İçinde Yar Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde YAR olan 6 harfli 27 kelime bulunuyor. İçinde YAR olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Yar ile başlayan 6 harfli kelimeler. yar ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HAVYAR18, YARGIÇ16, YARPUZ16, GABYAR14, UYAR13, UYARCI13, YARICI13, AYARCI12, YARBAY12, YARDIM12, SEYYAR11, UYARIM11, TAYYAR10, UYARTI10, UYARMA10, YARDAK10, AYARTI9, AYARLI9, MİLYAR9, UYARAN9, YARALI9, YARAMA9, YARASA9, YARATI9, YARLIK9, YARMAK9, YARLİK8

YÂRLİK

[isim]

  • Yâr olma durumu

    Uysal, belli belirsiz mahzun, böylece de analığıyla, yârlik ve eşliği ile noksansız bir kadınlık özlediğini sezdirten bir mizaç... - Tarık Buğra

AYARTI

[isim]

  • Baştan çıkarma

AYARLI

[sıfat]

  • Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.)
  • Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş)

Birleşik Kelimeler: ayarlı pense, zaman ayarlı

MİLYAR (Kelime Kökeni: Fransızca milliard)

[isim]

  • Milyon kere bin, bin milyon, 1.000.000.000
  • Bu sayının adı, bilyon

UYARAN

[sıfat]

  • Uyarma işini yapan (kimse veya şey), münebbih
  • Organizmada uyarım yaratan, uyarıcı

    Kahve, uyaran maddelerden biridir.

[isim]

  • Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç, uyarıcı

YARALI

[sıfat]

  • Yarası olan, yaralanmış (kimse), mecruh

    Yaralılarımızı develer üstünde götürüyoruz. - Falih Rıfkı Atay

[mecaz]

  • Dertli, üzüntülü

    Her şeye layık ama layık olduğu hiçbir şeye kavuşamamış bir yaralı adamdı. - Yusuf Ziya Ortaç

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yaralı kuşa kurşun sıkılmaz
  • yaralı parmağa işememek

Birleşik Kelimeler: gönlü yaralı, yüreği yaralı

YARAMA

[isim]

  • Yaramak işi

YARASA

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Yarasalardan, ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, vücudu yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen memeli hayvan (Vespertilio)

    Çırpındı üç yarasa kanadı karanlıkta / Gün görmeyen gözleri üçünün de hanlıkta - Faruk Nafiz Çamlıbel

YARATI

[isim]

  • Yaratım

YARLIK

[isim]

[tarih]

  • Ferman

YARMAK

[-i]

  • Uzunlamasına bölüp ayırmak

    Odunu yarmak.

  • Buğday, arpa vb. tahıl tanelerini değirmende kırmak
  • Derin yara açmak
  • Yarık açmak

[tıp]

  • Kesip açmak

[mecaz]

  • Ortasından, içinden geçmek

    Vapurun yardığı sular, iki yanından güya neşelerinden köpüre köpüre Üsküdar'a gidişler, daima eğlenceliydi. - Abdülhak Şinasi Hisar

Birleşik Kelimeler: etyaran

TAYYAR (Kelime Kökeni: Arapça ṭayyār)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Uçucu

UYARTI

[isim]

[halk ağzında]

  • Uyarmak için söylenen söz, uyarı, ihtar
  • Uyaran kimse veya şey

UYARMA

[isim]

  • Uyarmak işi, ihtar, tembih

    Birinin çıkıp onu uyarmasına, nasıl göründüğünü söylemesine ihtiyacı vardı. - Elif Şafak

[biyoloji]

  • Bir duyu organını, bütün bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesne veya durumun bir tepkide bulunmaya yöneltmesi

Birleşik Kelimeler: uyarma komutu

YARDAK

[isim]

[eskimiş]

  • Özellikle kötü işlerde yardım