İçinde Zga Bulunan Kelimeler

İçinde ZGA olan 33 kelime bulunuyor. İçerisinde ZGA geçen kelimeler ve kelime anlamları.

12 Harfli Kelimeler

TEZGAHLANMAK24, TEZGAHTARLIK24, RÜZGARLANMAK22

11 Harfli Kelimeler

ZGARÖLÇER29, TEZGAHÇILIK27, TEZGAHLANMA23, TEZGAHLAMAK23, YOZGATLILIK23, RÜZGARLAMAK21, RÜZGARLANMA21

10 Harfli Kelimeler

ZGARGÜLÜ27, TEZGAHLAMA22, IMIZGANMAK21, RÜZGARLAMA20

9 Harfli Kelimeler

ZGARSIZ23, IZGARASIZ22, IMIZGANMA20, TEZGAHTAR20, RÜZGARLIK19, IZGARALIK18

8 Harfli Kelimeler

GİRİZGAH23, TEZGAHÇI23, NAMAZGAH20, YOZGATLI19, RÜZGARLI18, IZGARALI17, MAZGALLI17

7 Harfli Kelimeler

CIZGARA18

6 Harfli Kelimeler

TEZGAH17, YOZGAT16, RÜZGAR15, IZGARA14, MAZGAL14

IZGARA (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılan parmaklık veya kafes biçiminde araç
  • Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir
  • Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril

    Izgaranın sokağa verilen bacasından, kızardıkça yağları eriyen köftelerin kokusu vuruyordu dışarıya. - Necati Cumalı

[sıfat]

  • Bu araç üstünde pişmiş

    Gün batmadan çok evvel işlerini bitirdikleri için bu saatte meze ve ızgaralardan başka bir şey kalmaz. - Reşat Nuri Güntekin

[spor]

  • Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara

    Ötekisinde altından hâlâ ızgaraları sallanan bir futbol ayakkabı eskisi vardı. - Sait Faik Abasıyanık

Birleşik Kelimeler: ızgara demiri, ızgara köfte, ızgara parmaklığı, ızgara yatağı, gemi ızgarası, halat ızgarası

MAZGAL (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Kale duvarlarında iç yanı geniş, dış yanı dar delik
  • Yağmur sularını kanalizasyon şebekesine çekmek için kullanılan üzeri parmaklıklı demirle kapatılmış delik

RÜZGÂR (Kelime Kökeni: Farsça rūzgār)

[isim]

  • Havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, yel, bad

    Bu rüzgâr, bu mucizeli gemi ile insanı nerelere götürmez. - Ahmet Hamdi Tanpınar

[meteoroloji]

  • Rüzgâr çizelgesinde hızı 17-21 deniz mili olan ve kuvveti 5 ile gösterilen esinti

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rüzgâr almak
  • rüzgârdan nem kapmak
  • rüzgâr ekip fırtına biçmek
  • rüzgâr gelecek delikleri tıkamak
  • rüzgâr gibi
  • rüzgâr tutmamak

Birleşik Kelimeler: rüzgâraltı, rüzgâr çizelgesi, rüzgâr erozyonu, rüzgârgülü, rüzgârölçer, rüzgârüstü, rüzgâr yükü, dik rüzgâr, fırtınaya yakın rüzgâr, hafif rüzgâr, hâkim rüzgâr, kuvvetli rüzgâr, mutedil rüzgâr, yanık rüzgâr, saba rüzgârı, yıldız rüzgârı

YOZGAT

[isim]

  • Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri

IZGARALI

[sıfat]

  • Izgarası olan

    Haliç tarafındaki altları ızgaralı, ahşap iki deniz hamamı kuyudan farksız. - Sermet Muhtar Alus

MAZGALLI

[sıfat]

  • Mazgalları olan

TEZGÂH (Kelime Kökeni: Farsça destgāh)

[isim]

  • Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa

    Bir tezgâhtan öbürüne koşuyor, bir kumaş topunu bırakıp başkasına saldırıyordu. - Refik Halit Karay

  • Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa veya büfe

    İçenlerin hepsi susmuş, kadına bakıyor, tezgâhın arkasındaki yürüyüşünü seyrediyorlardı. - Sait Faik Abasıyanık

  • Üzerinde genellikle el veya küçük makinelerle iş görülen yapım aracı

    Çanak çömlek tezgâhı. Halı tezgâhı.

  • Tersane

[argo]

  • Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tezgâh açmak
  • tezgâhı kurmak

Birleşik Kelimeler: tezgâh mengenesi, dokuma tezgâhı, vargel tezgâhı

IZGARALIK

[sıfat]

  • Izgara yapmaya elverişli (et)

RÜZGÂRLI

[sıfat]

  • Rüzgâr alan, rüzgâra açık

    Hava bulutlu ve üzerinde durduğumuz tepe rüzgârlı idi. - Ahmet Haşim

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rüzgârlı havanın kuytusu, yağmurlu havanın uykusu

CIZGARA

[isim]

[eskimiş]

  • Toplu olarak Türk müziği icra edilirken kullanılan bir yaylı saz türü

    Saz takımında cızgara denilen ensiz, dikdörtgen bir kemanla santur da yer alır. - Salâh Birsel

RÜZGÂRLIK

[isim]

  • Kapı üstlerine konulan eğik saçak biçimindeki örtme
  • Rüzgârdan korunmak için giysilerin üstüne giyilen bir üstlük türü

[spor]

  • Yelkesen

YOZGATLI

[isim]

  • Yozgat ilinden olan kimse

RÜZGÂRLAMA

[isim]

  • Rüzgârlamak işi

IMIZGANMA

[isim]

  • Imızganmak işi

TEZGÂHTAR (Kelime Kökeni: Farsça destgāhdār)

[isim]

  • Kahve, gazino, mağaza vb. yerlerde tezgâhta duran, satış yapan kimse

    Bizim hatun bir manifatura mağazasında tezgâhtardı. - Nazım Hikmet

Birleşik Kelimeler: tezgâhtar ağzı