İçinde Zap Bulunan Kelimeler

İçinde ZAP olan 16 kelime bulunuyor. İçerisinde ZAP geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Zap ile başlayan kelimeler. Zap ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

GAZAPLANDIRMAK29

13 Harfli Kelimeler

GAZAPLANDIRMA28

11 Harfli Kelimeler

GAZAPLANMAK23

10 Harfli Kelimeler

GAZAPLANMA22

9 Harfli Kelimeler

ZAPTURAPT21

8 Harfli Kelimeler

GAZAPSIZ24

7 Harfli Kelimeler

ZAPPİNG22, AZAPSIZ19, GAZAPLI19, İNCİZAP17, ZAPTİYE16

6 Harfli Kelimeler

KEZZAP16, AZAPLI14

5 Harfli Kelimeler

GAZAP16

4 Harfli Kelimeler

AZAP11, ZAPT11

AZAP (Kelime Kökeni: Arapça ʿaẕāb)

[isim]

  • Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç

    Azabın, biliyorum, ölümden daha derin / Baba, isyan etmesin gökyüzüne kederin - Faruk Nafiz Çamlıbel

  • İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza

Ata Sözleri ve Deyimler

  • azap çekmek
  • azap duymak
  • azap vermek

Birleşik Kelimeler: cehennem azabı, kabir azabı, vicdan azabı

[isim]

  • Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı

    Ertesi sabah bahçede gezinirken Mehmet, emektar azaplarından birini gördü. - Emine Işınsu

[tarih]

  • Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker

    Kocası ve büyük oğlu azap olarak orduya gitmişler, azap olarak ölmüşlerdi. - Nihal Atsız

ZAPT (Kelime Kökeni: Arapça żabṭ)

[isim]

  • Zor kullanarak ele geçirme
  • Tutma, hâkim olma

    İşte o vakit ben, zaptı imkânsız bir vahşi kedi hâline girmişim. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zapt etmek
  • zapt olunmak

Birleşik Kelimeler: zapturapt

AZAPLI

[sıfat]

  • Sıkıntı, acı veren

ZAPTİYE (Kelime Kökeni: Arapça żabṭiyye)

[isim]

[tarih]

  • Osmanlı Devleti'nde toplum güvenliğini sağlamakla görevli askerî polis kuruluşu
  • Bu kuruluştan olan er, zaptiye memuru

    Sağında solunda birer zaptiye, dimdik duruyordu. - Ömer Seyfettin

Birleşik Kelimeler: zaptiye memuru

KEZZAP (Kelime Kökeni: Farsça tīz + āb)

[isim]

[halk ağzında]

  • Nitrik asit

    O gece elimde mektebin kâğıdı, aramadığım ne kibrit suyu kaldı ne kezzap. - Falih Rıfkı Atay

GAZAP (Kelime Kökeni: Arapça ġażab)

[isim]

  • Öfke, kızgınlık, hiddet

    En önde Tevfik, en arkada cüce, birbirinin ayaklarına basarak Emine'nin gazabından sokağa fırladılar, karanlıkta birdenbire kayboldular. - Halide Edip Adıvar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • gazaba gelmek
  • gazaba uğramak
  • gazabını yenmek

İNCİZAP (Kelime Kökeni: Arapça inciẕāb)

[isim]

[eskimiş]

  • Çekme, çekilme
  • Cazibeye tutulma, ilgi duyma

    Kâtibe karşı incizabı, halk türkülerine bile geçti. - Yahya Kemal Beyatlı

AZAPSIZ

[sıfat]

  • Sıkıntı, acı vermeyen

GAZAPLI

[sıfat]

  • Öfkeli, kızgın, hiddetli

ZAPTURAPT (Kelime Kökeni: Arapça żabṭ + rabṭ)

[isim]

[eskimiş]

  • Disiplin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zapturapt altına almak

GAZAPLANMA

[isim]

  • Gazaplanmak işi

ZAPPİNG (Kelime Kökeni: İngilizce zapping)

[isim]

  • 343 geçgeç

GAZAPLANMAK

[nesnesiz]

  • Öfkelenmek, kızmak

    Bu lafa bütün bütün gazaplanır, fırlar, Yörük'ün kızını iyice döver. - Ömer Seyfettin

GAZAPSIZ

[sıfat]

  • Öfkeli, kızgın, hiddetli olmayan

GAZAPLANDIRMA

[isim]

  • Gazaplandırmak işi