumu

[eskimiş]

  • Yetki

BOZUNMAK

[nesnesiz]

[kimya]

  • Birleşik bir madde, daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılmak

[fizik]

  • Işın etkin bir çekirdek, ışınım salarak değişikliğe uğramak

UZUNEŞEK

[isim]

  • Eğilmiş ve biri ötekinin arkasına tutunmuş birkaç kişinin üzerinden atlanılarak oynanan bir oyun

BOZUNUM

[isim]

[kimya]

  • Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon

[fizik]

  • Işın etkin bir çekirdeğin ışınım salarak değişikliğe uğraması olayı, dejenerasyon

UCUZUNA

[zarf]

  • Ucuz olarak, ucuzca

    Oysa çocuklar atılan gazeteleri okumak için değil, hemen götürüp kahvede ucuzuna satmak için istiyorlardı. - Haldun Taner

UPUZUN

[sıfat]

  • Çok uzun

    Günden güne koskoca, upuzun, pırıl pırıl geçmişini eskiten, bozan, eciş bücüş eden bir İbiş... - Tarık Buğra

[zarf]

  • Tamamıyla uzanmış bir durumda

    Babam karyolasında arkası üstü, upuzun yatıyordu. - Yusuf Ziya Ortaç