İçinde Ym Bulunan 5 Harfli Kelimeler

İçerisinde YM olan 5 harfli 21 kelime bulunuyor. İçinde YM olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

YME18, YME12, UYMAZ12, AYMAZ11, BUYMA11, DOYMA11, DUYMA11, CAYMA11, BAYMA10, SOYMA10, YME10, YAYMA10, KIYMA9, KOYMA9, OYMAK9, YME9, SAYMA9, UYMAK9, AYMAK8, KAYMA8, KAYME8

AYMAK

[nesnesiz]

[halk ağzında]

  • Kendine gelmek, aklı başına gelmek, ayılmak

    Bırak gece yarısı hoşbeşi Allah aşkına, aydım artık gidip yatayım. - Sait Faik Abasıyanık

[-i]

[mecaz]

  • Gerçeği anlamak

KAYMA

[isim]

  • Kaymak (II) işi

[sinema]

[televizyon]

  • Herhangi bir nedenle filmin atlaması, görüntünün perdeye veya ekrana tam olarak gelmemesi

Birleşik Kelimeler: anlam kayması, toprak kayması

KAYME (Kelime Kökeni: Arapça ḳāʾime)

[isim]

[halk ağzında]

  • Kâğıt para, kaime

KIYMA

[isim]

  • Kıymak işi
  • Çekilmiş et

[halk ağzında]

  • Küçük kuşbaşı etlerden kavrularak yapılmış kışlık kavurma

Birleşik Kelimeler: türkkıyması

KOYMA

[isim]

  • Koymak işi

Birleşik Kelimeler: koyma akıl

OYMAK

[isim]

  • Aşiret
  • İzcilikte küçük birlik

    Oymak beyi.

Birleşik Kelimeler: oymakbaşı

[isim]

[gök bilimi]

  • Hemen hemen benzer veya aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolu'nun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri

[-i]

  • Keskin, sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak veya delerek çukur oluşturmak

    Bir ağaç kütüğünü keser, oyar, nakışlayıp bezerdi. - Samiha Ayverdi

  • Kumaş vb.ni girintili bir biçimde kesmek

    Gömleğin yakasını ve koltuğunu biraz oydu.

[argo]

  • Bıçaklayarak yaralamak

[argo]

  • Kazıklamak

SİYME

[isim]

  • Siymek işi

SAYMA

[isim]

  • Saymak işi, ad, tadat, addetme

    Don Luis bir iki rakam daha saymaya hazırlanmıştı ki kahvenin camı arkasından görünen sokakta ani bir kaynaşma oldu. - Nazım Hikmet

Birleşik Kelimeler: sayma sayıları, ritmik sayma, varsayma

UYMAK

[-e]

  • Ölçüleri birbirini tutmak

    Ayakkabı ayağına iyi uydu.

  • Renk, biçim vb. yönünden birbirini tutmak, uygun düşmek

    Kravat ceketine uymuş.

  • Zevke, anlayışa uygun düşmek

    Sizin tutumunuz bizim görev anlayışımıza uyuyor.

  • Bir inanca, bir anlayışa, bir duruma veya egemen bir güce uygun davranışta bulunmak, riayet etmek

    Şu acayip sevdaları bırak, muhite uy, zamana uy, hayatını mükemmel kazanırsın. - Peyami Safa

  • Bağlı kalmak, tabi olmak

    Birtakım kayıt ve şartlara uymalıydı.

  • Uygun düşmek, münasip olmak

    Her cihette birbirine uyacak kadın erkek bulmak dünyada kabil değildir. - Hüseyin Cahit Yalçın

Birleşik Kelimeler: uyaroğlu

BAYMA

[isim]

  • Baymak işi

SOYMA

[isim]

  • Soymak işi

    Hariçten ortak hırsızlar bulup evimizi soymaya kalkar. - Ömer Seyfettin

TÜYME

[isim]

  • Tüymek işi

YAYMA

[isim]

  • Yaymak işi
  • Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi

    Hırdavat yayması.

AYMAZ

[sıfat]

  • Çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan, sezmeyen (kimse), gözü bağlı, gafil, bilgisiz

BUYMA

[isim]

  • Buymak işi