İçinde Zg Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde ZG olan 6 harfli 26 kelime bulunuyor. İçinde ZG olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ZGÖZ26, ÇÖZGÜN24, ÖZGECİ22, ZG20, ZGÜN19, ZG19, ÜZGÜLÜ19, ZGÜN18, BOZGUN17, ZGEN17, GEZGİN17, KAZG17, NEZGEP17, TEZGAH17, CAZGIR17, SIZGIT16, YOZGAT16, BEZGİN15, ZGİN15, KIZGIN15, KUZGUN15, ZGAR15, IZGARA14, MEZGİT14, MAZGAL14, EZGİLİ13

EZGİLİ

[sıfat]

  • Ezgisi olan, melodik

IZGARA (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılan parmaklık veya kafes biçiminde araç
  • Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir
  • Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril

    Izgaranın sokağa verilen bacasından, kızardıkça yağları eriyen köftelerin kokusu vuruyordu dışarıya. - Necati Cumalı

[sıfat]

  • Bu araç üstünde pişmiş

    Gün batmadan çok evvel işlerini bitirdikleri için bu saatte meze ve ızgaralardan başka bir şey kalmaz. - Reşat Nuri Güntekin

[spor]

  • Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara

    Ötekisinde altından hâlâ ızgaraları sallanan bir futbol ayakkabı eskisi vardı. - Sait Faik Abasıyanık

Birleşik Kelimeler: ızgara demiri, ızgara köfte, ızgara parmaklığı, ızgara yatağı, gemi ızgarası, halat ızgarası

MEZGİT

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Mezgitgillerden, Avrupa ve Türkiye denizlerinde yaşayan, uzun vücutlu, büyük ağızlı, eti lezzetli bir balık, tavuk balığı (Gadus merlangus)

MAZGAL (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Kale duvarlarında iç yanı geniş, dış yanı dar delik
  • Yağmur sularını kanalizasyon şebekesine çekmek için kullanılan üzeri parmaklıklı demirle kapatılmış delik

BEZGİN

[sıfat]

  • Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş

    Bir ara bezgin bakışlarımla karşılaşan Şeref, toparlanmak gereği duyuyor. - Ahmet Ümit

  • Solgun, cansız

    Bir aralık başımı yukarı kaldırdım ve tavandan sarkan bezgin ışığa baktım. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[zarf]

  • Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş bir biçimde

    Kafasındaki çalkantılar yüzünden kaşları bezgin çatıldı. - Lâtife Tekin

DİZGİN

[isim]

  • Gemin uçlarına bağlanarak hayvanı yöneltmeye yarayan kayış

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dizgin boşaltmak
  • dizgine gelmek
  • dizginini çekmek
  • dizginini kesmek
  • dizginleri (veya dizginlerini) ele almak
  • dizginleri ele vermek
  • dizginleri gevşetmek
  • dizginleri koparmak
  • dizginleri salıvermek
  • dizgin vurmak

Birleşik Kelimeler: doludizgin

KIZGIN

[sıfat]

  • Çok ısınmış, ısıtılmış veya kızdırılmış

    Kızgın bir demire dökülen damla iz bırakmaz, buhar olur. - Cemil Meriç

  • Eş arayan (hayvan)

    Kızgın bir boğa.

[mecaz]

  • Kızmış olan, öfkeli, mütehevvir

    Bir gün odama kızgın bir ihtiyar girdi, elindeki bir tomar kâğıdı neredeyse fırlattı masama. - Ayşe Kulin

[mecaz]

  • Kızışık, zorlu, sert, şiddetli

    Çok kızgın bir fikir çarpışmasının üzerine gelmişim, kulak kesildim. - İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Birleşik Kelimeler: kızgın bulut

KUZGUN

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Ötücü kuşlar takımının kargagiller familyasından, Kuzey Amerika'nın dağlık, fundalık yerlerinde bulunan, tüyleri siyah renkte olup mavi renkte parlayan bir tür kuş, karakarga (Corvus corax)

    Atasözlerinde, ya devlet başa ya kuzgun leşe, demişiz. - Burhan Felek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kuzguna yavrusu şahin (veya Anka veya güzel) görünür
  • kuzgun gibi

Birleşik Kelimeler: kuzgunkılıcı, gökkuzgun

RÜZGÂR (Kelime Kökeni: Farsça rūzgār)

[isim]

  • Havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, yel, bad

    Bu rüzgâr, bu mucizeli gemi ile insanı nerelere götürmez. - Ahmet Hamdi Tanpınar

[meteoroloji]

  • Rüzgâr çizelgesinde hızı 17-21 deniz mili olan ve kuvveti 5 ile gösterilen esinti

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rüzgâr almak
  • rüzgârdan nem kapmak
  • rüzgâr ekip fırtına biçmek
  • rüzgâr gelecek delikleri tıkamak
  • rüzgâr gibi
  • rüzgâr tutmamak

Birleşik Kelimeler: rüzgâraltı, rüzgâr çizelgesi, rüzgâr erozyonu, rüzgârgülü, rüzgârölçer, rüzgârüstü, rüzgâr yükü, dik rüzgâr, fırtınaya yakın rüzgâr, hafif rüzgâr, hâkim rüzgâr, kuvvetli rüzgâr, mutedil rüzgâr, yanık rüzgâr, saba rüzgârı, yıldız rüzgârı

SIZGIT

[isim]

[halk ağzında]

  • Kavrulmuş et, kavurma

YOZGAT

[isim]

  • Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri

BOZGUN

[isim]

  • Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık

[askerlik]

  • Yenilgi

    Büyük bozgundan sonra Şam istasyonunda bırakmaya mecbur olduğumuz en son vagonun bile içi mecidiye dolu idi. - Falih Rıfkı Atay

[sıfat]

  • Bozulmuş, dağılmış

    Bozgun ordu.

[sıfat]

  • Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bozguna uğramak (veya vermek)

BÜZGEN

[isim]

[anatomi]

  • Kasılarak vücuttaki herhangi bir deliği açan veya kapayan çember biçimindeki kasların genel adı

GEZGİN

[sıfat]

  • Gezmek, tanımak, görmek, dinlenmek amacıyla geziye çıkan (kimse), gezici, gezmen, seyyah

    Yabancı gezginlerin Türkiye üzerine kitaplarında da meddahlar ve hikâyelerinin konuları üzerine bilgi buluruz. - Metin And

KAZGIÇ

[isim]

[halk ağzında]

  • Tandırdan ekmeği çıkarmaya yarayan bir araç
  • Bitki kökü çıkarmaya yarayan ucu sivriltilmiş sopa