İçinde Ym Bulunan 6 Harfli Kelimeler
İçerisinde YM olan 6 harfli 31 kelime bulunuyor. İçinde YM olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
GÖYMEK19,
KAYMAK
- Sütün veya yoğurdun yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman, krema
- Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz
- Yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka
- Bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü
Ata Sözleri ve Deyimler
- kaymağını almak (veya yemek)
- kaymağı seven mandayı yanında taşır
- kaymak bağlamak (veya tutmak)
- kaymak gibi
Birleşik Kelimeler: kaymakaltı, kaymak kâğıdı, kaymak tabakası, kaymak takımı, kaymak taşı, Afyon kaymağı, kireç kaymağı, nişadır kaymağı
-
Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek
Sol tekerlekler küçük bir hendeğin içine kaydı. - Osman Cemal Kaygılı
- Kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek
- Durum değiştirmek
-
Anlamı değişmek
Bazen kelimeler başka anlamlara kayar.
- Kurtulmak
- Yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak
- Görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek
- Cinsel ilişkide bulunmak
Birleşik Kelimeler: kaykaç, kaykay, sinekkaydı
KIYMET (Kelime Kökeni: Arapça ḳiymet)
-
Değer
Bir özleyiş ve bir korkudan sonra bayrağın kıymetini ne kadar daha başka, ne kadar daha yakından duyuyordum. - Ruşen Eşref Ünaydın
Ata Sözleri ve Deyimler
- kıymete binmek
- kıymetini bilmek
- kıymet vermek
Birleşik Kelimeler: kıymetiharbiye, nakdî kıymet, menkul kıymetler
KIYMAK
-
Çok ince ve küçük parçalar biçiminde doğramak
Eti kıymak.
-
Acımadan vermek, esirgememek, feda etmek
Beş altı kuruşa daha kıyarak sağlamca bir ip tedarik etti. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
-
Acımayıp öldürmek
Zavallıya nasıl kıydılar?
-
Acımayarak büyük bir kötülük etmek, zulmetmek
Ne yapayım, ben de ekmek istiyorum, hayatımı kazanıyorum, bana kıymayın. - Halide Edip Adıvar
Birleşik Kelimeler: kurtkıyan
KUYMAK
- Mısır unu, tereyağı, peynir ve su ile yapılan bir yemek
KOYMAK
-
Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek
Öteki elini doktorun omzuna koydu. - Sait Faik Abasıyanık
-
Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak
Bu işe kimi koyacağız?
-
Bırakmak
İçeri kimseyi koymuyorlar.
-
Katmak, eklemek
Mal üstüne mal koymak için içi giden bir kişidir. - Salâh Birsel
- İmza, tarih, adres yazmak
-
Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak
Orduda yaşayan manevi kuvveti de meydana koyuyor. - Ruşen Eşref Ünaydın
-
Etkilemek, dokunmak
Kendisinden yakışıklı ve ünlü olan bir adam için terk edilmiş olmak koyuyor olmalı ona. - İnci Aral
-
Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak
Giderlerini iki ay içinde yerine koydu. - Necati Cumalı
- Bırakmak, terk etmek
Ata Sözleri ve Deyimler
- koy avucuma, koyayım avucuna
- koyduğum yerde otluyor
- koydunsa bul
Birleşik Kelimeler: dedikodu
SİYMEK
- Kedi, köpek işemek
Birleşik Kelimeler: siyim siyim
SAYMAN
- Bir kurum, kuruluş vb.nin hesap işleriyle uğraşan kimse, muhasebeci, muhasip
SAYMAK
-
Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak
Nara sormuşlar: -Tanelerin kaç tane? Yiyenler saysın bana ne- demiş. - Bedri Rahmi Eyuboğlu
-
Sayıları arka arkaya söylemek
Birden ona kadar saymak.
-
Herhangi bir sıraya koymak, herhangi bir sırada yer aldığını kabul etmek
Artık kışı geçti sayabiliriz.
