İçinde Yaf Bulunan Kelimeler
İçinde YAF olan 15 kelime bulunuyor. İçerisinde YAF geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Yaf ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
13 Harfli Kelimeler
KIYAFETSİZLİK26
11 Harfli Kelimeler
KIYAFETNAME21, YAFTALANMAK20
10 Harfli Kelimeler
KIYAFETSİZ23, YAFTALAMAK19, YAFTALANMA19
9 Harfli Kelimeler
KIYAFETLİ18, YAFTALAMA18
8 Harfli Kelimeler
DİYAFRAM19
7 Harfli Kelimeler
DİYAFON18, ZİYAFET18, KIYAFET16
5 Harfli Kelimeler
ELYAF13, YAFTA13
4 Harfli Kelimeler
YAFA12
ELYAF (Kelime Kökeni: Arapça elyāf)
- Genellikle iplik durumuna getirilebilir lifli madde
- Bu maddeden yapılmış
Birleşik Kelimeler: cam elyafı
YAFTA (Kelime Kökeni: Farsça yāfte)
-
Üzerine asıldığı veya yapıştırıldığı şeylerle ilgili bir bilgi veren yazılı kâğıt parçası
Bir şeye ad koymak, satışa çıkarılan malın üzerine yafta asmaya benzetilebilir. - Nermi Uygur
- Kişiye isnat edilen haksız suçlama
Ata Sözleri ve Deyimler
- yaftayı yapıştırmak
KIYAFET (Kelime Kökeni: Arapça ḳiyāfet)
-
Giysi
Bu çelişki, kıyafetinin seçimi konusunda onu çıkmaza sokuyordu. - Nermin Bezmen
-
Resmî giysi
Öyle de olsa ha deyince senin boyuna bosuna göre asker kıyafeti bulunur mu? - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Birleşik Kelimeler: kıyafet balosu, kıyafet düşkünü, kıyafetname, kalıp kıyafet, kılık kıyafet, gece kıyafeti
KIYAFETLİ
-
Giysili
Asker kıyafetli.
- Kılıklı
Birleşik Kelimeler: kalıplı kıyafetli, kılıklı kıyafetli
YAFTALAMA
- Yaftalamak işi
DİYAFON (Kelime Kökeni: İngilizce diaphone)
- İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç
ZİYAFET (Kelime Kökeni: Arapça żiyāfet)
-
Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen, toy (II)
Padişahın bu ziyafetlere bazen cesim saltanat kayıkları ile de geldiği olurdu. - Asaf Halet Çelebi
Ata Sözleri ve Deyimler
- ... ziyafeti çekmek
- ziyafet çekmek (veya vermek)
YAFTALAMAK
- Yafta asmak
- Etiketlemek
-
Duyurmak, ilan etmek
Bir ülke hakkında da bu terimler aşağı bir kategoriyi yaftalamakta idiler. - Haldun Taner
YAFTALANMA
- Yaftalanmak işi
DİYAFRAM (Kelime Kökeni: Fransızca diaphragme)
- Göğüs ve karın boşluklarını birbirinden ayıran ince ve geniş kas
- Bir ışık demetinde uçtaki ışıkları tutmak ve optik cihazlarda daha net bir görüntü elde etmek için kullanılan çapı ayarlanabilir ışık geçirmez levha
Birleşik Kelimeler: diyafram nefesi
YAFTALANMAK
- Yafta asılmak veya yapıştırılmak
-
Tanınmak, nitelenmek, şöhret bulmak
Bir garip adam, bir egzotik şair diye yaftalanan Asaf Hâlet Çelebi'yi yakından tanımak fırsatını buldum. - Haldun Taner
KIYAFETNAME (Kelime Kökeni: Arapça ḳiyāfet + Farsça nāme)
- Bir ülkenin veya bir dönemin giysilerini anlatan kitap
- Yüze veya dış görünüşe bakılarak ruhsal durumu anlama bilgisinden söz eden kitap
KIYAFETSİZ
- Giysisiz
- Kılıksız
Birleşik Kelimeler: kalıpsız kıyafetsiz
KIYAFETSİZLİK
- Giysisizlik
- Kılıksızlık