-
Herhangi bir şey, yerine koymak veya herhangi bir şey gözüyle bakmak, addetmek
Her çiçekten bal eyledik / Arıya saydılar bizi - Pir Sultan Abdal
-
Varsaymak, tutmak, farz etmek
Elimi uzatsam benim olacak bir vazoya sırt çevirip başkasına kaptırınca onu benden çalınmış saymak neden? - Haldun Taner
-
Arka arkaya söylemek, sıralamak
Birinin iyiliklerini saymak.
-
Ödemek, peşin vermek
İki bin lira saydı, bana bir küpe aldı. - Memduh Şevket Esendal
-
Geçer tutmak
Bunu saymam, sizi bir gün erkenden beklerim.
-
Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye değer vermek, hürmet etmek
Anam babamı nasıl saydı ise ben de kocamı öyle sayacaktım. - Memduh Şevket Esendal
- Önemsemek
-
Gibi görmek, kabul etmek
Arzularını yapmayı belli büyük bir külfet saydığınız bu küçük kalpler, saadetin kapısından girmeden felaketin ortasına yuvarlanıyorlar. - Aka Gündüz
-
Hesaba katmak, dikkate almak
Bundan önce verdiğimi saymıyor musun?
Ata Sözleri ve Deyimler
- say beni, sayayım seni
- sayıp dökmek
- saymakla bitmemek (veya tükenmemek)
Birleşik Kelimeler: adımsayar, bilgisayar, dizüstü bilgisayar, varsaymak
BAYMAK
- Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak
- Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak
- Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak
KIYMIK
-
Çok küçük ve sivri tahta, demir veya kemik parçası
Elime kıymık battı.
MAYMUN (Kelime Kökeni: Arapça meymūn)
-
Dört ayaklı, iki ayağı üzerinde de yürüyebilen, ormanda toplu olarak yaşayan, kuyruklu hayvan, primat
Bu maymunların tarlalara hiçbir zarar vermedikleri ve şehir hayatına alışık oldukları görülür. - Asaf Halet Çelebi
- Taklitçi
-
Çirkin ve gülünç
Maymun herif.
Ata Sözleri ve Deyimler
- maymuna benzetmek (veya çevirmek veya döndürmek)
- maymuna dönmek
- maymun gibi
- maymun gözünü açtı
Birleşik Kelimeler: maymun balığı, maymun iştahlı, denizmaymunu
OYMALI
-
Oymaları bulunan, oymalarla süslenmiş olan
Anasını yanındaki oymalı, yaldızlı kanepeye oturttu. - Reşat Enis
Birleşik Kelimeler: oymalı yaprak
SOYMAK
-
Bir şeyin üzerinden kabuk, deri, zar vb.ni çıkarmak
Takkesini geçirmiş, entarisini kuşanmış, elma soyuyordu. - Aka Gündüz
-
Birinin giysilerini çıkarmak
Yaralıyı soyuyor ve ilk tedaviye başlıyorum. - Reşat Nuri Güntekin
- Birinin üstünde, yanında veya bir yerde bulunan şeyleri çalarak alıp götürmek
Ata Sözleri ve Deyimler
- soyup soğana çevirmek
TÜYMEK
-
Kaçmak
Bir bahane icadıyla şuradan beş on gün için tüyemez miyiz? - Ercüment Ekrem Talu
YAYMAK
-
Bir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek
Kardeşleri çardağın içine, dışına yatakları yayıyorlardı. - Necati Cumalı
-
Birçok kimseye duyurmak
Kıran Bey, çetesinin şöhretini her tarafa yaydı. - Refik Halit Karay
-
Çevreye dağılmasına sebep olmak
Sıtmayı çevreye yayan sivrisineklerdir.
-
Sınırı genişletmek
Tozu yaymak. Lekeyi yaymak.
- Koyun, inek vb.ni otlatmak
- Dağınık ve düzensiz bir biçimde saçmak, dağıtmak
-
Işık kaynağı, ışığı kendinden dışarıya doğru çeşitli yönlere göndermek
Mumun yaydığı ışık zayıftı.
Birleşik Kelimeler: ısıyayar, sesyayar, sıcaklıkyayar